1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Sakarya’da çeşitli siyasi parti, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla kutlandı.
Sakarya'da DİSK, KESK ve TMMOB tarafından organize edilen işçiler Adapazarı Salko Camii önünde toplanarak yağmura rağmen ellerinde pankartlar ve dövizlerle sloganlar atarak Demokrasi Meydanı'na kadar yürüdü.

Yağmur altında yapılan yürüyüşe DİSK, KESK, TMMOB, TTB, Cumhuriyet Halk Partisi, Emek ve Demokrasi Platformu başta olmak üzere çok sayıda sendika, meslek odası ve sivil toplum kuruluşu katıldı.
Yürüyüşün ardından kalabalık meydanda toplanırken, sivil toplum kuruluşu temsilcileri tarafından basın açıklaması yapıldı.

Meydanda yapılan açıklamada kalabalığa KESK Sakarya Şube Platformu Dönem Sözcüsü Yücel Kaçar seslendi.
“BU DÜZENE İTİRAZIMIZ VAR”
Kaçar, konuşmasına “İşçiler, kamu emekçileri, mühendisler, mimarlar, hekimler, emekliler, gençler, kadınlar; bizler bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenleriz. Bu düzene itirazımız var” sözleriyle başladı.
“Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz; ancak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Ücretlerimiz enflasyon karşısında her geçen gün eriyor, alım gücümüz hızla düşüyor. Daha uzun saatler boyunca, daha düşük ücretlerle ve daha güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanıyoruz. Biz yoksullaşırken bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırıyor.”

VERGİ, YOKSULLUK VE TOPLUMSAL SORUNLAR
Vergi sistemine de değinen Kaçar, “Bu düzende vergide adalet yok; işçiler patronlarından fazla vergi veriyor” dedi.
Gençlerin geleceksizlikle karşı karşıya kaldığını belirten Kaçar, “Bu düzen gençlere yurt dışına gitmek dışında bir hayal bırakmıyor” ifadelerini kullandı.
Kadınların yaşamın her alanında eşitsizlik ve şiddetle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kaçar, emeklilerin de insanca yaşam koşullarından uzak bırakıldığını söyledi.
SAKARYA’DA DOĞA VE KENT ELEŞTİRİSİ
Sakarya özelinde değerlendirmelerde bulunan Kaçar, “Doğa talan ediliyor, ekolojik denge bozuluyor. Başta Sapanca Gölü olmak üzere suyumuz, toprağımız ve tarım alanlarımız kaçak su fabrikalarıyla, taş ocaklarıyla ve OSB’lerle ranta açılıyor” dedi.
Serdivan’da geçmişte AVM projeleriyle yeşil alanların yok edildiğini söyleyen Kaçar, “Bugün de trafik sorunu bahanesiyle Şeker Fabrikası’nın, Adapazarı Garı’nın ve Mithatpaşa İstasyonu’nun varlıklarına çökmeye çalışıyorlar. Şehrin kalbine hançer gibi saplanan Ada Hayat garabeti, bu anlayışı açıkça gösteriyor” diye konuştu.
DEMOKRASİ VE HAKLAR VURGUSU
Kaçar, “Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla dağıtılıyor, adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor” dedi.
KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerine de değinen Kaçar, “On binlerce kamu emekçisi yıllardır görevlerine iade edilmiyor” ifadelerini kullandı.
EĞİTİM VE SİYASET ELEŞTİRİLERİ
Kaçar, eğitim politikaları ve kamu kurumlarındaki yapılanmalara ilişkin eleştirilerde bulunarak, laiklik vurgusu yaptı. Ayrıca Kürt sorunu ve siyasal süreçlere değinerek, demokratik çözüm çağrısını yineledi.
Uluslararası gelişmelere de değinen Kaçar, Gazze başta olmak üzere dünya genelindeki çatışmalara dikkat çekti.
“BİZ BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEK GÜÇTEYİZ”
Konuşmasının sonunda birlik ve mücadele çağrısı yapan Kaçar, “Bu karanlık tabloya rağmen bu düzeni değiştirecek irade ve kararlılığa sahibiz. Biz emekçiler adaletli bir düzeni, barışı ve demokrasiyi kuracak güçteyiz” dedi.
“Emeğimizin hakkı için, gelirde ve vergide adalet için, barış için, gerçek bir demokrasi için birleşelim. Yeter ki tek başına kurtuluş olmadığını bilelim, yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim. Birleşelim, değiştirelim” çağrısında bulundu.
Kaçar, konuşmasını “Yaşasın 1 Mayıs, Bijî Yek Gulan” sözleriyle tamamladı.






