Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Erdem ERCAN Başkanlığında Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün ALTUĞ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımıyla Erol Öztürk HACIEYÜPOĞLU Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Meclis Başkanı Erdem ERCAN şunları dile getirdi: “Geçtiğimiz günlerde Adapazarı’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 105. yılını kutladık. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi Meclisimiz adına bir kez daha minnetle anıyorum.
Meclis Toplantımız öncesinde, Odamız 26. Meslek Komitesi ve Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde “Ahşaptan Hayata, Ahşaptan Oyuncak ve Dönüşüm, Tasarım Yarışmasını” gerçekleştirdik. İkincisi düzenlediğimiz bu değerli yarışmadan dolayı Odamız 26. Meslek Komitesi Üyeleri başta olmak üzere, Milli Eğitim Müdürümüzü, kıymetli öğrencilerimizi ve değerli öğretmenlerini Meclisimiz adına tebrik ediyorum.” dedi.
Toplantının devamında yoklama ve gündem maddelerinin oylanmasına geçildi. 1245 nolu Meclis oturumuna ait tutanak görüşülerek oy birliği ile kabul edildi. Mayıs ayı Kat’i Mizan ve ekleri ile Bütçe İzleme Raporu, Hesapları İnceleme Komisyonu Başkanı Tuncay Cebeci’nin sunumunun ardından oylanarak, meclis üyeleri tarafından tasdik edildi.
Meclis Toplantısının devamında ülke ve ekonomi gündemi hakkında değerlendirmede bulunmak ve Yönetim Kurulu’nun aylık faaliyetleriyle ilgili bilgi vermek üzere kürsüye gelen SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün ALTUĞ şunları dile getirdi;
Küresel ve Türkiye Ekonomisi Değerlendirmesi
Küresel ekonominin daralma ile enflasyonla mücadele arasında denge aradığı, ticaret rotalarında gerilimlerin arttığı hassas dönem devam ediyor. Bugün Amerika ve özellikle en büyük pazarımız olan Avrupa ekonomilerindeki kademeli yavaşlama, bizim gibi ihracatçı şehirlerin üretimine doğrudan yansıyor.
Dolayısıyla Avrupa yavaşladığında, Sakarya'nın üretim çarkları da bu baskıyı derinden hissediyor. Üstelik tek sorun pazarın yavaşlaması da değil, siyasi gerilimler de ticaretin haritasını değiştiriyor. Bakın, Hürmüz Boğazı, Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz gibi dünyanın en kritik gemi geçiş noktalarında yaşanan bölgesel çatışmalar yüzünden lojistik hatların güvenlik problemi devam ediyor. Bugün birçok gemi rotasını uzatarak Afrika’yı en güneyinden dolaşmak zorunda kalıyor. Bu navlun fiyatlarının katlanması, konteynır bulmanın zorlaşması ve termin sürelerinin uzaması anlamına geliyor. En ufak bir hammadde tedarikinde bile gecikmeler yaşanıyor. Diğer taraftan sürekli tırmanan gerilimler, küresel ticarette yeni korumacılık duvarları örüyor. Batı pazarları artık "sadece ucuz olanla" değil, "güvenli ve coğrafi olarak yakın olanla" çalışmak istiyor. Uluslararası şirketler tek bir coğrafyaya, özellikle Uzak Doğu’ya bağımlı kalmanın risklerini gördüler ve artık alternatif üretim üsleri arıyorlar. Biz bu değişimi doğru okumak ve değişen ticaret koridorlarında Türkiye’yi ve Sakarya’yı en doğru pozisyona yerleştirmek zorundayız.
Büyüme Rakamları
Küresel ölçekte yaşanan bu eksen değişimleri sürerken, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verileri de ekonomimizin bir geçiş ve dengeleme döneminde olduğunu teyit ediyor.
GSYH yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyürken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre sadece yüzde 0,1 artması, ekonomide kontrollü bir yavaşlamaya işaret ediyor. Küresel belirsizliklere rağmen ticari esnekliğimiz ve üretim motivasyonumuz ekonomimizi diri tutmaya gayret ediyor. Ancak madalyonun diğer yüzündeki sinyalleri de rasyonel bir gözle okumalıyız. Burada en çok dikkat etmemiz gereken yer, maalesef bu yıla da daralmayla başlayan sanayi sektörümüzdür. Yüksek işletme sermayesi ve finansman maliyetleri üretimi baskılarken, sanayinin milli gelir içindeki payı yüzde 17,7’ye kadar geriledi. Bu oranı yeniden yüzde 25 seviyelerine çıkarmadan ihracatta kalıcı bir sıçrama yapamayız. Net ihracatın büyümeye üst üste 5 çeyrektir negatif katkı vermesi ve yatırım malı ithalatının gerilemesi, bize her zaman dile getirdiğimiz net bir gerçeği gösteriyor: Türkiye tüketerek büyüyemez… uzun vadede yatırımı, sanayiyi ve üretimi muhafaza etmek zorundayız.
Tarım Sektörü
Sanayideki bu durağanlığa karşılık, bilgi ve iletişim faaliyetleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 artış ile yılın ilk çeyreğinde en yüksek büyümeyi kaydetti. Teknolojik dönüşümün yanı sıra tarımda da umut verici gelişmeler var. 2025 yılı boyunca bir önceki yıla göre daralma gösteren tarım sektörü, 2026’nın ilk çeyreğinde reel bir toparlanma ivmesi yakalayarak yeniden büyüme bölgesine geçti. Sakarya olarak bu toparlanmada rolümüz çok büyük. Şehrimiz, TR42 bölgesindeki tarım alanlarının yüzde 37’sine tek başına sahiptir ve bu oran bölge toplamının yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır. Verimli topraklarımız sayesinde tarımsal üretimde Türkiye ortalamasının üzerinde bir potansiyele sahip olmak, bizim en büyük gücümüz. Tarımdaki bu üretim gücünü yeni projelerle besleyip tarımsal üretimimizi artırmak durumundayız. Güney bölgesinde düşündüğümüz “Jeotermal Enerji Kaynaklı Organize Tarım Bölgesi Ve Organize Besi Bölgesi projelerimiz bekliyor. Siyasetin ve kamunun onay vermesi ile bu projelerimizi hayata geçirebiliriz.
İstihdam Rakamları
Bununla birlikte üretim yapısındaki bu makro değişimler, doğal olarak istihdam piyasasını da etkiliyor. Türkiye genelinde işsizlik yüzde 8,2 olarak açıklanırken, Sakarya olarak bu süreçte pozitif ayrışıyoruz. Şehrimizde son 4 yıldır işsizlik rakamları Türkiye ortalamasının altında seyretmektedir. Bu da Sakarya iş dünyasının elini taşın altına koymaktan çekinmediğinin en net göstergesidir. İstihdam tarafındaki en çarpıcı gelişme TR42 bölgemizde kadın iş gücünün üretime katılımıdır. Türkiye genelinde sanayi sektöründe istihdam edilen kadın sayısı son 4 yılda yüzde 12,6 artarken, bizim bölgemizde bu oran yüzde 33 olarak gerçekleşti. Hizmet sektöründe de ülkedeki yüzde 32,2'lik artışa karşılık, bölgemiz yüzde 43,9'luk bir artış görüyoruz. TR42 bölgesi, iş gücü arzında kadının katılımıyla üretim kapasitesini çok güçlü bir şekilde beslemektedir.
Mali Gelişmeler
Makroekonomik dengeleri, sahadaki üretim şartlarını ve finansman sıkıntılarını konuşurken, reel sektörümüzün elini biraz olsun rahatlatacak iki yeni yasal düzenlemeye de değinmek istiyorum. Bunlardan ilki, kamu alacaklarının tecil ve taksitlendirme hükümlerindeki yeni düzenlemedir. 5 Haziran itibarıyla vadesi geldiği halde ödenmemiş olan tüm vergi ve kamu borçları, yıllık yüzde 29 oranında bir faizle taksitlendirilebilecek. En önemlisi de daha önce 1 milyon lira olan teminat gösterme sınırı, 10 milyon liraya çıkarıldı. Yani borcu 10 milyon lirayı geçmeyen üyelerimizin artık teminat gösterme zorunluluğu bulunmuyor. Nitelikli bir nefes alma alanı sunan bu imkandan yararlanmak isteyenlerin 31 ağustos 2026 tarihine kadar ilgili vergi dairelerine başvurması gerekiyor.
İkinci önemli gelişme ise yeni varlık barışı düzenlemesidir. Gerek yurt dışındaki kaynaklarını ülkemize getirmek isteyenler gerekse yurt içinde olup kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarını sisteme dahil etmek isteyenler için yeni bir uygulama devreye girdi. Yurt dışı varlıklarını 31 temmuz 2027’ye kadar bildirip Türkiye’ye transfer edenler yüzde 5 vergiyle bu yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılacaklar. Eğer bu tutarlar devlet iç borçlanma senetlerinde veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutuluyorsa, taahhüt süresine göre vergi oranı yüzde 0’a kadar düşüyor.
Enflasyon
Mali alanlardaki bu fırsatları konuşurken, üretimin ve ticaretin önündeki en büyük bariyer olan enflasyon ve ihracat rakamlarımıza baktığımızda ise açıklanan Mayıs ayı verilerine göre, tüfe aylık bazda yüzde 1,71 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 32,61’e yükseldi. Üretici fiyat endeksi (ÜFE) ise aylık yüzde 2,75 artarken, yıllık bazda yüzde 28,93 olarak kayıtlara geçti. Aylık bazda enflasyonda bir düşüş trendi görülse de rakamlar halen çok yüksek seyrediyor. İş dünyası için asıl alarm verici nokta, üretici maliyetlerindeki (ÜFE) yukarı yönlü artış trendinin sürmesi. Maliyet artışları sürerken, maliyetlerin altında tutulan ve baskılanan kur artışı nedeniyle iş dünyamızın küresel pazarlardaki rekabet kaybı ne yazık ki devam ediyor. Nitekim mayıs ayı ülke ihracatımızın 22 milyar 504 milyon dolara gerilediğini de hep birlikte gördük.
Sakarya Dış Ticaret Verileri
Sakarya’nın ihracat rakamları da bu yönde ivmeleniyor. TİM tarafından açıklanan verilere göre ilimiz mayıs ayında, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 17,5, bir önceki nisan ayına göre ise yüzde 8,2’lik düşüşle 421 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İlimizde 2026 yılının mayıs ayında kişi başı ihracat 375 dolar olarak gerçekleşmiştir ve Sakarya kişi başı ihracatta tüm iller arasında 5. Sırada konumlanıyor. Ayrıca TÜİK’in açıkladığı 2026 nisan ayı ithalat rakamlarına baktığımızda ilimizin nisan ayında ihracatının ithalatını karşılama oranı %140 olarak gerçekleşti.
Mevcut ekonomik durumda ne mucizevi çözümler var ne de içinden çıkılmaz bir kriz. Merkez bankası rezervlerindeki toparlanma ve finansal alandaki kazanımları elbette yok sayamayız. Ancak gelinen aşamada, üretim ve ihracatı yeniden önceleyecek bir revizyona ihtiyacımız var. Süreç sadece faiz kararlarıyla yönetilemez. Çarkların durmaması ve sanayideki daralmanın aşılması adına, üreticinin hammadde ve işletme sermayesine ulaşabilmesi için seçici kredi mekanizmaları çok daha aktif bir şekilde işletilmelidir. Bu doğrultuda, reeskont kredi faizlerinde net bir düşüş ve limitlerde reel bir artış beklentisi içindeyiz.
TOBB Nefes Kredisi
Tam da finansmana erişimde en çok zorlanan KOBİ’lerimiz için yeni devreye alınan TOBB Nefes Kredisi’nin, sahada çok önemli bir can suyu olduğuna inanıyoruz. Nefes kredisi, toplam 100 milyar TL hacim ile tekrar açıldı. Limitler çok kısa sürede bitti. Üyelerimizin yeni limit beklentisinde olduğunu TOBB başkanımıza ilettik. Diğer taraftan, derin otomasyon veya verimlilik artışı sağlayacak teknoloji yatırımlarına, uzun vadeli teknoloji kredileri mutlaka tanımlanmalıdır. Yatırım taahhütlü krediler ve büyük teşvik paketleri sadece büyük ölçekli firmalara değil, üretimin asıl omurgası olan orta ölçekli işletmelerimize de süratle yayılmalıdır.
"Greenshift" Projesi
Ticaretin yönünü artık yeşil standartların belirlediği bu dönemde, KOBİ’lerimizi bu sürece kanalize etmek amacıyla hayata geçirdiğimiz, Gaziantep sanayi odası ve Belçika Antwerp-Waasland Ticaret ve Sanayi Odası ortaklığıyla yürüttüğümüz Avrupa birliği destekli "Greenshift" projemizin gelişimi ile ilgili de sizlerle bilgi paylaşmak istiyorum.
Bildiğiniz gibi projemiz 15 Ocak itibarıyla başladı. Bütçesi 145 bin avro. Avrupa birliğinden 122 bin avro hibe aldık bu konuda. Projenin amacı; Sakarya sanayisini yeşil mutabakat, karbon ayak izi ölçümü ve sürdürülebilir üretim sürecine hazırlamak. Proje kapsamında odamız bünyesindeki 2 nolu toplantı salonunu bilgisayarlı bir yeşil dönüşüm laboratuvarı ve Kapasite Geliştirme Merkezi’ne dönüştürüyoruz. Ayrıca kuracağımız e-öğrenme platformu sayesinde enerji verimliliği ve ab mevzuatlarına uyum gibi dijital eğitimleri üyelerimizin erişimine açarak, salon sınırlarını aşan sürekli bir eğitim ağı oluşturacağız. Önümüzdeki süreçte yüz yüze eğitimler, birebir mentorluk, karbon ayak izi ölçümleri ve uluslararası firma eşleştirmelerini başlatıyoruz. Sanayimizin bu alandaki uzman personel ihtiyacını karşılamak için üniversiteli gençlerimize yönelik de kapasite geliştirme programları yürüteceğiz.” diye konuştu.
Çark Caddesi Buluşma Programı
CADDER başkanımız, meclis üyelerimiz ve ticaret ar-ge komisyonumuzla birlikte Çark Caddemizde ziyaretlerde bulunduk.
Sahada gerçekleştirdiğimiz temaslar sırasında üyelerimizden şehir merkezindeki ulaşım ve otopark ihtiyacına ilişkin bazı talepler ve sorunlar tarafımıza iletildi. Sahadan bizlere ulaşan bu taleplerin önemli bir bölümünün ilgili kurumlarımıza da iletilmiş olduğunu ve gerekli değerlendirmelerin yapıldığını da biliyorum.
Gerek büyükşehir belediyemizin gerekse ilgili ilçe belediyelerimizin şehrimizin ulaşımını, yaşam kalitesini ve ticari hareketliliğini artırmak adına yoğun bir gayret içerisinde çalıştıklarını da biliyoruz. Bizler de üyelerimizden gelen görüşleri, çözüm süreçlerine katkı sunması amacıyla başkanlarımızla paylaşıyoruz. Umarım çözüm sürecine katkıda bulunuruz. İnanıyorum ki uygun görülen düzenlemeleri hayata geçirecektir.
PSB Anatolia Fuarı
Bu yıl 9’uncusunu gerçekleştireceğimiz PSB Anatolia Süs Bitkisi ve Bahçe Ekipmanları Fuarımızın koordinasyon toplantısını Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Alemdar’ın ev sahipliğinde AKOM’da gerçekleştirdik. Eylül’de düzenlenecek fuar için ihtiyaçları ve çalışma planını belirledik.
SATSO olarak, bu vizyoner projenin ilk tohumlarının atıldığı günden bugüne kadar her aşamasına çok büyük bir emek verdik katkı sunduk. Biz bu projelerin başarısını ve üyelerimize olan katkısını ölçerken, kat edilen mesafenin büyüklüğüne bakıyoruz.
Dün bölgesel bir festival olarak başlayan bu yolculuğun, bugün uluslararası nitelikte devasa bir fuara dönüşmüş olması, ortaya konan vizyonun ve emeğin en somut cevabı ve ölçeklendirmede ispatıdır. Bunu biz şehir olarak tüm kurumlarımızla birlikte yaptık. Şu anda mevzu PSB Anatolia olduğu için bunu açıklıyorum. Başka bir projede yine bu ölçeklendirmeyi yaparız.
Gündem Maddelerinin Müzakere edildiği toplantının “Meslek Komitelerinin Sorunlarının Görüşülmesi” maddesinde söz alan;
26. Meslek Komitesi (Mobilya İmalatçıları ve Malzemecileri) Meclis Üyesi Ahmet FAZLIOĞLU, komitenin nitelikli istihdama yönelik yeni hayata geçirdiği "Yarına Yön Ver" projesi tanıtarak şunları dile getirdi; “Ahşaptan Hayata" Ahşaptan Oyuncak ve Dönüşüm Tasarım Yarışmamızın ikinci yılında da ödüllerin sahiplerini bulmuş olmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün hepimizin ortak bir sorumluluğu var. Gençlerimizi doğru mesleklere yönlendirmek ve onları geleceğe hazırlamak.
Bir tarafta meslek sahibi olmak isteyen gençlerimiz, diğer tarafta yetişmiş insan gücüne ihtiyaç duyan sektörlerimiz bulunuyor.
Bizim görevimiz ise bu iki tarafı bir araya getirmektir. Bu anlayışla SATSO 26. Meslek Komitesi olarak "Yarına Yön Ver" projesini hayata geçiriyoruz. Bu proje ile gençlerimizin yeteneklerini keşfetmelerine, doğru mesleklerle tanışmalarına ve sektörlerle buluşmalarına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bugün desteklediğimiz her genç, yarının ustası, mühendisi, teknisyeni, girişimcisi ve iş insanı olacaktır. Biz bu projeyi, sadece bugüne değil, şehrimizin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Biliyoruz ki, bir ülkenin kalkınması yalnızca binalarla, fabrikalarla ve makinelerle değil; o fabrikaları yönetecek, üretecek ve geliştirecek nitelikli insan kaynağıyla mümkündür.
Bugün hepimizin ortak sorumluluğu; gençlerimizin potansiyelini ortaya çıkarmak ve onları doğru alanlara yönlendirmektir. Bizler 26. Meslek Komitesi olarak sadece bugünün ihtiyaçlarını değil, yarının insan kaynağını da inşa etmeyi görev olarak görüyoruz. "Yarına Yön Ver" projesini bir etkinlik değil, uzun soluklu bir gelecek hareketi olarak görüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; Bir gencin hayatına dokunmak, bir şehrin geleceğine dokunmaktır. Bir meslek kazandırmak, bir hayat kazandırmaktır.” dedi.
31. Meslek Komitesi (Bilişim ve Telekomünikasyon) Meclis Üyesi Behlül BAYRAK, “26. Meslek Komitemizi tebrik ediyorum. Gençlere yapılan yatırım gelecek yatırımıdır, takdir ediyorum. Bizler de komite olarak güvenli internet kullanımı ile ilgili girişimlerimizi sürdürüyoruz. Resmi kanallara yazılar yazdık. İnternetin kötü amaçlı kullanımının gençler üzerindeki etkisinin farkındayız. Bununla ilgili de farkındalık oluşması için bir basın açıklaması da yaptık. Sektörümüz tarım ile durağanlığa direnen, her zaman aynı hızında devam eden sektörler arasında. Ulaşım kolay hizmetler çok geniş bu nedenle hep canlı kalıyor. Maalesef 2 yıldır 20 bin TL’ye kadar olan taksitli telefon satışı güncellenmiyor. Bu nedenle vatandaşın telefona taksitle ulaşma imkânı kısıtlanıyor. Enflasyon farkının yansıtılarak sınırın yükseltilmesini istiyoruz.
İnternet konusunda da yeni yapılan konutlar, siteler, kurulan mahallelere internet port sağlanması konusunda sorun yaşıyoruz, bununla ilgili de komite olarak resmi girişimlerde bulunuyoruz. Türk Telekom ile görüşmelerimiz ve yazışmalarımız devam ediyor.” dedi.
17. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Meclis Üyesi Adnan BORAZANCIOĞLU, “10. Meslek komitemizin öncülüğünde gerçekleşen SEDAŞ toplantısı için teşekkür ediyorum. Ancak sorunlar maalesef devam edecek gibi duruyor. Taraflar sorunları çözmek yerine sürekli kendi perspektiflerinden bir savunma gerçekleştirmiş, sektör temsilcilerimizin her sorununa mevzuat ve kanuna yönelik çalışma yaptıklarını belirterek çözüm yollarını kapatmışlardır. Maalesef bu, özelleştirmenin sağladığı kötü etkinin bir sonucudur. Özelleştirme ne yazık ki özerkleştirme olarak uygulanmakta. Hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi için sürekli yeni kurallar çıkmakta ancak işler kolaylaşacağına bürokrasiyle zorlaşmaktadır. Bu anlamda bakış açısını geliştirmek gerekiyor.
Enerji maliyetleri sebebiyle işletmeler kendi elektriğini üretmek istiyor ancak bu model bile maalesef bazı bürokrasi engeller sebebiyle çok verimli işlemiyor. Bazı işletmeler bazı kapasite artırımı haklarından faydalanırken eski yönetmeliğe uygun yatırımını yapmış işletmeler faydalanamıyor. Yönetmeliğin değişmesi onların suçu değildir.
Enerji kesintileri çok mağduriyet yaratıyor. Kurban Bayramı sonrası yaşanan bakım kesintileri sebebiyle ihracatçı bir firmamız çok mağdur oldu. Dağıtım şirketlerinin görevi hizmet kalitesiyle kesintisiz bir hizmet vermektir.” dedi.
10. Meslek Komitesi (Elektrik - Elektronik ve Elektromekanik Grubu) Meclis Üyesi Kenan DAĞ, “SEDAŞ’la 3. Toplantımızı gerçekleştirdik. Günün sonunda mevzuata uygunluk diyerek maalesef birçok sorunun çözüm yolu kapatıldı. Mevzuatlar onların çıkarlarına doğru işliyor ki belirli haksızlıklar da var, birçok devam eden sorun var. Cevaplar bizi maalesef tatmin etmedi. EPDK’ya taşıyacağız ve sektörümüz için her zaman takipçisi olacağız.” diye konuştu.
4. Meslek Komitesi (Tarım ve Hayvancılık Meslek Grubu) Meclis Üyesi Ahmet BAYRAK, “700 kiloluk bir canlı bir dana 400 kilo karkas et veriyor. ESK, kurban bayramı öncesi tarihte olmamış bir şey yaptı ve kesilmiş hayvan fiyatlarına %84 zam yaptı. Bu artık insanlar bu işleri yapmasın demektir. Ciddi bir sıkıntı var. 228 TL olan bir şeyi 420 TL’ye çıkartmak haksızlıktır. İnsanlar bu rakamları görerek nasıl bu işi yapacak? İşler maalesef daha kötüye gidiyor. Kesim fiyatının 1000 TL’ye olması demek kıymanın 1500 TL seviyesine gelmesi demektir.
Diğer bir konu; çalışanlarımızın maalesef yarısından fazlası haciz sorunuyla uğraşıyor fakat bunlarla işveren olarak bizler daha çok uğraşıyoruz. Bu işlerin evrak işlerine yetişemiyoruz. Borç çalışanımızın, bizim değil. Suç işverenin değil ancak cezayı işveren çekiyor. Gidilen durum maalesef pek iyi değil.” dedi.
17. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Meclis Üyesi Mehmet ÇATALBAŞ, “Birkaç ay önce burada Karasu Sanayi Sitesi ile ilgili sorunları burada görüşmüştük, ilgili makamlara iletmiştik. Yaklaşık 7 yıldır da sürekli gündemimde. 7 yıl önce Karasu Belediyesi tarafından yapılan imar değişikliğiyle Karasu Sanayi Sitesi’nin imarı iptal edildi. 17. Meslek Komitesi olarak bizler kooperatiflerden de sorumluyuz. İlçemizi ziyaret eden siyasilerimize de bu sorunu ilettiğimizde bizlere tamamıyla hak veriyorlar, belediyeyi yanlış uygulama yaptığı gerekçesiyle eleştiriyorlar. Bizler kooperatif yönetimi olarak karşı dava açtık ve mahkeme de bizi haklı buldu ancak belediye tarafından da bir üst mahkemeye başvuruluyor, süreç uzatılıyor. Mahkeme süreci devam etmesine rağmen belediye tekrar imarı kaldırdı. Belediyeden de Büyükşehir Meclisi İmar Komisyonu’na havale edildi. Eğer ki onaylanırsa büyük bir hata olacaktır. Bu hukuka aykırı bir uygulamadır. Belediyeye dur denilmesi, ticaret erbaplarının korunması gerekiyor. OSB’lerde ve Karasu Sanayi Sitesi gibi birçok önemli planlı tesisin kuruluşunda encümen olarak görev aldım ve bu işlerde tecrübeliyim. Maalesef yeni bir sanayi sitesi için yer de gösterilmiyor, yeni bir oluşum alanı verilmiyor. Gösterilse ona göre aksiyon alırız.
34. Meslek Komitesi (Müteahhitlik Faaliyetleri) Mensubu Meclis Başkan Yardımcısı Murat EKŞİ, “AKSA Doğalgaz ile bir toplantı yaptık. Geçiş süreci devam ederken yine bu kürsüden devam eden sorunlara yönelik firma ile ilgili sert bir konuşma yapmıştık. 2025’in son 4 ayından bu yana işler yürümüyor, AGDAŞ’IN AKSA’ya devri ve yeni firmanın uyum süreci de iyice çalışmaların yavaşlamasına sebep olmuştu. Ancak geçen haftadan itibaren işler çok hızlandı. Bu kürsü, komitelerimiz temsilcilerinin burada mesleki sorunlarını tartışması çok kıymetli ve güçlü bir yaklaşım. Aksa Şirket Müdürü bizlere açıklama yaptı, kısa sürede çok daha verimli bir hizmet alacağımızın garantisini verdi. Ancak EPDK’nın uygulaması olan bir kuralla projelerde takılan kombinin markası belirtmek zorunlu. Projeye kombi markası yazıldığında konutu satın alan vatandaşlarımız kombisini değiştirmek istediğinde sorun yaşayacak. Ek maliyet, proje revizyonu ve de zaman. Can ve mal güvenliğini sağlamak için EPDK’nın bunu istediği belirtildi ancak bizler sektör olarak kombi markası yazılmasın fakat kriterleri yazılsın diyoruz. Markaya değil uyumluluğuna bakılsın diye bir talebimiz oldu. Bir kazı izni sorunu da var. Belediyelerde değişik süreçler var. Kazılarda AKSA’ya iş düşüyor, müteahhitin işe çekilmemesi gerekiyor. Bu zor zamanlarda böyle durumlarla müteahhitleri karşı karşıya bırakmamak gerekiyor.” diye belirtti.
Gündem Maddelerinin Müzakere edildiği toplantının “Dilek ve Temenniler” maddesinde söz alan;
10. Meslek Komitesi (Elektrik - Elektronik ve Elektromekanik Grubu) Meclis Üyesi Kenan DAĞ, “Çağın en büyük sorunu sanal bahis ve kumar. Bunlara ulaşmak çok kolay. Buna karşı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın da desteğiyle bir çözüm bulunabilir. İletişim Başkanı hemşehrimiz Prof. Dr. Burhanettin Duran’dan bu konuda ulusal çapta bir destek istemek gerekiyor.” dedi.
31. Meslek Komitesi (Bilişim ve Telekomünikasyon) Meclis Üyesi Behlül BAYRAK, “Ticaret Ar-Ge Komisyonu olarak Yönetim Kurulu Başkanımızla birlikte çark caddemizde ticaret erbaplarımızla bir araya geldik, sorunları istişare ettik. Birlikte olursak sesimiz ve etkimiz kuvvetli çıkar. Kent meydanındaki gıda sektöründeki üyelerimizin belirli saatlerdeki masa açma konusunun da üzerine giderek komisyon olarak aktif çalışıyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediyelerimiz de bizlere yakın iş birliği gösteriyorlar ki herkesin de amacı ortak: ticaretin canlı tutulması.
Sapanca’mız birinci sınıf ilçe statüsüne yükseldi. Bu hafta da Sapanca’da Cumhurbaşkanımızın katılımıyla büyük bir toplantı gerçekleşecek. Sapanca’mız ulusal anlamda çok ses getiren bir ilçemiz oldu. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
SATSO olarak konuştuğumuz her konu, her çabamız sahada ve politikada karşılık buluyor. Bizler bu meclis uzun yıllardır konuşuyoruz, sektörlerimiz için çabalıyoruz, odamız için sorumluluk alıyoruz. Önemli olan Sakarya’da sektörlerin gelişmesidir.” dedi.
7. Meslek Komitesi (Isıtma, Soğutma ve Mekanik Tesisatçılar) Meclis Üyesi Adem BİLGEN, “Konut tesisatlarındaki ilk projenin onayında cihaz markası belirtilmesi gerekiyor. Bizler de kalksın isteriz ancak kalkacak gibi de gözükmüyor. Önerimiz komite olarak şu olacaktır: cihaz farklı takılsa proje yerinde cihaz değişimi formu ile gaz akışının açılması uygun olacaktır kanaatindeyiz. Bunun çözüm olacağına inanıyoruz. Biz de komite olarak bu konuda resmi bir yazı yazacağız. Aynı yazıyı 34. Meslek Komitesi iş birliğinde gönderebiliriz. Şu anki uygulamada cihaz değişim formu doldurularak herhangi bir proje olmadan da kombi değişimi oluyor. Bunun ilk projede de aynı şekilde uygulanması tüm sıkıntıyı çözecektir.” diye konuştu.
33. Meslek Komitesi (Makine ve Otomasyon Sistemleri Üreticileri) Meclis Üyesi Günay GÜNEŞ, “SAMİB ve SUBÜ, ortak şekilde yakın zamanda bir Teknoloji Olimpiyatları etkinliği yaptı. 2 bin öğrenciden 750 programla katılım sağlandı, gençlerimiz çok heyecanlıydı. Geleceğimiz adına çok ümit verici işler gördük ki buna benzer projelere daha çok çalışmamız lazım. Neler yapabiliriz konusunu daha çok konuşmamız lazım ve de devreye sokmamız lazım.” dedi.
33. Meslek Komitesi (Makine ve Otomasyon Sistemleri Üreticileri) Meclis Üyesi Fatih KAR, “Teknoloji Olimpiyatlarıyla amacımız gençlerimizi bu tarz fikirsel girişimciliğe ısındırmaktı. Bugünün öğrencisi yarının sanayicisi olan genç kardeşlerimizi motive etmek istedik. Birçok önemli fikir ve çalışma geldi, hepsiyle gurur duyduk.” dedi.




