Sabah'ta yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından liderliğini Alihan Kuriş'in yaptığı belirtilen çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında sabah saatlerinde 17 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Soruşturmanın; suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.
MASAK İNCELEMELERİNDE 100 MİLYAR TL'Yİ AŞAN TUTAR TESPİT EDİLDİ
Soruşturma kapsamında yapılan MASAK incelemelerinde önemli bir para trafiği tespit edildi. İncelemelerde, Alihan Kuriş Suç Örgütü yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı belirlendi. Bu şekilde kara para aklandığı düşünülen şirketlere ve bağlantılı mal varlıklarına kayyım atandı. Adli kaynaklar, soruşturmanın herhangi bir gruba yönelik olmadığının altını çizdi. Kaynaklar, soruşturmanın Alihan Kuriş liderliğinde işlendiği değerlendirilen mali suçlara ilişkin olduğunu vurguladı.
2020 SONRASI FİNANSAL HAREKETLİLİK DİKKAT ÇEKTİ
Soruşturma kapsamında şüpheliler ve suç örgütüne ait şirketler hakkında alınan MASAK raporunda dikkat çeken tespitlere yer verildi. Raporda, şirketlerin birçoğunun 2020 yılı ve sonrasında finansal işlem hacimleri ile mal alış-satış hacimlerinin belirgin şekilde arttığının gözlemlendiği belirtildi. Bu artışlara paralel olarak şirketlerin birçoğunda bölünme ve devir işlemleri gerçekleştirildiği kaydedildi.
Şirket bölünmelerinde genellikle oldukça yüksek sermaye ile yeni şirket kurulması yoluna gidildiği, kurulan yeni şirketlerin ise bölünmeyi gerçekleştiren şirketlerden farklı illerde ve bölünülen şirketin faaliyet alanından farklı faaliyet alanlarında faaliyet gösterdiğinin gözlemlendiği aktarıldı.
FİNANSAL İŞLEMLERİN TAKİBİNİ ZORLAŞTIRDILAR
Bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir öz kaynağının, mal alış-satış ve transfer kaydının bulunmadığı, aktif ticari hayatlarının olmadığı ifade edildi. Buna rağmen söz konusu sermayenin büyük çoğunluğu ile bağlı ortaklıklar kaleminin finanse edildiği belirtildi. Raporda, suç örgütünün bu yöntemle şirketlerin kayıtlarına ulaşılmasını engellemeyi ve finansal işlemlerinin takibini zorlaştırmayı amaçladığı yönünde değerlendirmeye yer verildi.
ŞİRKETLERDE YÜKSEK NAKİT SİRKÜLASYONU TESPİTİ
MASAK raporunda, şirketlerin birçoğunda çeşitli ödeme kuruluşları aracılığıyla transfer alımları bulunduğu, bununla birlikte şirketlerin büyük çoğunluğunda yüksek nakit sirkülasyonu olduğu belirtildi. Özellikle şirket ortakları tarafından şirketlere kaynağı izaha muhtaç yüksek montanlı nakit girişleri gerçekleştirildiği, şirket ortaklarının da ortak oldukları şirketlerin sermaye artırımlarında bu nakit girişlerini kaynak olarak kullandıkları tespit edildi. Benzer şekilde şirket hesaplarına nakit yatırılan veya transfer alınan yüksek montanlı tutarların, analiz konusu şirketlere ve/veya çeşitli şirketlere dikkat çekici şekilde aktarıldığı kaydedildi. Ödeme kuruluşlarından gelen transferler ile nakit yatırılan tutarlardan çeşitli şirketlere yüksek montanlı transferler gönderildiği belirtildi.
YÜKSEK MİKTARLI MAL ALIŞ-SATIŞLARI İNCELENDİ
Şirketlerin mal alış-satış kayıtlarında diğer tüzel kişilerle yüksek montanlı işlemler gerçekleştirdiğinin gözlemlendiği bildirildi.
Çeşitli tüzel kişilerle yüksek montanlı mal alış-satış işlemlerinin bulunmasının sahte faturalaşma açısından dikkat çekici bulunduğu ifade edildi. Ayrıca şirket hesaplarına, mal alış-satış kayıtlarıyla uyumsuz şekilde yurt dışında mukim çeşitli şirketlerden döviz cinsinden transfer girişleri bulunduğu belirtildi. Şirketlerden bazılarının yüksek vergisel iadeler aldığı ve söz konusu finansal işlemlerin organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde tespitlere de yer verildi.
48 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Bu kapsamda, bugün sabah saatlerinde İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında, bir kısmının yurt dışında olduğu tespit edilen toplam 48 şüphelinin gözaltına alınmasına karar verildi. Ayrıca şüphelilere ait 43 adres ile 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapılmasına karar verildi.
ALİHAN KURİŞ'İN DE ARALARINDA BULUNDUĞU 30 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 49 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 9 şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edildi. 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise devam ettiği bildirildi.
SORUŞTURMANIN ODAĞI ALİHAN KURİŞ LİDERLİĞİNDEKİ YAPI
Soruşturmanın toplumsal açıdan yanlış anlaşılmaması amacıyla, incelemenin kapsamına ilişkin önemli bir hususa dikkat çekildi. Süleyman Hilmi Tunahan'dan itibaren uzun bir tarihi geçmişe sahip olan ve farklı dönemlerden geçerek günümüze ulaşan akımın tamamının soruşturmanın konusu olmadığı belirtildi. Soruşturmanın odağında, bu geleneksel çizgiden ayrışarak Alihan Kuriş liderliğinde kapalı, hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı bir suç örgütüne dönüştüğü değerlendirilen yapılanmanın bulunduğu ifade edildi. Bu kapsamda, söz konusu geleneğe mensup vatandaşların veya meşru faaliyetlerin değil, somut suç şüphesi kapsamında Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmanın incelendiği vurgulandı. Soruşturma bulgularında, Alihan Kuriş yönetimindeki yapının zaman içerisinde şirketler ve çeşitli ticari kuruluşlar üzerinden karmaşık bir mali organizasyon oluşturduğu, şirketlerin bölünme ve devir işlemleriyle finansal yapının takibinin zorlaştırıldığı ve yoğun para hareketlerinin organize biçimde gerçekleştirildiğine ilişkin bulgular bulunduğu değerlendirildi.
DİNİ AİDİYET DEĞİL, SOMUT SUÇ BULGULARI İNCELENİYOR
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanırken, vatandaşların inançlarını yaşaması, dini eğitim faaliyetlerinde bulunması ve dernek ve vakıflar bünyesinde hukuka uygun çalışmalar yürütmesinin Anayasa ve kanunların güvencesi altında olduğu belirtildi. Hiçbir vatandaşın inancı, dini aidiyeti veya herhangi bir dini topluluğa duyduğu yakınlık nedeniyle soruşturmanın konusu olmadığı ifade edildi. Bununla birlikte, bu aidiyetlerin arkasına sığınılarak suçtan gelir elde edilmesi, bağış ve yardımların amacı dışında kullanılması, kayıt dışı ekonomik yapılar oluşturulması, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, şirket ve diğer tüzel kişiliklerin suç faaliyetlerinde araç olarak kullanılması, kamu kurum ve kuruluşlarının zarara uğratılması ile sahte faturalaşma ve vergi usulsüzlüklerine hukuk devleti içerisinde müsamaha gösterilemeyeceği kaydedildi.
FETÖ/PDY'NİN ORGANİZASYON YÖNTEMLERİYLE BENZERLİKLER İNCELENİYOR
Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerde, Alihan Kuriş yapılanmasının özellikle hiyerarşik teşkilatlanması, bölge ve mıntıka sorumlulukları, komisyon sistemi, kapalı haberleşme yöntemleri ve yurt dışındaki yapılanma modeli bakımından FETÖ/PDY'nin geçmişte kullandığı bazı organizasyon yöntemleriyle benzerlik gösteren unsurlar bulunduğu değerlendirildi. Yapıda personele ilişkin bilgilerin özel bir bilgisayar programında tutulduğu, sorumlular arasında şifreli e-posta sistemlerinin kullanıldığı, WhatsApp ve Facebook gibi uygulamaların kullanılmaması yönünde talimatlar verildiği ve kararların zaman zaman "ulak" olarak adlandırılan kişiler aracılığıyla taşındığı yönündeki bulguların da soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi. Ancak bu tespitlerin herhangi bir dini topluluğun doğrudan suç örgütü olarak nitelendirilmesi anlamına gelmediği, her kişi ve kuruluş hakkındaki değerlendirmenin somut deliller ve hukuki kriterler üzerinden ayrı ayrı yapıldığı özellikle vurgulandı.
32 ŞİRKET MERCEK ALTINDA: AYNI ADRESLERDE FAALİYET GÖSTEREN FİRMALAR DİKKAT ÇEKTİ
Yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütüyle mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edildi. Şirketlerin kayıt ve faaliyet adresleri incelendiğinde, 14 şirketin İstanbul'da, 14 şirketin Sakarya'da, diğer şirketlerin ise Ankara, Antalya, Bolu ve Kocaeli'de faaliyet gösterdiği belirlendi. Soruşturma kapsamında söz konusu şirketlerin ortaklık ve yöneticilik yapıları, birbirleriyle olan ticari ilişkileri, şirketler arasındaki para ve mal hareketleri ile suç örgütüyle bağlantılı kişi ve kuruluşlarla gerçekleştirdikleri işlemler ayrıntılı olarak inceleniyor.
AYNI ADRESLERDE FAALİYET GÖSTEREN ÇOK SAYIDA ŞİRKET
Yapılan incelemelerde, farklı ticari unvan ve faaliyet alanlarına sahip çok sayıda şirketin aynı veya birbiriyle bağlantılı adresleri kullandığı tespit edildi. İstanbul'da özellikle Üsküdar, Ümraniye ve çevresindeki bazı adreslerin birden fazla şirket tarafından kullanıldığı, Sakarya'da ise Arifiye 1. Organize Sanayi Bölgesi, Hanlı Merkez Mahallesi ve Adapazarı'ndaki bazı iş merkezi adreslerinde çok sayıda farklı şirketin kayıtlı olduğu görüldü.
Özellikle Sakarya'da; Organize Sanayi Bölgesi 2 Nolu Yol No:12, Hanlı Merkez Mahallesi Hanlı/1 Sokak No:78/4, Cumhuriyet Mahallesi Çark Caddesi Hilmi Kayın İş Merkezi No:4/410, Organize Sanayi Bölgesi 4. Cadde No:1 adreslerinin birden fazla şirket tarafından ortak şekilde kullanıldığı belirlendi.
İstanbul'da da Altunizade/Kısıklı bölgesindeki bazı adresler ile Ümraniye Akgül Sokak'taki aynı adreslerin farklı şirket kayıtlarında tekrarlandığı tespit edildi. Bu adres birliktelikleri ile şirketler arasındaki ortaklık, yöneticilik ve mali ilişkilerin suç örgütünün ticari yapılanmasıyla bağlantılı olup olmadığı soruşturma kapsamında araştırılıyor.
İNŞAATTAN KUYUMCULUĞA ÇOK SAYIDA SEKTÖR
Soruşturma kapsamına alınan şirketlerin faaliyet alanlarının oldukça geniş bir yelpazeye yayıldığı görüldü. Şirketlerin; inşaat ve gayrimenkul, gıda, et ve et mamulleri, sağlık, turizm, otomotiv, tekstil, kuyumculuk, denizcilik, eğitim, taş ocağı ve hafriyat, tarım, elektronik ve güvenlik sistemleri gibi farklı sektörlerde faaliyet gösterdiği tespit edildi. Farklı sektörlerde faaliyet göstermelerine rağmen şirketlerin aynı adresleri kullanmaları, ortak ticari merkezlerde yoğunlaşmaları ve aralarındaki olası mali bağlantılar soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.





