Prof. Dr. Naci Görür'ün "İstanbul'da deprem riski yüzde 64" açıklaması sonrası büyük İstanbul depremi tartışmaları yeniden başladı. Milliyet gazetesine konuşan Prof. Dr. Şerif Barış, Prof. Görür'ün hesaplarının 2004 yılındaki eski görüşü yansıttığını söyleyerek hem İstanbul depremi risk oranını açıkladı hem de tarih verdi.

Prof. Dr. Naci Görür'ün " İstanbul'da deprem riski yüzde 64" açıklaması sonrası büyük İstanbul depremi tartışmaları yeniden başladı. Milliyet gazetesine konuşan Prof. Dr. Şerif Barış, Prof. Görür'ün hesaplarının 2004 yılındaki eski görüşü yansıttığını söyleyerek hem İstanbul depremi risk oranını açıkladı hem de tarih verdi.

Milliyet Gazetesinden Mert İnan'a konuşan Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, İstanbul ile ilgili yeni çalışmaları anlattı. Prof. Görür'ün açıklamalarına da değinen Prof. Barış şu ifadeleri kullandı:

"Naci Hoca'nın 2030'a kadar yüzde 64 dediği deprem riski 2004 yılında yapılan araştırmanın verileri ve bu araştırmada risk yüzde 64 değil yüzde 62 olarak belirtiliyordu. Ancak 2004'deki veriler 2016'da bir grup bilim insanı tarafından yeniden ele alınırken, yeni veri ve tekniklerle incelemeler yapıldı. 2046'ya kadar 7.3 ve üzeri deprem riski yüzde 48 olarak belirlendi. İstanbul'da büyük depremin hemen olacakmış gibi algı yaratılması bir anlamda çürütülmüş oldu."

Marmara Denizi'ndeki tarihsel depremlerin tamamının 7 ve üzeri büyüklükte gerçekleşmediğini de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Barış, şu uyarıları sıraladı: "İstanbul'u etkileyecek 7 ve üzeri deprem riski çok yüksek değil ancak bu sözlerden ‘Hazırlık yapmayın, rahat olun' anlamı çıkmamalı. Marmara Denizi'nde geçmişte yaşanan depremlerin tamamının 7 ve üzeri büyüklükte olduğunu düşünmüyoruz. 6.7 veya 6.8'lik depremde kaos, kargaşa, yıkım ve ölümlere sebebiyet verir.

Sakarya Veteriner Hekimler Odası'nda iki adaylı seçim Sakarya Veteriner Hekimler Odası'nda iki adaylı seçim

Her hafta depremi gündeme getirip, risk yüzde 64 demek doğru bir söylem değil. Sürekli İstanbul'a odaklı konuşulması da üzücü. Güney Marmara'da, Bursa ve Yalova'yı çok ciddi etkileyecek faylar bulunuyor. Toplum korku veren kişi veya bilgileri seviyor olsa da bilim insanlarının doğru bilgileri, doğru zamanda aktarması gerekir. Deprem sismolojinin konusu ve her yer bilimci eşittir deprem uzmanı demek değildir. Yapılan her açıklama insanların ruh dünyasında etki yaratırken, arsa fiyatlarını düşmesine, sigorta primlerini yükselmesine neden olabiliyor. Siz her gün medya aracılığı ile ‘Yıkıldık yıkılıyoruz' derseniz yabancı yatırım yapmaz. Bir de serbest alimler var ki, evlere şenlik, sözlerinin bilimsel hiçbir geçerliliği yok."