Türkiye'nin ve Marmara Bölgesi'nin en kritik tatlı su havzalarından biri olan Sapanca Gölü, sıcaklar ve artan tüketim baskısı altında alarm vermeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde etkili olan kısa süreli yağışlarla birlikte su seviyesi 29.99 metreye kadar yükselmişti. Ancak yağışların ardından sıcak havaların yeniden etkisini göstermesiyle göl seviyesi iki gün içinde gerileyerek 29.97 metreye düştü. Su çekilmesinin belirgin şekilde görüldüğü kıyı şeridinde yaşanan manzara, ağustos ayında hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte çekilmenin artacağı endişesini beraberinde getirdi.
"Su olmazsa hayat olmaz"
Bölgeyi en son 4-5 yıl önce ziyaret ettiğini ve gördüğü tablo karşısında hayal kırıklığı yaşadığını belirten Ceyhun Albayrak, suyun metrelerce çekildiğini ifade etti. Albayrak, "Bu gelişimde hayal kırıklığına uğradım. Çünkü o zamanlar suyun buralarda olduğunu hatırlıyorum. Sular bayağı çekilmiş, üzüldüm açıkçası. Yeraltı kaynaklarının düzensiz kullanılması ve derelerin ıslah edilmemesinin bu konuda etkili olduğunu düşünüyorum. Genel olarak insanımızda su israfı var. Ben kendi adıma suyu dikkatli kullanmaya gayret ediyorum ancak çevremde birçok kişinin özensiz kullandığını görüyorum. Bilinçli olmak gerekiyor. Kendi çocuklarım da dahil olmak üzere herkesi suyu dikkatli kullanma konusunda uyarıyorum. Çocukluğumuzda su sıkıntısını hiç hissedememiştik. Şimdi çeşmelerden suyun az akması, baraj ve göl seviyelerinin düşmesi beni gerçekten üzüyor. Su olmazsa hayat olmaz" dedi.
"Şok içindeyim, gölün böyle olmaması lazım"
Yıllar sonra Sapanca Gölü'nü görmek için karavanıyla gelen Uğur Albayrak ise "Burayı çok merak etmiştim. Uzun yıllar önce sadece geçerken görmüştüm. Yıllar sonra karavan ile gelmek istedim ama şok içindeyim. Türkiye'de doğasıyla, karıyla, yazı ve baharıyla ismi duyulmuş Sapanca Gölü'nün böyle olmaması lazım. Bunu artık biz insanlar olarak yok etmeye çalışıyoruz ve yok ettik. 10 sene önce suyun buraya kadar geldiğini resimlerden ve filmlerden hatırlıyorum. Şu anda neredeyse 6 metre çekilmiş. Yağışlardan dolayı bir tık yükseldiğini gördüm ama önümüz ağustos, daha bunun yazı var. Çevredeki yapılaşma ve kontrolsüz yerleşim de bu süreci tetikliyor. Buranın sadece gezip dolaşılacak bir yer olduğunu unutup yerleşim yerine çeviriyoruz" diye konuştu.












