Açıklama yapan Tever, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi iç sorunlarını örtmek amacıyla yargıyı hedef aldığını savunarak, devam eden hukuki süreçlerin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını ifade etti. “Delil yok” söylemleriyle gerçeklerin ortadan kaldırılamayacağını vurgulayan Tever, yargıya baskı kurmanın kimseyi masum ilan etmeyeceğini dile getirdi.
CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu üzerinden yürüttüğü tartışmaları da eleştiren Tever, bu çıkışların “hesap vermemek için bağırma” siyasetinin bir yansıması olduğunu ileri sürdü. Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu belirten Tever, seçilmiş olmanın hukukun üstünde olmak anlamına gelmediğini kaydetti.
Açıklamasında, CHP’li belediyelere yönelik usulsüzlük iddialarına da değinen Tever, bu konularda tatmin edici cevaplar verilmediğini öne sürdü. Cumhur İttifakı’nı hedef alan eleştirileri samimiyetsiz bulduğunu belirten Tever, milletin kimin icraat ürettiğini, kimin söylem siyaseti yaptığını bildiğini söyledi.
Milli birlik ve beraberliğe vurgu yapan Tever, ayrıştırıcı dilin toplumsal huzura zarar verdiğini ifade ederek, CHP’nin kaosu besleyen bir muhalefet anlayışı sergilediğini savundu. “Sandık” söylemi üzerinden mağduriyet oluşturulmaya çalışıldığını da belirten Tever, millet iradesine her koşulda saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
AK Parti’nin Cumhur İttifakı çatısı altında icraatla konuştuğunu dile getiren Tever, polemik yerine hizmet siyaseti yürüttüklerini ifade etti. Açıklamasının sonunda Tever, Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yollarına kararlılıkla devam edeceklerini belirterek, birlik ve beraberlik temennisinde bulundu.




