Demokrat Parti Sakarya İl Başkanı Zafer Adalet, Halk TV’ye yönelik polis müdahalesi ve kayyum ataması haberlerine ilişkin yaptığı açıklamada, basın özgürlüğü, hukuk devleti ve demokratik haklara dikkat çekti. Adalet, hukuki süreçlerin basını susturmanın veya muhalefeti baskı altına almanın aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirterek, “Yeter! Söz Milletindir” mesajını verdi.

Adalet, yazılı açıklamasında şunları kaydetti:

"Türkiye’de dikkat çeken bir siyasi tablo var. Ne zaman iktidarı zorlayan bir gelişme, kamuoyunda büyük tepki yaratan bir iddia ya da cevap bekleyen önemli bir soru gündeme gelse, tartışmaların yönü bir anda değişiyor: Bir gün bir belediyeye yönelik operasyon, başka bir gün bir basın kuruluşuna müdahale, bir başka gün gözaltı haberleri…

Halk TV’ye yönelik polis müdahalesi ve kayyum ataması haberleri, Türkiye’de basın özgürlüğü, hukuk devleti ve demokratik haklar açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu Sakarya'ya geliyor
Anahtar Parti Genel Başkanı Ağıralioğlu Sakarya'ya geliyor
İçeriği Görüntüle

Demokrasilerde iktidarlar, kendilerini eleştiren sesleri susturarak değil, eleştiriye tahammül ederek güç kazanır. Muhalif televizyonları susturmaya yönelik her girişim, yalnızca basın özgürlüğünü değil, vatandaşın haber alma hakkını ve gerçeğe ulaşma imkanını da doğrudan etkiler.

Unutulmamalıdır ki basın özgürlüğü, iktidarın izin verdiği ölçüde kullanılan bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biridir.

Hukuk ve adalet, iktidarların ihtiyaçlarına göre işletilecek araçlar değildir. Hiç kimse hukukun üstünde olmadığı gibi, hiçbir kurum da hukukun

güvencelerinden yoksun bırakılamaz. Elbette varsa
hukuka aykırılıklar, bağımsız ve tarafsız yargı önünde,
somut delillerle ve adil yargılanma ilkelerine bağlı
kalınarak değerlendirilmelidir.

Ancak hukuki süreçler, basını susturmanın
veya muhalefeti baskı altına almanın aracına dönüştürülmemelidir.

Vatandaşın doğuştan sahip olduğu temel hak
ve özgürlükler; düşünce ve ifade özgürlüğü, haber alma hakkı ve bu hakların doğal uzantısı olan örgütlenme
özgürlüğü, demokratik toplumun vazgeçilmez unsurlarıdır.
Bu hakların sistematik biçimde daraltıldığı bir
ortamda toplumun farklı sesleri duyulamaz,
demokratik denetim işlevini yerine getiremez ve vatandaşlar
kendilerini özgürce ifade etmekten çekinir hale gelir.

İktidarı eleştirenlerin susturulduğu, muhalefetin baskı altında tutulduğu ve toplumda korkunun
hakim olduğu bir düzen, demokrasinin ruhuyla bağdaşamaz.

Hiçbir iktidar, özgürlükleri daraltarak
ve korku iklimi oluşturarak kalıcı bir meşruiyet
sağlayamaz.

Demokrat Parti olarak inanıyoruz ki hukuk
devleti, bağımsız yargı, özgür basın ve demokratik
siyaset birbirinden ayrı düşünülemez. Farklı düşüncelerin özgürce ifade edildiği, iktidarın denetlenebildiği
ve vatandaşın haklarını korkmadan kullanabildiği
bir Türkiye, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Çünkü demokrasi, yalnızca iktidarın sandıktan çıkması değil; vatandaşın özgürce konuşabilmesi, basının özgürce haber yapabilmesi ve muhalefetin
hiçbir baskı altında kalmadan görevini yerine
getirebilmesidir.

“Yeter! Söz Milletindir”