Nurettin Eryılmaz
Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar başkanlığında toplandı.
Yeni fındık sezonu öncesinde üreticilerin fiyat beklentisinin ele alındığı toplantıda HALK54 Genel Yayın Yönetmeni Nurettin Eryılmaz, üreticilere fındığı emanete vermemeleri yönünde yapılan çağrıları hatırlatarak, lisanslı depoculuğun sektör açısından bir çözüm olup olmayacağını sordu.
Eryılmaz, üreticilerin ürünlerini uzun süre muhafaza etmekte zorlandığını, uygun depolama koşulları sağlanamadığında ise aflatoksin riski nedeniyle kalite kayıpları yaşanabildiğini belirterek, fındıkta lisanslı depoculuk konusunda bir çalışma yapılıp yapılamayacağını gündeme getirdi.
"LİSANSLI DEPOCULUK SON DERECE ÖNEMLİ"
Soruyu yanıtlayan Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Akyazı Ziraat Odası Başkanı Ali Şener Bayraktar, lisanslı depoculuğun yalnızca fındıkta değil tüm tarımsal ürünlerde büyük önem taşıdığını söyledi.
Bayraktar, "Lisanslı depoculuk son derece önemli. Sadece fındıkta değil, bütün ürünlerde dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımız zaman, ekonominin temel fiyat belirleyici unsuru olan arz-talep dengesinin korunması adına lisanslı depolar stoklama merkezleri olarak son derece önemli. Aynı zamanda gerçek ürün varlığının kayıt altına alınmasını da sağlar. Üreticinin ambarındaki ürünü resmi olarak kayıt altına almak mümkün değildir. Ancak lisanslı depoya gelen ürün kayıt altındadır ve piyasaya ilişkin anlık ya da geleceğe yönelik öngörüler oluşturulmasına katkı sağlar." dedi.
"HUBUBATTA BAŞARDIK, FINDIKTA BAŞARAMADIK"
Türkiye'nin hububat ürünlerinde önemli bir lisanslı depo kapasitesine sahip olduğunu belirten Bayraktar, aynı başarının fındık sektöründe sağlanamadığını ifade etti.
Bayraktar, "Bugün mısırdan buğdaya, arpadan diğer hububat ürünlerine kadar dünya standartlarında teknolojik lisanslı depolarımız bulunuyor. Ancak fındıkta bunu yapabildik mi? Maalesef yapamadık. Bunun nedenlerinden biri fındığın kendine özgü yapısı, diğeri ise üreticilerin geçmişten gelen bazı yanlış alışkanlıklarıdır." diye konuştu.
DÜZCE ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI
Düzce'de kurulan lisanslı deponun üreticiler tarafından yeterince kullanılmadığını belirten Bayraktar, talep olmayınca yatırımın sürdürülemediğini söyledi.
"Orada lisanslı depo kuruldu ancak üretici ürününü getirmedi. Sonuçta yatırım yapılıyor. Kimse ürün teslim etmezse o tesis faaliyetini sürdüremez ve kapanır. Talep oldukça, üretici bu konuda istekli oldukça ve ürününü lisanslı depoya götürürse bu sistem yeniden hayata geçirilebilir." ifadelerini kullandı.
"ÜRETİCİNİN DESTEĞİ ŞART"
Fındığın hububat ürünlerinden farklı özelliklere sahip olduğuna dikkat çeken Bayraktar, birçok üreticinin ürünü evinde veya ambarında muhafaza etmeyi tercih ettiğini belirtti.
Sektörde profesyonel üreticilerin yanı sıra çok sayıda hobi amaçlı üretici bulunduğunu da ifade eden Bayraktar, "Fındık bir mısır ya da buğday değil. Evin ya da ambarın bir köşesinde saklanabiliyor. Ancak sektörün en büyük sorunlarından biri de gerçek anlamda meslek erbabı olmayan birçok kişinin de fındık üreticisi olmasıdır. İnşallah önümüzdeki yıllarda arz-talep dengesini sağlayacak bu tür organizasyonlar üreticiden talep görürse sektöre önemli katkılar sağlayacaktır." dedi.




