Sakarya ekonomisinin, ticaretinin ve tarımının rotasını belirleyen iki dev yapıda; Sakarya Ticaret Borsası (STB) ve Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (SATSO) seçim takvimi durmaksızın geriye sayıyor. 2026 yılının son çeyreğine girerken, Sakarya iş dünyasında tabiri caizse yer yerinden oynuyor.

Kulislerde öyle bir maraton başladı ki, şu günlerde ticaretin aktörleri için uyku adeta haram oldu. Işıkları sabaha kadar sönmeyen ofislerde listeler yapılıyor, iğne oyası gibi stratejiler işleniyor. Hedef tek: Bu amansız yarışta ipi birinci göğüslemek, o uykusuz gecelerin emeğini sandıkta zafere dönüştürmek!

İlk Perde Borsada Açılıyor: Domino Etkisi Kapıda

Sahadaki dev yarışın takvimi ve stratejik dengeleri artık netleşti. Sakarya, nefes kesen iki aşamalı bir seçim maratonuna şahitlik edecek. Önce Ticaret Borsası seçimi yapılacak, buradaki fırtına dindikten hemen sonra ise gözler SATSO seçimlerine çevrilecek.

İlk perdenin borsada açılacak olması, SATSO’daki dengeleri de doğrudan etkileyecek ciddi bir domino etkisi taşıyor. Borsada ipi göğüsleyen kanat, arkasına alacağı o güçlü moral ve rüzgarla SATSO sandıklarına çok daha büyük bir özgüvenle yürüyecek. Aday adayları ekiplerini komitelerden birinci çıkarmak için sahada amansız bir çalışma yürütüyor. Çünkü iş dünyasının değişmez bir kuralı vardır: Komiteyi kaybeden, meclisi kaybeder; meclisi kaybeden, yönetim kurulunu ve başkanlık akıbetini baştan teslim eder. Yukarısı için yapılan tüm hesaplar, tabandaki o meslek komitesi sandıklarının rengine bağlıdır.

Borsanın Büyük Paradoksu: Depolar mı, Binalar mı?

Bu büyük yarışın en çok tartışılan ve analiz edilmesi gereken yeri ise hiç şüphesiz maratonun ilk ayağı olan Sakarya Ticaret Borsası. Borsa hafızası bize çok ilginç bir gerçeği fısıldıyor: Hizmet etmek, tek başına sandığı kazanmaya yetiyor mu?

Adem Sarı Dönemi ve Silolar: Geçmiş dönem başkanı Adem Sarı, Sakarya çiftçisinin ve mısır tüccarının yıllardır kanayan en büyük yarasına merhem olmuş, bölgeye devasa, modern bir lisanslı depoculuk tesisi ve mısır siloları kazandırmıştı. Üreticiye doğrudan dokunan bu dev tarım yatırımına rağmen, girilen seçimde sandıktan sürpriz bir yenilgiyle ayrıldı.

Mustafa Genç Dönemi ve Hizmet Binası: Koltuğu devralan mevcut başkan Mustafa Genç ise borsanın kurumsal gücünü ve prestijini ön plana çıkardı. Eski idari binayı yıkarak yerine modern ve teknolojik donanımlı yeni hizmet binasını tamamladı. Üstelik Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun bizzat katılımıyla Temmuz 2026’da gerçekleştirilen o görkemli resmi açılış töreniyle, borsa üyelerine hem güçlü bir kurumsal vizyon hem de Ankara nezdinde güçlü bir lobi mesajı verdi.

Şimdi tüm borsa camiası ve meslek grupları şu can alıcı soruya odaklanmış durumda: Seçimin yönünü yapılan depolar mı, yoksa yükselen hizmet binaları ve kurumsal prestij mi belirleyecek? Borsa üyesi sahaya inen tarım yatırımını mı ödüllendirecek, yoksa kurumsal vizyonu taçlandıran idari binayı mı?

Kulislerde Bülent Afyon Hareketliliği: Dengeler Değişiyor mu?

Tam da bu iki kutuplu hizmet kıyaslaması konuşulurken, borsa koridorlarında ses tonu yükselen çok önemli bir isim daha var: Bülent Afyon.

Borsa hafızasını tazeleyenler çok iyi hatırlayacaktır; dört yıl önceki seçimde özellikle gıda sektörü komitesinde çok ciddi ve önemli bir oy oranına ulaşan Bülent Afyon, borsa başkanlığına adeta göz kırpmıştı. Gıda sektöründeki o güçlü taban desteğini ve üye bağını koparmayan Afyon’un ismi, yaklaşan bu seçim döneminde de borsa başkanlığı için yüksek sesle konuşulmaya başlandı.

Camia içindeki pek çok aktör, "Bu seçimde Bülent Afyon’un şansı nasıl gider, bu kez borsa başkanlığı yarışında ipi göğüsleyebilir mi?" sorusunun cevabını arıyor. Geçmiş seçimdeki güçlü performansının üzerine yeni ittifaklar eklemeyi başarırsa, Afyon’un bu yarışta dengeleri tamamen değiştirebilecek bir ağırlığa sahip olduğunu sahayı okuyan herkes kabul ediyor.

Şehir "Aktif Yönetim" Bekliyor

İşin aslı, adaylıklar cephesinde henüz resmi ve net bir ilan yapılmış değil. İsimler stratejik olarak sahada güç tartarken; arka planda ittifaklar kuruluyor, küskünler barıştırılıyor, gruplar üzerinde ince matematik hesapları dönüyor.

Borsadaki 7 konsantre meslek grubunun ardından, SATSO’da 34 farklı meslek komitesinin getireceği o devasa sahaya yayılacak yarışta, üyenin tek bir ortak beklentisi var: Sadece fiziksel yatırımlarla yetinmeyen, Sakarya’da çok daha aktif bir rol üstlenen yönetimler. Şehrin her gündemine katılan, tarımdan sanayiye, makro ekonomiden Sakarya’nın gelecek vizyonuna kadar her masada ağırlığını hissettiren, şehirle entegre bir yönetim tarzı arzulanıyor.

İşte tam da bu beklenti; silo, bina ve komite güçlerinin çarpışacağı bu uykusuz geceler maratonunda kimin önünü açacak? Bunu zaman gösterecek.

Borsa takvimi durmaksızın geriye sayıyor. Komitelerde kurulan ittifaklar, sahada dökülen alın terleri yakında sandıkta rengini belli edecek. Borsanın ardından başlayacak olan SATSO yarışı ise bu heyecanı zirveye taşıyacak. Bakalım bu büyük yarışın kazananı kim olacak? Şimdiden Sakarya’mıza hayırlı olsun.