Günlerdir Sakarya’nın ana gündem maddesi; Resmî Gazete’de yayımlanan 11730 ve 11731 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları.

Ferizli’de 179 hektar, Kaynarca’da ise 406 hektar olmak üzere toplamda 586 hektarlık (yaklaşık 5 bin 860 dönüm) alanın Endüstri Bölgesi ilan edilmesi, şehirde ciddi bir hareketlilik ve geniş çaplı bir yankı uyandırdı.

Kararın detayları netleştikçe, kentteki siyasi partilerden meslek odalarına kadar geniş bir kesim endişelerini dile getirmeye başladı. MHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Alkaş, Sakarya Ziraat Odaları Koordinasyon Başkanı Ali Şener Bayraktar ve ilçe ziraat odaları başkanları peş peşe açıklamalar yaptı.

Verilen mesajlarda kimsenin yatırıma veya bacası tüten üretime karşı olmadığı, ancak Sakarya’nın can damarı olan verimli tarım topraklarının, su havzalarının ve ekolojik dengenin titizlikle korunması gerektiği vurgulandı.

Hatta şehirdeki STK’lar bir araya gelerek, Sakarya’nın tarımsal potansiyelini ve muhtemel çevresel riskleri içeren kapsamlı bir rapor hazırlama kararı aldı. Ankara kulislerinde ses getirmek adına Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı ve ziraat odaları temsilcileri gibi etkili Sakaryalı isimlerin de bu hassasiyeti merkezi yönetime aktarması fikri öne çıktı.

Kısacası şehirde, sanayileşmenin niteliğine dair haklı bir endişe dalgası esiyordu.

İşte tam bu atmosferde, kriz yönetiminde siyasi tecrübenin ve zamanlamanın ne kadar kritik olduğunu gösteren bir gelişme yaşandı.

Peyzaj Fuarında Gelen Telefon ve Göl Kıyısındaki Görüşme

Geçtiğimiz günlerde Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Sapanca Kırkpınar sahilindeki Peyzaj ve Süs Bitkileri Fuarı’nın (PSB Anatolia) açılış programındaydı. Protokoldeki yerini almış, törenin başlamasını bekliyordu.

Alemdar, kararın ardından Sakarya’daki hassasiyeti ilk ağızdan aktarmak üzere Cumhurbaşkanlığı nezdinde bir görüşme talebinde bulunmuş ve yanıt bekliyordu. Tam fuar programı başlarken Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden o beklenen arama geldi.

Başkan Alemdar hemen protokolden müsaade isteyerek ayrıldı, gürültüden uzaklaşmak adına Sapanca Gölü’nün kıyısına doğru yürüdü.

Göl kenarında gerçekleşen o kısa ama kritik görüşmede Alemdar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Ferizli ve Kaynarca ile ilgili kararın sahada nasıl bir akis bulduğunu, hem kentin tarımsal geleceği hem de hemşehrilerinin beklentileri açısından konunun yüz yüze değerlendirilmesinin önemini aktardı.

Bu telefon trafiğinin hemen ardından Başkan Alemdar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rize programına katıldı. Konuyu orada bizzat ve detaylı bir dosya halinde Sayın Cumhurbaşkanı’na iletti. Sakarya’nın sesine kulak veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ise vakit kaybetmeden ilgili bakanlıklara konunun tüm detaylarıyla incelenmesi ve kentin hassasiyetlerini göz önüne alan bir çözüm üretilmesi talimatını verdi.

Sakarya Tarım Topraklarına Sahip Çıktı, Alemdar’ın Hamlesi Takdir Topladı

Şehirde soru işaretleri yükselirken, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın yerel dinamikleri iyi okuması, tepkileri doğru analiz ederek konuyu kutuplaşmaya mahal vermeden doğrudan devletin en tepesine taşıması son derece kıymetlidir. Yapılan bu yapıcı hamle, şehirdeki olumsuz havayı bir anda dağıtmış ve süreci diyalog zeminine çekmiştir. Sakarya bir kez daha toprağına, doğasına sahip çıkmış; Başkan Alemdar’ın bu sağduyulu ve kararlı duruşu ise kamuoyunda büyük takdir toplamıştır.

Sakarya; bereketiyle bilinen bir tarım kenti, gölü ve yeşiliyle doğa turizminin göz bebeği, kuzey sahilleriyle de deniz turizminin merkezidir. Şüphesiz ki sanayi ve teknoloji yatırımları kentin kalkınması için önemlidir; ancak bu yatırımların kentin doğasına, tarım potansiyeline ve yaşam kalitesine zarar vermeyecek seçici bir modelle (çevre dostu, yüksek teknolojili ve bacasız sanayi) kurgulanması şarttır.

Önümüzdeki süreçte bakanlıkların yürüteceği teknik incelemeler ve düzenlemelerle, Endüstri Bölgesi’nin Sakarya’nın dokusuna uyumlu hale getirilip getirilmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

Ancak şu bir gerçek ki; yapıcı diyalog, doğru bilgilendirme ve zamanında atılan adımlar her zaman kazandırır. Yusuf Alemdar hem kentin endişesini doğru kanaldan Ankara’ya taşımış hem de Sakarya’nın geleceğini koruyacak makul bir ortak aklın kapısını aralamıştır.