Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen ve SUBÜ Konuşmaları’nın 116’ncı konuşmacısı, ‘Yeni Çağın Petrolü: Lityum İyon’ başlıklı söyleşiyle ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir oldu. Moderatörlüğünü SUBÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Güzel’in üstlendiği söyleşide Özdemir; batarya teknolojilerinden savunma sanayinin enerji ihtiyacına, 12’nci Kalkınma Planı hedeflerinden gençlerin kariyer planlamasına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Lityum iyon pillerin neden ‘yeni çağın petrolü’ olarak isimlendirildiğine açıklık getiren ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Turan Özdemir; petrolün enerji üretmek için yakıldığı, bataryaların ise enerjiyi depoladığı ancak serbest bırakıldığında sistemleri tıpkı bir jeneratör gibi çalıştırdığını belirtti. Özdemir, "Kalp pilinden cep telefonuna, elektrikli araç motorlarından megavat ölçeğindeki depolama ünitelerine kadar her alanda bu yakıt özelliğini görüyoruz. Günümüzde kritik altyapıların ve enerji santrallerinin hedef alındığı bir dünyada; güneş, rüzgâr veya hidroelektrik santralleriyle üretilen enerjiyi depolayıp ihtiyaç anında kullanıma sunmak, tam bağımsızlık için hayati bir öneme sahip" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonunda ASPİLSAN Enerji’nin üstlendiği öncü role dikkat çeken Özdemir, kurumun savunma sanayinin enerji ihtiyacını yerlileştirme noktasında bir merkez üssü haline geldiğini ifade etti. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı bünyesinde yürütülen çalışmalarla; telsizlerden insansız hava araçlarına (İHA/SİHA), denizaltı platformlarından füze sistemlerine kadar ordunun ihtiyaç duyduğu tüm kritik enerji çözümlerinin milli imkânlarla tasarlandığını vurguladı. Özdemir, ASPİLSAN Enerji’nin Avrupa’nın ilk silindirik lityum iyon pil üretim tesisini kurarak küresel pazar için de stratejik bir teknoloji üreticisi konumuna yükseldiğini kaydetti.
Türkiye’nin doğal lityum kaynaklarının Şili gibi ülkelerle kıyaslandığında kısıtlı olduğunu hatırlatan Özdemir, asıl zenginliğin insan kaynağında olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin en büyük sermayesinin gençler olduğunu belirten Özdemir; "Yeraltında lityum fışkıran topraklarımız olmayabilir ama yerüstünde devasa bir hazinemiz, gençlerimiz var. Bizler geçmişte bu teknolojileri yurt dışındaki laboratuvarlarda başkaları için geliştiriyorduk, ancak bugün bu birikimi ülkemize hizmet etmek için kullanıyoruz. Kardeşlerimiz vakitlerini boşa harcamamalı; kendilerine enerji gibi stratejik bir alan seçip yatırım yapmalılar. Emeklerinin karşılığını katmerli bir şekilde alacaklardır" dedi.
12’nci Kalkınma Planı çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenen 150 bin nitelikli istihdam hedefine de değinen Özdemir, bu hedefin ana öznesinin yetişmiş mühendisler ve teknik
elemanlar olduğunu kaydetti. Savunma sanayinde; itki sistemleri, güç yapıları ve yapay zekâ destekli sistemler için ciddi bir personel ihtiyacı doğacağını ifade eden Özdemir, enerji konusunun bu istihdam pazarındaki en kritik halkalardan biri olacağını belirterek öğrencilere bu alanda derinleşmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu.