Arifiye'de İstiklal Marşı'nın kabulü törenle kutlandı
Arifiye'de İstiklal Marşı'nın kabulü törenle kutlandı
İçeriği Görüntüle

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 115’inci konuşmacısı, ‘Sesin Şifası: Mizaçtan Burçlara Müzik’ konulu söyleşiyle Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi oldu. Moderatörlüğünü Geyve Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Dilek Sürmeli'nin üstlendiği söyleşide; notaların insan ruhuna dokunuşu, makamların tedavi edici gücü ve tarihten günümüze müziğin şifa veren sırları gibi konular üzerine konuşuldu.

Medeniyetimizde sesin ve işitmenin merkezi bir yere sahip olduğunu vurgulayan Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, “Bizim medeniyetimizde itaat ve iman işitmek ile başlar. İnsanoğlu ruhlar alemindeyken Elest Bezmi dediğimiz o yüce makamda Cenab-ı Allah’ın hitabına mazhar olmuş ve ilk olarak bir ses duymuştur. Müzik aslında güzel ses demektir ve biz en güzel sesi ruhlar aleminde duyup itaat ettik. İnsanın hayatı bu dünyada kulağına okunan ezan sesiyle başlar ve Hüseyni makamındaki salâlarla nihayete erer. Yani ömrümüz iki güzel ses arasında geçer” ifadelerini kullandı.

Müziğin şifa yönü ve makamların insan yaşamı üzerindeki etkilerine değinen Ahmet Hakkı Turabi, “Şifânağme kavramı sanılanın aksine şifa mektubu değil şifalı nağmeler anlamına gelmektedir. Amasya’da 1300’lü yıllarda inşa edilen Darüşşifa’nın müzikle tedavi müzesine dönüştürülmesi sürecinde insanların bu tedavinin müziğini merak etmesi üzerine bu albümleri hazırladık. Bu eserler hastalıklara, burçlara ve gün içindeki vakitlere göre ayarlanmış özel parçalardan oluşmaktadır. İbn-i Sina’nın ortaya koyduğu dört sıvı teorisine göre hastalık bu sıvıların dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkar ve makamlar farklı frekanslarda titreşimler yayarak bu dengeyi yeniden kurmaya yardımcı olur. Beş vakit ezanın farklı makamlarda okunması da insanın biyolojik ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkilidir” ifadelerini kullandı.

Müziğin evrensel boyutuna değinen Turabi, “Pisagor’un da ifade ettiği gibi kâinatta gök cisimleri dönerken bir ses çıkarır ve biz buna kozmik müzik diyoruz. Doğduğunuz yer, saat ve gezegenlerin konumu insan üzerinde farklı etkiler bırakır ve makamlar da bu dizilimle ilişkilidir. Güneş sistemindeki sıralamaya uygun olarak ilk sıradaki makam Rast makamıdır. Kâinatta her şey dönerek tekâmül eder ve bu düzen müzikle doğrudan ilişkilidir. Atomlardan semazenlere kadar bu dönüş aslında bir oluş ve olgunlaşma sürecidir” ifadelerini kullandı.

Müziğin üretim süreci ve dinleme alışkanlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Turabi, “Geleneksel müziğimizi gençlere sadece anlatarak değil yaşatarak ve hikayesini öğreterek sevdirebiliriz. Bir şarkının arkasındaki acıyı, yaşanmışlığı bilmeyen bir genç o sesten zevk alamaz. Müzik üretirken kişinin haletiruhiyesi ve anlatmak istediği duygu esastır. Bir besteyi yaparken akıl

geri planda kalır ve hissiyat ön plana çıkar. Müzik bir medeniyetin vitrinidir ve çok güçlü bir silahtır. Dinlediğiniz müzik size sadece ses değil bir inanç ve yaşam kültürü de taşır. Bu nedenle ruhumuzun besin kaynağı olan müziklerde seçici olmak zorundayız” açıklamasını yaptı.