Genç Pusat Eren'den acı haber: Yıllardır verdiği yaşam mücadelesini kaybetti
Genç Pusat Eren'den acı haber: Yıllardır verdiği yaşam mücadelesini kaybetti
İçeriği Görüntüle

11–17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Özel Adatıp Hastanesi Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Halil Ulaş Bildirici, günlük yaşamda fark edilmeden yüksek miktarda tüketilen tuzun, başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabileceğini belirtti.

Tuzun vücutta sıvı dengesi, sinir iletimi ve kas fonksiyonları açısından önemli görevleri bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Bildirici, ihtiyaç duyulan miktarın üzerinde tüketilmesinin ise sağlık açısından risk oluşturduğunu söyledi. Özellikle modern beslenme alışkanlıklarıyla birlikte işlenmiş ve paketli gıdalardan alınan gizli tuz miktarının arttığına dikkat çekti.

Aşırı tuz tüketiminin yüksek tansiyon gelişiminde önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Halil Ulaş Bildirici, yüksek tansiyonun da kalp krizi, inme, kalp yetersizliği ve böbrek hastalıkları gibi ciddi durumlar açısından önemli bir risk faktörü olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Bildirici, “Birçok kişi yalnızca yemeklere eklediği tuzu dikkate alıyor. Oysa ekmek, peynir, turşu, hazır soslar, işlenmiş et ürünleri, atıştırmalıklar ve paketli gıdalar günlük tuz alımına önemli ölçüde katkı sağlayabiliyor.” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük tuz tüketiminin sınırlandırılmasını önerdiğini hatırlatan Prof. Dr. Bildirici, daha az tuz tüketmenin kan basıncının dengelenmesine yardımcı olabileceğini ve uzun vadede kalp-damar hastalıkları riskini azaltabileceğini belirtti.

Tuz tüketimini azaltmak için sofrada tadına bakmadan tuz eklenmemesi, yemek pişirirken tuz miktarının kontrollü kullanılması, etiket okuma alışkanlığı kazanılması ve taze gıdaların tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Bildirici, baharatlar, limon, sarımsak ve çeşitli doğal aromalarla lezzetin artırılabileceğini ifade etti.

Çocukluk çağından itibaren dengeli beslenme alışkanlığı kazanılmasının önemine de değinen Prof. Dr. Halil Ulaş Bildirici, “Damak tadı zamanla şekillenir. Daha az tuzlu beslenmeye geçildiğinde kişi bir süre sonra buna uyum sağlayabilir. Sağlıklı yaşam için küçük değişiklikler büyük fark yaratabilir.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Bildirici, Dünya Tuza Dikkat Haftası’nın toplumda bilinç oluşturmak açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek, özellikle hipertansiyon, kalp hastalığı ve böbrek rahatsızlığı bulunan bireylerin beslenme düzenlerini hekim önerileri doğrultusunda planlamalarının önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Bu haber bilgilendirme amacı taşımakta olup tanı veya tedavi vaadi içermemektedir. Sağlıkla ilgili değerlendirmeler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uzman hekim görüşü alınması önerilir.