Sapanca Gölü’nü Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada, Sakarya’nın yıllardır biriken birçok sorunla karşı karşıya olduğu belirtilerek; çarpık yapılaşma, bungalovların ruhsat sorunları, su kaynakları üzerindeki baskılar, tarım arazilerinin imara açılması ve verimli tarım topraklarının Organize Sanayi Bölgelerine (OSB) dönüştürülmesi gibi konulara dikkat çekildi.
Platform açıklamasında, söz konusu sorunların geçmişten bugüne biriken meseleler olduğu vurgulanarak, bu sorunlarla mücadele eden devlet temsilcilerinin hedef haline getirilmesinin doğru olmadığı ifade edildi.
"VALİME DOKUNMA!"
Platform, açıklamasında Sakarya Valisi’ne sahip çıkılması gerektiğini belirterek, “Valime dokunma” çağrısında bulundu.
Valilerin herhangi bir şirketin, sermaye grubunun veya siyasi partinin temsilcisi olmadığı belirtilen açıklamada, “Vali devleti temsil eder. Devletin temsilcisi doğru gördüğüne doğru, yanlış gördüğüne yanlış diyebilmelidir. Bizim beklentimiz tam olarak budur” denildi.
"SAKARYA'NIN SUYU KİMİN?"
Sakarya’nın geleceği açısından en önemli konulardan birinin su kaynaklarının korunması olduğu ifade edilen açıklamada, artan nüfus, gelişen sanayi ve tarımın su ihtiyacının her geçen gün daha da arttığı belirtildi.
Sakarya’nın su kaynaklarını ilgilendiren her projenin kamu yararı açısından değerlendirilmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, özellikle Samanlı Dağları’ndaki su kaynaklarına yönelik projelere dikkat çekildi.
Platform açıklamasında, “Bugün alınacak bir kararın bedelini yarın Sakarya’nın çocukları ödeyecekse bugün susmak kimsenin hakkı değildir” ifadelerine yer verdi.
"TOPRAK BİR KEZ GİDERSE GERİ GELMEZ"
Sakarya’nın verimli tarım topraklarının korunması gerektiğine de dikkat çeken platform, tarım arazilerinin yalnızca ekonomik değer olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “O topraklar ekmeğimizdir, gıdamızdır, çocuklarımızın geleceğidir. Tarım arazilerinin imara açılması veya verimli toprakların OSB’ye dönüşmesi yalnızca bir parselin imar durumundan ibaret değildir. Bu, Sakarya’nın geleceğinin nasıl şekilleneceği meselesidir” denildi.
Sanayi, üretim ve istihdamın gerekli olduğu ifade edilirken, bu süreçlerde tarım, su, çevre ve kamu yararının göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.
"BİR KARAR YANLIŞSA HUKUK VARDIR"
Valiye yönelik eleştirilerin de değerlendirildiği açıklamada, alınan kararların yanlış olduğu düşünülüyorsa hukuk ve denetim mekanizmalarının bulunduğu hatırlatıldı.
Platform, “Bir karar yanlışsa hukuk vardır. Bir işlem hatalıysa denetim vardır. Belge vardır, soruşturma vardır, yargı vardır. Ancak sırf kamu yararını gözeten bir karar hoşumuza gitmedi diye bir devlet adamını siyasi tartışmaların ortasına atmak doğru değildir” ifadelerini kullandı.
SİYASİ PARTİLERE "ADALET TERAZİSİ" ÇAĞRISI
Sapanca Gölü’nü Koruma Platformu, başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partilere de çağrıda bulunarak, adaletin herkese eşit uygulanması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Adalet terazisi herkesi aynı tartmalıdır. Siyasi yakınlıkla değil, kişisel menfaatle değil, birilerinin baskısı ile değil; hak, hukuk ve kamu yararı ile hareket edilmelidir” denildi.
Platform, Sakarya’nın suyunun, toprağının, çevresinin ve geleceğinin korunmasının siyasi bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
"MESELE SAKARYA'NIN GELECEĞİDİR"
Açıklamanın sonunda Sakarya’nın geleceğinin birkaç kişinin değil, tüm kentin ortak meselesi olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Biz Sapanca Gölü’nü Koruma Platformu olarak Sayın Valimizin Sakarya’nın meselelerine siyasi gözlükle değil, devlet ve kamu yararı penceresinden bakmasını istiyoruz. Sakarya’nın suyunu, toprağını, çevresini ve geleceğini korumasını istiyoruz. Mesele Sakarya’dır. Mesele Sakarya’nın suyudur, toprağıdır. Mesele OSB’lerin nereye ve hangi şartlarda yapılacağıdır. Mesele çarpık yapılaşmanın önüne geçmek ve gelecek nesillere nasıl bir Sakarya bırakacağımızdır.”
Platform açıklamasını, “Valime dokunma, Sakarya’nın geleceğine dokunma. Sayın Valimiz yalnız değildir” sözleriyle tamamladı.





