Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Erdem Ercan başkanlığında Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımıyla Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Ülke ve ekonomi gündemi hakkında değerlendirmede bulunmak ve Yönetim Kurulu’nun aylık faaliyetleriyle ilgili bilgi vermek üzere kürsüye gelen SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, şunları kaydetti:
"Küresel ekonomi, geçici dalgalanmaların ötesinde yapısal dönüşümlerin olduğu yeni bir dönemden geçiyor. Ticaret yolları yeniden şekillenirken üretim modelleri dijitalleşiyor ekonomik güç dengeleri, çok merkezli bir yapıya evriliyor.
Enerji politikaları, jeopolitik gelişmeler ve teknoloji artık ekonominin arka planı değil, doğrudan belirleyici unsurlarıdır.
Bu yeni düzende alışkanlıklarla ilerlemek yeterli değil üretimden yatırıma kadar her alanda stratejik konumlanma zorunlu hale geldi.
Türkiye ekonomisi de bu küresel dönüşüm sürecinde dengeli bir uyum arayışı içerisinde. Enflasyon yüksek seviyelerde seyretmeye devam etse de son aylarda gözlenen kademeli gerileme dezenflasyon sürecinin güçlendiğine işaret ediyor.
Diğer taraftan para politikasında başlayan normalleşme süreci ve faizlerde oluşan yön değişimi beklentisi, yatırım iştahının yeniden canlanması açısından önemli bir eşik oluşturmaktadır.
Uluslararası kuruluşların projeksiyonları, Türkiye ekonomisinin büyüme kapasitesini koruduğunu göstermektedir.
Önümüzdeki dönemde temel mesele fiyat istikrarı sağlanırken, üretim dinamizmini kaybetmemek olacaktır.
Bu hassas denge, hem ekonomi yönetimi hem de reel sektör açısından önem arz ediyor.
Sınırda karbon düzenleme mekanizması ve emisyon ticaret sistemi de ekonominin gidişatına yön verecek önemli unsurlar. Bunlar artık geleceğe ilişkin değil, bugünden yönetilmesi gereken başlıklardır. Bu süreci doğru yöneten işletmeler avantaj sağlayacak, hazırlıksız yakalananlar ise pazar kaybı riskini yaşayacak. Bir de bu yıl ülkemizin ev sahipliği yapacağı uluslararası iklim müzakereleri platformu da sanayimiz açısından yeni bir rekabet döneminin başlangıcını işaret ediyor.
Yerel kalkınma hamlesi
Bu küresel dönüşümün yerelde karşılık bulması ise kalkınma politikalarıyla mümkün olmaktadır. Geçtiğimiz günlerde açıklanan yerel kalkınma hamlesi teşvik programı bu açıdan önemli bir adımdır. Kararda yer alan yatırım konuları yansıda gördüğünüz gibidir. Bu yatırım konularının belirlenmesine oda olarak biz de katkı sunduk. Sektörel çalışmalarımız ve görüşmelerimiz oldu.
Bu anlamda her bölgeye olduğu gibi ilimiz için de nokta atışı konular olduğuna inanıyoruz. Bu teşvik programı sayesinde Sakarya’mızda yüksek teknolojiye dayalı üretim, atık yönetimi ve sürdürülebilir üretim güçlenecektir. Bu gelişmeyle yerelde sağlanacak kalkınma hamlesi, globalde de rekabete ivme kazandıracaktır. Bu konuda kıymetli çalışmaları için sanayi ve teknoloji bakanımız sayın Mehmet Fatih Kacır ve emeği geçen bürokratlarımıza teşekkür ediyorum.
100 milyar TL finansman paketi
Elbette yatırımı konuştuğumuz her noktada karşımıza çıkan temel mesele finansmandır. Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan 100 milyar TL’lik finansman paketi bu ihtiyaca yönelik önemli bir adımdır. İşletme başına 50 milyon TL’ye kadar limitli, 6 ayı da ödemesiz olmak üzere 36 aya kadar vadeli imkanlarla çıkan paketin iş dünyamıza ilaç olacağına inanıyorum. Finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntı yaşarken TOBB’un da geçtiğimiz yıl devreye aldığı ve 2 kez de hacim artışına gittiği nefes kredisi de fayda sağladı ancak yeterli de olmadı. Bu ve benzeri desteklerin artarak devam etmesinin iş dünyamıza nefes olacağına inanıyorum.
Finansmana erişim
Çok sık dile getiriyoruz finansmana erişim gerçekten ciddi bir sorun. Bu konu artık işletmeler açısından bir maliyet unsuru değil, doğrudan varlık-yokluk meselesi haline geldi. 2026 yılı başı itibarıyla kredi maliyetlerinin yeniden yükseliş eğilimine girdiğini görüyoruz. Bireysel kredilerde faiz oranları yüzde 50 seviyesini aşarken ticari kredi piyasasında da sıkılaşmanın sürdüğünü görüyoruz.
Bu tablo sahada çok net bir sonuç doğuruyor: Üreten finansmana ulaşamadığı için rekabette geri kalıyor. Sipariş var ama yatırım kararı erteleniyor. İş var ama nakit akışı kırılgan hale geliyor. İşte tam bu noktada açık bir tespiti ifade etmek zorundayız.
Eğer firmaların finansmana erişimi kolaylaşmazsa, destek paketleri de yeterli olmayabilir ve 2026 yılı reel sektör açısından kapasite küçültmelerinin, kapanmaların daha da arttığı bir yıl olabilir. Bunu bir endişe gibi değil, sahadan gelen güçlü bir uyarı olarak dile getiriyoruz. Çünkü bizler tabloyu yalnızca verilerden değil, üyelerimizin günlük mücadelesinden okuyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey temkinli olmakla birlikte gerçekçi bir cesarete sahip olmaktır.
Sorunları görmezden gelmek yerine zamanında konuşabilmenin her zamankinden daha önemli olduğu günlerden geçiyoruz.
Basitleştirilmiş ithalatın sonlandırılması
Ekonomik dengeleri korumanın bir diğer boyutu da ticari düzenin sağlıklı işlemesidir. Yıl başında 30 Euro’ya kadar olan basitleştirilmiş ithalat uygulamasının sonlandırılmasını, tüketici güvenliği ve adil rekabet açısından doğru bir adım olarak değerlendiriyoruz.
Rekabet yalnızca fiyat üzerinden değil kalite, güvenlik ve standartlar üzerinden kurulmalıdır. Oda olarak bu kararın ardından yaptığımız değerlendirmede, söz konusu düzenlemenin yalnızca iş dünyamız açısından değil, aynı zamanda tüketici güvenliği açısından da önemli bir adım olduğunu ifade etmiştik. Nitekim TOBB başkanımız sayın Rifat Hisarcıklıoğlu da bu kapsamda ülkemize giren ürünlerin yaklaşık yüzde 81’inin tüketici açısından risk taşıdığına dikkat çekmiştir.
Ortaya çıkan yeni dengede sanayicimize ve tüccarımıza önemli görevler düşmektedir. Üretim kalitesini yükselten, tüketici sağlığını önceleyen ve vatandaşlarımızın ürünlere erişimini makul fiyatlarla sürdüren bir piyasa anlayışını hep birlikte güçlendirmek zorundayız.
Kanatlı Eti İhracat Kısıtlaması
Tarım ve gıda sektöründe alınan kararlar da, ekonomik dengeler açısından yakından takip ettiğimiz başlıklar arasında yer almaktadır. Ticaret bakanlığı tarafından beyaz et yani kanatlı eti ihracatına getirilen kısıtlamaya ilişkin açıklamada; bölgesel gelişmeler, iç talepteki artış ve tüketim alışkanlıklarındaki değişimin fiyatlar üzerinde oluşturduğu baskı nedeniyle bu adımın atıldığı ifade edilmiştir.
Öncelikle şunu vurgulamak isterim ki; vatandaşlarımızın uygun fiyatla gıdaya erişimi hem odamız hem de iş dünyamız açısından her zaman önceliklidir.
Bu çerçevede, piyasayı dengelemeye yönelik adımların önemini elbette biliyoruz. Ancak sahadan aldığımız geri bildirimler, kararın üretim ve ihracat tarafında riskler oluşturabileceğini göstermektedir. Nitekim 2024 yılındaki benzer uygulama sonrasında sektörün önemli ihracat pazar kayıpları yaşadığını da biliyoruz. Özellikle yılın başında uzun vadeli ihracat anlaşmaları yapan firmalar açısından mevcut durum belirsizlik oluşturmaktadır.
Üretim zincirinin başında yer alan kırsaldaki küçük ve orta ölçekli üreticilerimizin de olası daralmadan doğrudan etkilenmesi söz konusudur. Burada dikkat çekmek istediğimiz husus; fiyat artışlarının sorumlusu olmayan, üretim ve ihracatını sürdüren firmaların da aynı uygulamadan etkilenmesinin sektörde zincirleme ekonomik sonuçlar doğurabileceğidir. Bu nedenle beklentimiz; piyasa dengesi gözetilirken üretim sürekliliğini ve ihracat kabiliyetini koruyan, öngörülebilirliği artıran mekanizmaların etkin çalışmasıdır.
Sakarya ekonomisi
Ekonomik açıdan kolay bir dönemden geçmediğimizi artık hepimiz sahada birebir yaşıyoruz. ancak tüm zorluklara rağmen şehrimizin üretim gücü direnç göstermeye devam ediyor.
Dış ticaret verileri
Türkiye ihracatçılar meclisi tarafından açıklanan verilere göre Sakarya, yılın ilk ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26,5 artışla 559 milyon dolar ihracat gerçekleştirerek tüm zamanların ocak ayı rekoruna ulaşmış ve Türkiye’nin en çok ihracat yapan 7. İli olma konumunu korumuştur.
Tüik’in 2025 yılı kümülatif verilerine baktığımızda ilimizin ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 142 seviyesine ulaştığını ve yaklaşık 1,9 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verdiğini görüyoruz. İhracatımızın yine yaklaşık yaklaşık yüzde 80’i otomotiv sektöründen geliyor. Bu bizi sektörel olarak güçlü bir noktaya getiriyor. Güçlü bir üretim kabiliyetine sahibiz. Ancak aynı zamanda tek sektöre yüksek bağımlılık riski taşıyoruz. Bugün avantaj gibi görünen bu yoğunlaşma, küresel talep daralmalarında kırılganlık oluşturabilecek bir yapı anlamına da gelmektedir.
Bunu her zaman dile getiriyoruz. Bu sebeple ur-ge projeleri ile firmalarımızı çeşitli sektörlerde ihracata yönlendirmeye gayret ediyoruz. Yalnızca sorun tespit eden değil, çözümün parçası olan bir anlayışla hareket ediyoruz.
TKDK SATSO kampüsünde
Güzel bir gelişmeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi ilimiz 2 yıl öncesine kadar ipard desteklerinden faydalanamıyordu. Bu konuda girişimlerimiz neticelendi. 2024 yılından beri desteklerden faydalanabiliyoruz. Aynı zamanda ipard destekleri ile ilgili Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun (TKDK) Sakarya temsilciliğinin de ilimizde faaliyet göstermesi için gayretlerimiz oldu.
O da yaklaşık 2 yıldır tarım il müdürlüğümüzün binasında hizmet veriyordu. Şimdi bu ofisi oda kampüsümüze aldık. Tkdk ofisinin üyelerimizin ve Sakarya iş dünyamızın desteklere daha kolayca ulaşabilmesi adına satso kampüsümüze getirilmesi faydalı oldu.
Hizmet kampüsümüz sanayiyi, ticareti, tarımı ve turizmi geliştirecek birden çok kuruluşa ev sahipliği yapmış olacak. Verdiği tüm hizmetlerle tam anlamı ile tek duarak hizmet kampüsü oluyoruz.
Sakaryanın toplumsal algısı
Şehirlerin gelişimi yalnızca fiziki yatırımlarla değil, toplumsal algıyla da şekillenir. Son dönemde kamuoyuna yansıyan cinayetler, özellikle kadın cinayetleri, intihar ve farklı adli olayların şehrimizin üretim gücüyle örtüşmeyen bir algı oluşturduğunu görüyoruz. Bunu da sıklıkla dile getiriyoruz.
Güvenli ve huzurlu şehir kimliği ekonomik gelişimin de temelidir. Bu noktada özellikle olası madde bağımlılığı konusu üzerinde güçlü bir toplumsal mücadele yürütülmesi ve gençlerimizi eğitimin, üretimin ve sosyal hayatın içinde tutacak projeler geliştirmek ortak sorumluluğumuzdur. Valiliğimiz koordinasyonunda yürütülecek sosyal sorumluluk çalışmalarında oda olarak her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu ifade etmek isterim.
Okullar TÜBİTAK desteği kazandı
Odamız himayesindeki SATSO motorlu araçlar teknolojisi mesleki ve teknik anadolu lisemiz ile satso ticaret mesleki ve teknik anadolu lisemiz, 4006 TÜBİTAK bilim fuarları destekleme programı kapsamında destek almaya hak kazandılar.
Liselerimizin kıymetli öğrencilerini, öğretmenlerini, idari kadrosunu ve müdürlerimizi tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum"




