Diyetisyen Tuğba Adıyaman, sürekli yeme isteğinin altında yatan 4 önemli sebebi açıkladı.

Diyetisyen Tuğba Adıyaman, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Fizyolojik anlamda açlık, vücudunuzun artık yiyeceğe ihtiyaç duyduğuna işarettir. Mide boş olduğunda büzülür ve açlık hormonu olan ghrelin hormonunu salgılar. Ghrelin sayesinde iştah artar ve yemek yeme ihtiyacı hissedilir.

Yemek yedikten sonra ise vücudumuzda tokluk hormonu olan leptin hormonu salınır böylece doyduğumuzu anlar ve yemek yemeği bırakırız. Fizyolojik açlık  tükettiğimiz öğünün içeriğine bağlı olmakla birlikte ana öğünden 4 ile 6 saat sonrasında hissedilir.

Kuaför Muharrem'in baba acısı Kuaför Muharrem'in baba acısı

Sürekli beslenme alışkanlığı sağlığı tehdit etmekle birlikte kilo almanın temel nedenlerindendir. Ana öğünden 1-2 saat sonra hissedilen açlık, sağlıklı bir durum değildir ve altında bazı sebepler yatar:

1. Duygusal Açlık

Duygusal açlık bedenin besine ihtiyacı olduğunda hissettiğimiz açlık değil ; stres, üzüntü, kaygı gibi yoğun duyguları bastırmak için besinlere uzanmaktır. Gerçek açlıkta her şeyi yeme isteği varken duygusal açlıkta belirli yiyeceklere karşı aşırı yeme isteği vardır. Bunlar genellikle fazla baharatlı paketli ürünler, tatlı ya da yumuşak kıvamlı dondurma gibi yiyecekler olabilir.

2. İnsülin Direnci

İnsülin direnci şeker hastalığı demek değildir, vücutta insülin işlevini yeterince yerine getiremiyor demektir. Buna bağlı olarak isnülin direnci olan kişilerde kan şekeri dalgalanmaları daha çok görülür ve çabuk acıkma ortaya çıkar. Diyet ve düzenli egzersiz ile tedavi edilebilecekken önemsenmez ise şeker hastalığına dönüşebilir.

3. Yetersiz Uyku

Yetersiz ya da kalitesiz uyku açlık- tokluk hormonu düzenini bozabilir buna bağlı olarak kendinizi daha aç hissedebilirsiniz. Sağlıklı bir uyku düzenine sahip olduğunuz dönemlere kıyasla daha çok yiyebilirsiniz.

 4. Öğünlerdeki Yağ- Karbonhidrat- Protein Dengesizliği

Vücut tüm bu besin gruplarına ihtiyaç duyar ve dengeli tüketilmelidir. Örneğin öğlen saatlerinde pilav ya da makarnayı tek başına bir öğün olarak tercih ederseniz yalnızca basit karbonhidratla beslenmiş olursunuz. Basit karbonhidratlar kana çabuk karışır ve hızlı acıktırır. Bu sebeple öğün içeriklerinin dengeli olması gerekmektedir.

Sürekli yemek isteğini nasıl kontrol altına alabilirsiniz?

Duygusal beslenmeye bağlı sürekli yemek yeme isteğini aşmakta ilk kurallardan biri boş vakitleri doldurmaktır bunun en sağlıklı yolu ise fiziksel aktivite yapmaktır. Düzenli fiziksel aktivite aynı zamanda insülin direnci kontrolünde de etkindir.

Özellikle açık havada yürüyüş yapmak günlük hayat stresini kontrol etmenizi sağlarken yemek yeme isteğinizi de azaltacaktır.

Yeme farkındalığı kazanmaya çalışın, bunun en kolay yolu yeme günlüğü tutumaktır. Yalnızca 3 gün boyunca yediklerinizi miktarı ve saatiyle not almak ortalama olarak nasıl beslendiğinizi ortaya koyabilir. Yetrsiz meyve-sebze tüketimi yetersiz lif aldığınıza, fazla beyaz ekmek, pilav, makarna tüketmek ihtiyacınızdan fazla kalori tüketmenize, fazla paketli ürün ya da fast food tüketmek göbek çevresi yağlanmasına sebep olarak hastalık risklerinin de artacağına işarettir. Bunları tespit ettikten sonra mevsimindeki meyve- sebze tüketimine, kurubaklagil, et, tavuk, balık gibi protein kaynaklarına her gün yer vermeye, beyaz ekmek yerine tahıllı ekmekler tüketmeye özen göstermek gibi çözümler getirebilirsiniz.

Günlük tükettiğiniz su miktarının 2-2.5 lt ortalamasında olamasına özen gösterin ki vücudunuz susuzluğu açlık ile karıştırmasın.

DİYETİSYEN TUĞBA ADIYAMAN

0506 946 59 54

[email protected]

instagram: tugbadiyamann

4374Ef57 5E33 4016 9C64 0A10C2E1B89EAf0Ad86B B408 4B2A Aa07 1C7Eb1Ffdcad