Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından açıklanan rakamlar ile sahadaki gerçeklerin uyuşmadığını belirten Kaynarca Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çakar, süt üreticilerinin büyük bir zararla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Konuyla ilgili sert bir açıklama yapan Çakar, artan girdi maliyetleri ve doğal afetlerin üreticiyi bitme noktasına getirdiğini söyledi.
"Üretici Zararına Sağıyor"
Başkan Çakar, USK’nın 2025 Aralık ayı için belirlediği 19,08 TL’lik maliyet ve 19,60 TL’lik tavsiye fiyatına rağmen, Kaynarca ve çevresinde fiyatların çok daha düşük olduğunu belirtti:
"Ulusal Süt Konseyi kağıt üzerinde 19,60 TL fiyat açıklıyor ancak bölgemizde süt toplayıcıları ve kooperatifler üreticimize 16 TL ile 18 TL arasında ödeme yapıyor. Üreticimiz, maliyetinin bile çok altında bir rakama süt satmak zorunda kalarak her geçen gün daha fazla borçlanıyor."
"Gerçek Maliyet 24 TL, Beklentimiz 28 TL"
TÜİK verilerine göre üretici enflasyonunun %27,67 seviyesinde olduğunu hatırlatan Çakar, hesaplamaların güncellenmesi gerektiğini vurguladı:
"Resmi enflasyon oranlarını dikkate aldığımızda, 1 litre sütün güncel maliyeti bugün yaklaşık 24 TL'ye ulaşmıştır. Üreticimizin emeğinin karşılığını alabilmesi, ahırındaki hayvanını kesime göndermemesi ve üretime devam edebilmesi için süt satış fiyatının en az 28 TL seviyesinde olması şarttır."
Kuraklık ve Hastalık Kıskacı
2025 yılında yaşanan iklimsel zorluklara da değinen İbrahim Çakar, "Bu yıl sadece ekonomik değil, aynı zamanda doğal zorluklarla da mücadele ettik. Kuraklık nedeniyle kaba yem temininde büyük sıkıntılar yaşandı. Üstüne bir de şap hastalığının getirdiği ağır yük eklendi. Tüm bu olumsuz tabloya rağmen üreticimiz dişini tırnağına takarak üretime devam ediyor. Ancak bu fedakârlık görmezden gelinmemelidir," ifadelerini kullandı.
"Süt Arzı Tehlikeye Girebilir"
Yetkilileri ve Ulusal Süt Konseyi’ni acilen fiyat politikasını gözden geçirmeye davet eden Çakar, uyarılarda bulundu:
"Eğer bu gerçekler dikkate alınmazsa, üreticilerimizin sektörden çekilmesi kaçınılmaz olacaktır. Ahırdaki inekler kesime giderse, yarın ne çocuklarımıza içirecek süt, ne de süt ürünleri bulabiliriz. Ülkemizin süt arz güvenliği için bu sesin duyulması zorunludur.”



