Hüseyin Cumalı yazdı...

Mevzu ne! Karasu Belediyesi, vatandaşlara ait sahildeki beton bina ve beachleri yıkıp, yerine kendilerine ait yine beton tesisler yapmaya başladı. Bunu yaparken bakanlık “Dur acele etme, önce vatandaş ile uzlaşı sağlayalım” dedi. Ancak Karasu Belediyesi bunu dinlemedi. “Ben yaptım oldu” tarzıyla bina ve beachleri yıktı geçti. Hadi bakanlığı dinlemedi, sahili, kumsalı betondan temizledi, elinize sağlık diyeceğiz. Ama o ne Karasu Belediyesi vatandaşa hizmet adı altında kendisi beton tesisler yapmaya başladı…
*
İyi güzel de ha vatandaş kumsala beton attı, ha Karasu Belediyesi kumsala beton attı. Ha vatandaş kaldırıma çöp attı, ha Karasu Belediyesi attı, ne değişir ki! Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti ve devlette çifte standart olmaz. Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı bir avukat, hukuk bilir. Buna rağmen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın talimatını dinlemedi. Bakanlığı takmadı. Kanunu çiğnedi. Hadi ‘bu bakanlığın, bu Bakan Murat Kurum’un sorunu’ diyelim…
*
Peki ama Karasu sahillerine beton atmak ne ya! Bu ne demek! Bu nasıl bir anlayış! AK Partililer CHP’lileri eleştirirken “bunların zihniyeti” derler. Şimdi ben AK Partililere soruyorum. Bu nasıl zihniyet! Karasu sahilindeki beton yapıları yıkıp, yerine devlet eliyle beton yapı yapmak nasıl bir zihniyet! Bakan Murat Kurum’un başında olduğu bakanlığı iplememek nasıl bir zihniyet! Burası Muz Cumhuriyeti mi AK Partililer! Soruyorum. Bakanlık ‘dur, vatandaş ile konuşalım’ dediği bir yerde, Karasu Belediyesi ‘bakanlık makamlık dinlemem’ diyerek iş yapıyor. Peki bu nasıl bir zihniyet AK Partililer!!!
*
İşte gazeteci Zafer Tokuş bunları eleştirdi. Karasu Belediyesi’nin bir cevap hakkı doğdu. Ancak Karasu Belediyesi kurumsal bir dille bu eleştiriye cevap vereceğine, Karasu Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakır sokak ağzıyla gazeteci Zafer Tokuş’a cevap verdi. Madem konu sokak ağzına geldi. Biz de sokak ağzıyla devam edelim. Karasu Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakır, 19 Mart’ta “Aşağıdaki açıklamalar şahsımı bağlar. Kimseyle ilişkilendirilemez” başlığıyla Zafer Tokuş’a giydirdi…
*
Çakır, “Beni bilen bilir. Böyle cahil cühela takımına ve türevlerine normalde sessiz kalırım. Cevap vermem. Konuşsun dursun derim. Fakat bunlar belli bir kurumu temsil edip o kurumlar adına konuşunca insanlar bunları bir şey zannedip doğru konuşuyorlar zannediyorlar. Çok bilip ahkam kesen arkadaş sana söylüyorum. İyi oku, öğren!” dedi. Bu kısma baktık ve şimdi devam edelim. Çakır, “Birincisi bu projesini geliştirip paylaştığımız ve yapımına başladığımız yapıların taş yapılma sebebi; doğayla uyumlu olması” dedi…
*
Burada bir es verelim. Haaaaaaaa, biz sahile taş getirip betondan tesis yapıyoruz ama bu taşlar doğaya uyumlu, öyle mi! Ne güzel, sahile benim kıçım kadar büyük taşları getir, bunlarla beton tesis yap ama bu taşların rengi ve desenleri doğaya uygun olsun. Bana bak Çakır efendi, hani Zafer Tokuş’a yazmışsın ya “Cahil cühela takımına ve türevlerine” diye, biz senin zannettiğin kadar cahil cühela değiliz. Kumsala aslanlar gibi taşları getirip betondan tesis yapıyorsunuz. Utanmadan, sıkılmadan bir de insanların aklıyla oyun oynamaya kalkıyorsunuz…
*
Hiç sıkılmadan, “Biz vatandaşın beton binalarını yıkıp ama yerine yaptığımız beton binalarda kullandığımız taşlar doğaya uyumlu” diyorsunuz. Yazık ya vallahi yazık, billahi yazık, tillahi yazık! Milletin belediyelerinde ne başkan yardımcıları var! Ne projeler üretiyorlar, ne çalışmalara imza atıyorlar, ne eserler kazandırıyorlar, ne vizyon projelerin temellerini atıyorlar! Bizim Karasu Belediyesi’nin başkan yardımcısı da gazetecilere trip atıyor. Trip atıp racon kesiyor…
*
Hiç utanmadan, sıkılmadan, hatta “Aşağıdaki açıklamalar şahsımı bağlar. Kimseyle ilişkilendirilemez” diye yazıp, oturduğu makamın neresi olduğunun farkında olmadan, üstüne üstlük yılların deneyimli gazetecilerine, “Cahil cühela takımına ve türevlerine” takımı deme cüretini gösterip, halen o makamlarda oturuyorlar. Hesapta iki cilalı söz yazıp, “Biz de kumsala betondan yapı yapıyoruz ama doğaya uyumlu renkleri var” diye yazarak kamuoyunu kandıracağını zannediyor…
*
Bak aslanım. Sen öyle yazmaya devam et. Karasu sahillerinde halkın yaptığı kaçak bina ve beachleri bakanlığa rağmen yıkıp, yerine devlet eliyle bina, beach, tesis dikmeye devam et. Bunları yaparken de “biz sahile beton atıyoruz, taşlar getiriyoruz ama bir sorun bakalım, bunları nasıl yapıyoruz! Bizimkiler doğaya uyumlu, desenli, renkleri doğayla çok uyumlu’ diyerek kandırabildiğinizi de kandırın. Hatta önümüzdeki yerel seçimde yine Karasu halkının oyunu alın, yine sandıktan çıkın…
*
Yani uzun lafın kısası herkese masal anlatın. Ama şunu unutmayın. O masalları kim yer bilmem. Ben yılların gazetecisi olarak bu masalları yemem. Hani bize “Cahil cühela takımına ve türevlerine” takımı diyorsun ya, işte o takımdaki ben sizin masallarınızı yemem. Haaaaaaa ben bunları yemem de ne olacak! Hiçbir cacık olmayacak. Mesela bir örnek vereyim. Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı 2025 yılındaki bir canlı yayında konuştu. Elimde bu konuşmanın video kaydı var…
*
Bu konuşmayı bilen var bilmeyen var. Ben hatırlatayım. Tarih 25 Mart 2025 ve TV 264 televizyonunda canlı yayınlanan “Kuzeyin Gündemi” programına Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, Söğütlü Belediye Başkanı Selçuk Kurt, Ferizli Belediye Başkanı Mehmet Ata, Kocaali Belediye Başkanı Turan Yüzücü katıldı. Kuzey Bölgesi’nin sorunlarının konuşulduğu bu programda yine Kuzey Bölgesi’nin gazetecileri Münir Ali Kara ve Cihan Emre soruları soruyor…
*
Gazeteci Münir Ali Kara canlı yayında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97. maddesine dayanılarak hazırlanan “Kırsal Mahalle” ile ilgili “Ne düşünüyorsunuz” diye sordu. Bu soru üzerine Başkan Sarı bazı yasaların her ilçe için birebir uygulanamayacağını vurguladı. Sarı, “Yasayı çıkarmış, yasa çıktığı zaman şu, şu şekliyle bu tanımlara giriyorsa böyledir, bu tanımlara girmiyorsa böyledir. Yoksa bu yasa çıktı diye herkes bunu böyle uygulayacak diye ya da herkesi kapsıyor anlamına gelmez bu iş” dedi…
*
Sarı, “Adaletli olmak isteyen her belediye başkanı nimet külfet dengesi içerisinde toplumun yoğunluğuna göre adaletli bir hizmet dağılımı yapmak zorunda. Dolayısıyla bunu gözeten herkes böyle davranmak zorunda. Bizim gösterdiğimiz söylemi söylüyor herkes aslında. Söylemek istiyor ya da diyelim. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımız öyle dedi, bu çok kısır bir söylem. Cumhurbaşkanımız böyle dedi tamam bu böyle olacak. Böyle değil ki yasaya bakacağız. Bu yasa ne diyorsa o yasaya göre hareket edeceğiz” dedi…
*
Peki ne oldu! Hiçbir işlem yapılmadı. Dikkat edin. Başkan İshak Sarı, “Cumhurbaşkanımız böyle dedi tamam bu böyle olacak. Böyle değil ki yasaya bakacağız. Bu yasa ne diyorsa o yasaya göre hareket edeceğiz” dedi. Bunu CHP’li bir belediye başkanı dese İçişleri Bakanlığı “Cumhurbaşkanı’na muhalefetten” inceleme başlatır, dimi! Biz bunu konuşmayı haber yaptık, yaptık da ne oldu! Bir cacık olmadı…
*
Dolayısıyla Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakır gazetecilere “Cahil cühela takımına ve türevlerine” dese ne olur, demese ne olur! Bunun agası Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rest çekti. Yalan mı!
*
Devam edecek…

125645