Hüseyin Cumalı yazdı...

Bugün 4. gün Cihat Zafer’i yazmaya devam ediyoruz. Mevzu ne! Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, ‘Davam ve partime zarar gelmesin, şimdilik partimden istifa ediyorum” dedi. Cihat Zafer adama demediğini bırakmadı. Ben de ‘Dur, Işıksu için bir mahkemenin sonucunu görelim’ dedim ama Cihat efendi bana da, “Çöp kafalı” ile başlayan seri hakaretler etti. Adapazarı eski Belediye Başkanı Ünal Ozan zamanından ART’de çalışan Cihat Zafer’in yaptıklarını yazdık. Yeni Ada Gazetesi’nde yaptıklarını da yazdık. Sakarya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Zeki Toçoğlu’na 2017 yılında yapılanların dün yarısını yazdık. Bütün bunları kaçıranlar internetten okuyabilir dedikten sonra dün yazmaya başladığımız Başkan Zeki Toçoğlu ve kumpas kısmına devam edelim…
*
2017 yılında dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’na giden dönemin Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı ve aynı zamanda Yeni Sakarya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Zeki Aydıntepe, bugün Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı, o günlerde Sakarya Gazeteciler Birliği Başkan Vekili Müjdat Çetin ve Sakarya Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu üyeleri “Zeki başkanım Sakarya’yı bisiklet şehri yaptınız…
*
Bisiklet Vadisi ve bisiklet yarışları nedeniyle sponsor firmalar size ‘Ücretsiz dağıtmanız’ için bisiklet gönderiyor. Şehirde belli kesimlere bu bisikletleri ücretsiz dağıtıyorsunuz. Gazeteciler bu şehrin yükünü çeken bireyler ve sizden gazetecilere de birer bisiklet dağıtmanızı talep ediyoruz” teklifinde bulundu. Toçoğlu ‘tamam’ dedi ve basın mensuplarına 8 Eylül 2017 günü Adapazarı Atatürk Bulvarı’nda törenle bisikletler dağıtıldı…
*

Whatsapp Image 2026 04 02 At 13.19.414
Şimdi birileri ‘Yine çok tekrara düşmüşsün’ diyecek ama bende her zaman olduğu gibi ‘seri köşe yazılarında kısa hatırlatmalar yapmadan olmuyor. “Çünkü ilk kez bu köşe yazısını okuyanlar için bu hatırlatmalar şart” dedikten sonra şimdi devam ediyorum. Tarih 29 Eylül 2017, günlerden Cuma, gazete Yeni Sakarya Gazetesi, Köşe yazarı Cihat Zafer, köşe başlığı “Büyükşehir ve Büyük kibir” ve 8 Eylül 2017’de Sakarya Gazeteciler Birliği’nin teklifiyle resmi protokol yapılarak basın mensuplarına sponsorlardan gelen bisikletleri ücretsiz dağıtan Başkan Zeki Toçoğlu hedefte…
*
Hani bana ‘çok çektiriyorsun’ diyorlar ya, evet çok çektiriyorum. Yine çektireyim ki herkesin hafızalarına iyi girsin. Dönemin başkanı Zeki Toçoğlu’na dönemin Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı ve aynı zamanda Yeni Sakarya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Zeki Aydıntepe, bugün Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı, o günlerde Sakarya Gazeteciler Birliği Başkan Vekili Müjdat Çetin ve Sakarya Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu üyeleri ‘Başkanım basına bisiklet dağıtır mısın’ teklifinde bulunuyorlar. Başkan Toçoğlu, “Elbette basın kamu görevi yapıyor” diyor. Bisiklet dağıtıyor…
*
Basına bisiklet dağıttıktan sadece 21 gün sonra, Yeni Sakarya Gazetesi’nde, dikkat edin. Nerede! Yeni Sakarya Gazetesi’nde, yani Başkan Zeki Toçoğlu’na “Basına bisiklet dağıtır mısın” teklifinde bulunan Yeni Sakarya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Zeki Aydıntepe’nin gazetesinde bir yazı yayınlanıyor. İyice anladınız dimi! Cihat Zafer, “Büyükşehir ve Büyük Kibir” başlıklı bir köşe yazısı yazıyor. Peki mevzu ne! Zeki Toçoğlu’nun basına bisiklet dağıtması...

Whatsapp Image 2026 04 02 At 13.19.41
*
Ne diyor bu Cihat efendi! “Bayram arefesi ıhlamurlarına el konulan yaşlı amca ile ilgili bir yazı yazacağımı söylemiştim. Araya Hüseyin Ağabeyin vefatı girdi, yazamadım. Söz vermek göz vermeye benzemez! Biz sözümüzde duralım. Belediye ıhlamurların altında kaldı diye yazacaktım. Bütün Türkiye'ye Suriyeli mültecilere tecavüz ve cinayet manşetleriyle haber olduktan kısa süre sonra bu sefer bayram arefesinde ıhlamur satan yaşlı bir adamı ağlatarak Sakarya'yı meşhur etti belediye. Efendim yaşlı amca çok zenginmiş falanmış fiştekmiş. Bunlar bizi ilgilendirmez” diyerek başlıyor yazısına…
*
Burada bir duralım. Bu konuyu hatırlayan var mı! Hani 2017’deki Kurban Bayramı’nda yaşanmıştı. Şimdi kimse bunu hatırlamaz ama ben size kısaca hatırlatayım. Kurban Bayramı'na 1 gün kala, yani arefe günü Çark Caddesi'nin tam ortasında yere oturan yaşlı bir dedenin feryadına herkes koştu. Sözde Sakarya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri Çark Caddesi’nde ıhlamur satan 80 yaşındaki yaşlı adamın elinden ıhlamurlarını aldı. Yaşlı adam ve bir dede hüngür hüngür ağlayarak "Onlar benim çocuklarımın rızkıydı. Ben bu yaştan sonra para kazanmaya çalışıyorum. Emeğimi geri verin" diye feryat etti...
*
Çark Caddesi ve bayrama bir gün var. O gün o kalabalığı hayal edin. Cep telefonları görüntü çekmeye yetiştiremiyor. Sosyal medya patladı. Arefe günü ve bayram boyunca Başkan Zeki Toçoğlu’na, görevli zabıtalara ne hakaretler ama ne hakaretler yapıldı. Baskı öyle ki Büyükşehir Belediyesi "Bayram öncesi yapılan rutin zabıta denetimi kapsamında şehir merkezinde seyyar satıcılarla ilgili çalışma yapılmıştır. Şehrimizin en işlek caddesinde seyyar olarak ıhlamur satan Recep amcamız ile zabıta ekiplerimiz arasında hepimizi üzen bir hadise yaşandı. Dün gece Recep amcamıza ve ailesine derhal ulaşılmış ve ıhlamurları kendisine teslim edilmiştir" diyerek açıklama yaptı…
*
İş daha da büyüdü. Haluk Levent'in kurucusu olduğu AHBAP Derneği ıhlamurcu Recep dedeye ulaştı ve ihtiyacını sordu. Yaa kıyamet kopuyor. Ben de bugün olduğu gibi Sabah Gazetesi’ne çalışıyorum. Aynı zamanda o gün yayın hayatında olan Sakarya Halk Gazetesi’nin de Genel Yayın Yönetmeniyim. Bana bazı ihbarları gelmeye başladı. İhbarlarda ıhlamurcu dedenin zengin olduğu yönündeydi. Bayramdan sonra ‘Nedir bu işin aslı’ diye ıhlamurcu Recep dedenin Karapürçek Mecidiye Mahallesi'ndeki evine gittik. Gazeteci olarak ‘nedir bu işin aslı’ diyeceğiz ama o ne!
*
Kapısına gittiğimiz aileye ‘dedemiz nerede, neler oluyor’ dedik. Aile sana ne, dedeyi ne yapacaksın! Kime ne! Ihlamurlarımızı satamayacak mıyız” cevabını verdi. Bu arada ailenin diğer bir oğlu hışımla yanına geldi ve gayet kaba bir şekilde" Kimsiniz siz! Niye geldiniz!" diye sordu. Ben de "Biz gazeteciyiz" cevabı üzerine aynı kişi, "Defolun buradan, haydi defolun. Kötü olur" diye bağırmaya başladı. Ben “Ortada bir konu var ve bunu öğrenmek için geldik” dedim ama ıhlamurcunun oğlu, “Konu yok. Defolun" diyerek bağırmaya başladı. Ben, “Misafire böyle mi davranıyorsunuz” dedim ve dedenin oğlu bana, “Evet, misafiri kovuyoruz. Defolun, bizi kovdular diye yazın. Aynen böyle yazın. Buralara kimse gelmesin. Fena olur” dedi…
*
Sizin anlayacağınız bu ıhlamurcu dede dedikleri, ıhlamurları topluyor, gelip Çark Caddesi’nin göbeğinde satıyor. Esnaf şikayet edince zabıta defalarca uyarıyor ama dede iyi para kazandığı için tabii ki dinlemiyor. En son zabıta ıhlamurlara el koyuyor. Sonrasını yazdım. Başkan Zeki Toçoğlu ile zabıtaya yapmadıkları hakaret kalmadı. Oysa gerçek şu, bu dede zengin, parası, evleri var. Hali vakti yerinde ve bu işten çok iyi para kazandığı için Çark Caddesi’nden ayrılmıyor. Olay budur…
*
Peki Cihat Zafer ne diyor! Bisiklet olayını yazmadan önce bu ıhlamurcu dede olayını yazacakmış. “Bayram arefesi ıhlamurlarına el konulan yaşlı amca ile ilgili bir yazı yazacağımı söylemiştim. Araya Hüseyin Ağabeyin vefatı girdi, yazamadım. Söz vermek göz vermeye benzemez! Biz sözümüzde duralım. Belediye ıhlamurların altında kaldı diye yazacaktım” diyor. Vay be, demek söz vermek göz vermeye benzemez heee! Sözünde durdun hee! İyi ki sözünde durdun Cihat efendi, yoksa senin değiminle gözün giderdi!
*
Cihat Zafer ıhlamurcu dedeyle ilgili kısımda, “Bütün Türkiye'ye Suriyeli mültecilere tecavüz ve cinayet manşetleriyle haber olduktan kısa süre sonra bu sefer bayram arefesinde ıhlamur satan yaşlı bir adamı ağlatarak Sakarya'yı meşhur etti belediye. Efendim yaşlı amca çok zenginmiş falanmış fiştekmiş. Bunlar bizi ilgilendirmez” diyerek bitirmiş. Diyor bu Pala Cihat! “Efendim yaşlı amca çok zenginmiş falanmış fiştekmiş. Bunlar bizi ilgilendirmez” diyor. Tabii seni ilgilendirmez. Sen kimsin! Nesin! Necisin!
*

Whatsapp Image 2026 04 02 At 13.19.417
Çark Caddesi veya şehrin başka bir yerinde bir şikayet veya kamu düzenini bozan bir durdum var ise Büyükşehir Belediyesi’ni ilgilendirir. Uzun lafın kısası 2017 yılında sadece basına bisiklet dağıtımı üzerinden değil, bu ıhlamurcu dede gibi olaylar üzerinde de Başkan Zeki Toçoğlu’na yürüdüler. O günlerde de yazdım. Aradan 9 yıl geçti yine yazıyorum. Öyle kafanıza göre bu kentte adam yiyemezsiniz. Öyle kafanıza göre başkanlara ayar veremezsiniz. Hele hele haklı oldukları konularda algı hiç yapamazsınız. Haaaaaaaaaaa, yaparsınız ama benden cevabını alırsınız…
*
Devam edecek…
*
Not:
Karasu Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakır yakında bu kalp senin için de atacak!

Whatsapp Image 2026 04 02 At 18.53.54