Sen İyiysen, Herkes İyidir Zaten
Günün koşturmacası içinde dönüp çevremize baktığımızda sık sık aynı yakınmayı duyuyoruz."İnsanlar çok değişti, kimseye güven olmuyor, herkes kendi çıkarının peşinde..." Oysa hayatın ritmini belirleyen şey, dışarıda akıp giden karmaşa değil; bizim o karmaşaya hangi pencereden baktığımızdır. Çünkü kural basittir.
Sen iyiysen, dünya da seninle birlikte iyi bir yer olmaya başlar.
İyilik, sanıldığı gibi pasif bir durum veya bir zayıflık değildir. Aksine, hayatın zorluklarına karşı durabilen en güçlü duruştur. Bizler çevremize neyi yansıtırsak, yankı olarak bize geri dönen de odur. Ayna kuralı hayatın her alanında işler.
Yüzünü asana gülümsemek zordur ama birine içtenlikle samimi bir "günaydın" dediğinizde, en asık suratlı insanın bile çehresinin yumuşadığına defalarca şahit olmuşuzdur.
İyi bir insana rastlamak bir şanstır belki, ama iyi bir insan olmak tamamen bir tercihtir. Hayatı kolaylaştıran şey, mucizeler beklemek değil,bir tebessümle, bir tatlı sözle veya küçük bir anlayışla başkasının yükünü hafifletebilmektir. Siz birine güvendiğinizde, ona güvenilir olma fırsatını verirsiniz. Siz nezaket gösterdiğinizde, karşınızdakinin içindeki nezaketi uyandırırsınız.
"Herkes kötü, dünya bozuldu" deyip kenara çekilmek kolay olandır.
Zor ama kıymetli olan, karanlığa sövmek yerine ufak da olsa bir mum yakabilmektir. İyilik, zincirleme bir reaksiyondur.
Bir kişinin duruşu, koca bir mahallemizin, koca bir şehrimizin havasını bir anda değiştirebilir.
Etrafınızdaki insanların durumu, genellikle sizin onlara sunduğunuz aynanın bir yansımasıdır. Kendinizden başlayarak çevrenizi güzelleştirmek sizin elinizde. Unutmayın; kalbinizi temiz, niyetinizi halis tuttuğunuz sürece hayat da size o güzellikle cevap verecektir.
Çünkü siz iyiyseniz, herkes iyidir zaten.