AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever’e, 1 yıl arayla 2 soru sorduk. İlk sorumda “İktidar il başkanısınız. İl yönetimi ile birlikte şirket kurup OSB’den yer aldınız. Bu bana göre, kamu vicdanına göre etik değil. Etikse etik deyin, ama bana etik değil” dedim. Sağ olsun Tever, “Etik ya da değil” demedi, ama eşim ile bana 12 dava açıp 6 milyon TL tazminat istedi. Bu davalardan da halen yargılanıyoruz, eyvallah…
*
Aradan 10 ay gibi süre geçti. Bu kez Tever ile ortakları, “Ülkenin mevcut durumu nedeniyle SOMİ OSB’deki yatırımdan vazgeçtik” diye dilekçe verdi. Biz de, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan her gün canlı yayınlarda ‘Ülkemizde çok şükür ekonomik kriz yok’ diyor ama AK Parti İl Başkanı ve AK Partili iş insanları, ‘Ülkenin mevcut durumu nedeniyle SOMİ OSB’deki yatırımdan vazgeçtik’ diyor. Bu nasıl iş” dedik…
*
Sonrasını bu kentte herkes biliyor. Bu sorular karşısında beni, “AK Parti düşmanı ve partiye büyük zarar veriyor” diye lanse ettiler. Biz de manşetten, “Mevzu AK Parti değil Yunus Tever’in hataları” dedik. Bir de baktık ki AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci de bana çaktı. Çok üzüldüm. Şöyle ki CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent’in elinde büyüdüm. Aynı zamanda benim 4 ablamın çok yakın arkadaşı olan Ayça Taşkent benim bu kentte ablamdır…
*
Tekeler Mahallesi’nde bana 50 metre uzaklıkta oturan Necdet Çelik ile Fahri Çelik arkadaşımdır. Bunların kardeşi olan Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik de benim kardeşimdir. Başkan Osman Çelik elimizde büyüdüğü için ben ona “kardeşim” derim. Ali İnci de 1990’lı yıllardan beri tanıdığım ve çok yakın olduğumuz için bu kentte abimdir…
*
Ama abim sağ olsun, il başkanı için bana fena çaktı. Benim için ‘Etik mi üzerinden operasyon yapıyor” dedi. Oysa Ali İnci, ‘İl Başkanı Yunus Tever partimizin il başkanıdır. Bizim kıymetlimizdir’ deseydi sıkıntı yoktu. Bununla da sınırlı kalmadılar. AK Parti Danışma Meclisi’nde bu kez KEFEK Başkanı Çiğdem Erdoğan ile Ali İnci yine bana giydirdiler…
*
Sonrasında Ali İnci gazeteye geldi, Çiğdem hanım ise telefon ile aradı. Bu konuları konuştuk. Benim “Varan” diye verdiğim manşetler serisi “Varan-9” da kaldı. Ancak yeni bir olay yaşandı. Şehirde herkesin bildiği bir iftira var, bir şantaj var, mahkemede dosyası ve gizlilik kararı olan bir dava var. Bu davanın bir tarafında olan bir genç kız dün çıktı bir konuşma yaptı…
*
Sakarya basınını günlerdir yerden yere vuranların, “Yayın Yasağı”nı bilmelerine rağmen yine Sakarya basınına demedikleri kalmadı. Muhalif kanat, hatta dost görünüp arkadan vuranlar da bizim gazeteciliğimizi sınamaya başladı. Hatta CHP Adapazarı İlçe Başkanı Sabri Anıl Özkan bu iftira üzerinden açıklama yaptı, sağ solda da basına laf sokuyor…
*
Oysa Sabri Anıl Özkan’ın bulunduğu ortamda yaşanan, kadınların birbirine girdiği, resmi kayıtlara dahi giren, hatta Adapazarı İlçe Başkanlığı’nın kendi müstakil yerinden il binasına taşınmasına neden olan ve bütün bunlarla ilgili mahkemeye uzanan bir süreç var. Maşallah Sabri Anıl Özkan bunlardan bahsetmiyor. Çok demokratik başkansın ya bunları da yazsana…
*
Devam edelim. Asıl mevzuya gelelim. Bu kentte beni “AK Parti düşmanı ve partiye büyük zarar veriyor” diye lanse edenlere sormak isterim. Her halde genç kızın yaptığı konuşma ve bu konuşmanın Türkiye’deki her yere servis edilmesinden sonra bunu sorma hakkım olmuştur. Ben iki soru sordum ve sizin gözünüzde AK Parti düşmanı oldum…
*
Sizin partinizin Sakarya’daki en kalabalık ilçesi olan Adapazarı’nın Belediye Başkanı’na bir iftira atılıyor, konu yargıya taşınıyor. Yargıda gizlilik kararı var. Konunun muhatabı bir genç kız, bu kentte inanın 300 kişiyi geçmeyecek olan bir toplantıya geliyor, kürsüye çıkmadan başlayan bir çekim ve sonrasında ise aile boyu AK Parti’nin kalbinde olan isimlerin sitesinde bu görüntü haber yapılıyor. Kesmiyor bütün Türkiye’ye servis ediliyor…
*
Peki bunu kim yapıyor! Yıllardır “AK Partiliyim” diyen, CHP Sakarya İl Başkanlığı önündeki eylemlere bizzat katılan, KEFEK Başkanı Çiğdem Erdoğan’a yakınlığını bu şehirdeki herkesin bildiği Ersin İbil yapıyor. Peki bir adım ötesi ne! Belediye başkanı hakkında konuşan kızın görüntüsünü yayınlayan sitenin sahibi Ersin İbil’in oğlu AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan’ın danışmanı…
*
Herkes bilsin ki benim AK Parti ile bir derdim yok. CHP, MHP, Saadet, İşçi Partisi ile bir derdim yok. Ben bildiğiniz gazeteciyim. Bu kent bilir ki ben inandığımı yazarım. Hal böyle iken sormak isterim. Yukarıda İl Başkanı Tever’e sorduğum 2 soru yüzünden beni AK Parti düşmanı ilan edenler, aile boyu AK Partili olan, AK Parti ile yol alan, başta Çiğdem Erdoğan olmak üzere İl Başkanı Tever ve bütün partililerle yakın olan, oğlu KEFEK Başkanı Çiğdem Erdoğan’ın danışmanı olanlar için ne diyecek!
*
AK Parti’yi bir iftira üzerinden, sırf para kopartmak için yapılan şantaj üzerinden bırakın Sakarya’yı, Türkiye gündeminde 2. sıraya taşıyanlar ölümüne AK Partili mi! Yoksa “Onlar işini yapıyor” mu! Türkiye’de her gün “Eşim beni aldattı” cinayetleri işlendiği günümüzde, “Eşim beni aldattı” iddiasıyla mahkemeye gitmeden avukatlarını belediye başkanına gönderip, “Anlaşalım” diyenlerin planlı yaptığı eylemi bırakın Sakarya’yı, Türkiye’ye servis edenler AK Parti sevdalısı mı!
*
Gerçekten soruyorum. Bu soruyu sormak benim hakkım ve 42 yıllık meslek yaşantımı ortaya koyarak soruyorum. Yukarıda yazdığım 2 soru yüzünden beni, “AK Parti düşmanı ve partiye büyük zarar veriyor” diye lanse edenler, yıllardır “Ben AK Partiliyim” diyen ve oğlu da KEFEK Başkanı Çiğdem Erdoğan’ın danışmanı olanların, AK Partili belediye başkanı için yaptığı bu linç girişimi, Türkiye’deki bütün mecralara yaptığı servis nedir! Biz 2 soru yüzünden parti düşmanı ilan edildiğimiz bu ortamda aile boyu AK Partili olanların yaptığı bu sizce habercilik midir!
*
Son sözüm mü! Şimdi bütün bu yaşananlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a nasıl yansıtılacak, nasıl anlatılacak bilmem. Ama bildiğim şudur. Bizim 2 basit sorumuz karşısında bizi ötekileştirenler, beni AK Parti düşmanı ilan edenler, her ortamda “Kefenimizi giydik, Reis’in yanında hazırız” diyenler, aile boyu AK Partili olanlar, sonra çıkıp AK Parti’nin bu kentte en büyük ilçesinin belediye başkanına yapılan operasyona çanak tutuyorlar, Türkiye’ye görüntüleri yayıyorlar…
*
Sonuç!
Siz AK Parti düşmanısınız…
Biz Cumhurbaşkanı ve partimiz için ölürüz…
Acaba Cumhurbaşkanı Erdoğan bütün bunları bütün gerçekliğiyle bilse ne der!