Siyasette "er meydanı" ısındı, ezberlerin bozulduğu son derece hareketli ve uzun bir seçim maratonu başladı. Kulislerde ve sokakta herkesin aklında tek bir soru var: Sandık ne zaman halkın önüne konulacak?
İktidarı ve muhalefetiyle tüm partiler Sakarya’da sahaya indi. Vatandaşın, sanayicinin, esnafın derdini yerinde dinlemek ve talepleri raporlaştırmak için şehir adeta adım adım taranıyor.
AK Parti'den Sakarya Çıkarması: "Erken Seçim 2028’e Kalmaz"
İktidar kanadı, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Grup Başkanvekili AbdulhamitGül ve beraberindeki geniş heyetle Sakarya’da gövde gösterisi yaptı. İlimizin 16 ilçesinde görev dağılımları yapılarak sahadan sıcak veriler toplandı.
AK Parti’nin Sakarya’ya adeta çıkarma yapması çok önemli. Bu yoğun saha hareketliliği ve genel merkezin Sakarya’ya gösterdiği özel ilgi, siyaset kulislerinde konuşulan o güçlü ihtimali daha da netleştiriyor: 2027 yılının sonuna doğru sandığın gelme ihtimali oldukça yüksek. Bu tablo gösteriyor ki, erken seçim kararı 2028 yılına kalmayacak.
Bu süreçte AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever’in verdiği mesaj da son derece kritik. İl Başkanı Tever'in "Sakarya'yı seçimde en başarılı il yapacağız" açıklaması, sadece yerel bir hedef değil; 2027 sonu hedeflenerek şimdiden verilmiş net bir seçim sözü ve güçlü bir kulis mesajıdır.
Gül’den Net Mesaj: "Adaylığa Engel Yok, Seçime Hazırız"
Sakarya’daki saha taramasında dikkat çeken en kritik çıkış ise eski Adalet Bakanı ve AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül’den geldi. Gül’ün, "Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın adaylığı önünde hukuki ve yasal hiçbir engel yoktur; AK Parti teşkilatları olarak seçime her an hazırız" sözleri, iktidar kanadından verilen en net yanıt oldu. Bu mesaj, iktidarın Sakarya sahasındaki çalışmasını sadece bir "dinleme" değil, doğrudan bir "seçim startı" olarak kurguladığını açıkça gösteriyor.
Kaybedilen 7 İlçe ve Büyükşehir’in Dev Hizmet Hamlesi
Sakarya sahasındaki bu yoğun siyasi trafiğin arka planında çok kritik bir yerel denklem var. Son yerel seçimlerde AK Parti, Sakarya’da 7 ilçe belediye başkanlığını kaybetmiş; ancak Büyükşehir Belediyesi AK Parti’de kalmıştı.
İşte bu kayıpları telafi etmek ve seçmeni yeniden konsolide etmek için Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar hayati önem taşıyan proje hamlelerini peş peşe başlattı. Tığcılar’dailk adımı atılan kentsel dönüşümden modern ulaşım filosuna, sanayi sitelerinin dönüşümünden yeni Belediye Hizmet Binası’na kadar şehir adeta dev bir şantiyeye dönüştü.
Üstelik şehir içi trafiğin kaderini ve vizyonunu değiştirecek olan Tren Garı'nın yer altına indirilmesi projesinde süreç hızlandı; hafif raylı sistem projesi gibi dev ölçekli yatırımlarda ise çalışmalar kararlılıkla sürdürülüyor. Başlanılan projelerin birçoğu bitti, bir kısmı yarılandı. Hizmet Binası ve Tren Garı gibi projelerin 1 yıl içinde tamamlanması hedeflenirken, kapsamı gereği 1 yılı aşabilecek olan hafif raylı sistem gibi dev yatırımlarda da sahada gece gündüz yoğun bir mesai harcanıyor. Hizmetlerin gözle görülür şekilde yükselmesi, olası bir 2027 sonu seçiminde seçmen üzerinde "hizmet odaklı" çok güçlü bir kırılma yaratacaktır. Nitekim Sakarya sahasını tarayan Ankara heyetinin de bu şantiye havasına ve sahadaki hizmet etkisine birebir şahit olduğunu söylemek mümkün.
Muhalefet Cephesi: Butlan Kararı, Bölünme ve "Yeni Parti" Dengesi
Muhalefet tarafında ise taşlar adeta yerinden oynadı. CHP içerisinde yaşanan kriz sonrası parti ikiye bölündü. Hukuki sürecin ardından gelen "mutlak butlan kararı" ile Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlık makamına dönerken; Özgür Özel ise 90 milletvekili arkadaşıyla birlikte CHP’den istifa ederek "Yeni Parti" adıyla yeni bir siyasi yol açtı.
TBMM’de 90 sandalyeyle en büyük muhalefet grubu konumuna yükselen Yeni Parti, Ankara’daki dengeleri tamamen değiştirerek Sakarya sahasında da boy gösterdi. Ankara Milletvekili Okan Konuralp ve Düzce Milletvekili Talih Özcan liderliğindeki heyet; Atatürk Oto Sanayi, Marangozcular Sanayi ve Sapanca hattında esnafla kucaklaşarak halkın nabzını tuttu.
Örgütlenme Yarışı ve "Baskın Seçim" Hesabı
İşte bu noktada kilit bir siyasi hesap devreye giriyor. Yeni Parti, Sakarya dâhil 81 ilde il ve ilçe kongrelerini hızlandırarak kanuni zorunluluk olan %51'lik örgütlenme eşiğini tamamlamak için gece gündüz çalışıyor.
Ancak kulislerdeki soru işareti belli: AK Parti, Yeni Parti teşkilatlanmasını ve saha hakimiyetini oturtmadan ani bir "baskın seçim" kararı alır mı?
Erken kurulacak bir sandık Yeni Parti’yi hazırlıksız mı yakalar, yoksa iktidarın aleyhine bir tepki dalgası mı doğurur? Bu ihtimalin kime ne avantaj getireceği hususu, Ankara'daki kurmayların önündeki en kritik strateji sınavı olarak duruyor.
İttifak Bloklarında Yeni Senaryolar
Ankara hattındaki bu bölünme ve yeniden yapılanma, ittifak kartlarının da sil baştan dağıtılmasına yol açtı. AK Parti, MHP, HÜDA PAR, BBP ve DSP eksenindeki Cumhur İttifakı yapısının yanı sıra; DEM Parti ile yürütülebilecek diyalog zeminleri siyasette yepyeni kapılar açabilir.
Öte yandan Yeniden Refah Partisi, Zafer Partisi, İYİ Parti ve Meclis'te büyük bir güç oluşturan Yeni Parti arasındaki muhtemel dirsek temasları, önümüzdeki süreçte siyasette sürpriz gelişmelerin yaşanacağını gösteriyor.
Sandık Ne Zaman Gelir?
Gelişmeler ve sahadaki tablo açıkça gösteriyor ki; AK Parti’nin Sakarya çıkarması, İl Başkanı Yunus Tever’in kararlı hedefleri ve Büyükşehir’in projeleri hızlandırma hamlesi tesadüf değil.
25 yıllık iktidar; ekonomideki toparlanma, emeklilerin şartları, yaşlı bakım sigortası, istihdam ve ev kadınlarına emeklilik gibi başlıkları ya hızla hayata geçirecek ya da vaat olarak sahaya sürecek.
Tüm bu parametreler, tamamlanacak dev projeler ve sahadan toplanan veriler ışığında benim öngörüm; 2027 yılının sonuna doğru sandığın seçmenin önüne gelme ihtimalinin çok yüksek olduğu yönünde. Siyaset takvimi 2028’i beklemez; Türkiye, 2027’nin sonunda büyük bir ihtimalle maratonun finali için sandık başına gider.