Karasu Belediye Meclisi’nin temmuz ayı son oturumu, kelimenin tam anlamıyla ilçenin turizm vizyonunu, estetik anlayışını ve çevre hassasiyetini masaya yatıran, tansiyonu yüksek bir tartışmaya sahne oldu. Gündemde sahil koruma çizgisi, kaçak yapılar, beach projeleri ve yeni kurulan karavan park alanı vardı.

Muhalefet sıralarından, özellikle de CHP’li Meclis Üyesi Mithat Kandil ve Yeniden Refah Partili üyelerden yükselen "Sahile beton döktünüz, sahili betonlaştırıyorsunuz" eleştirilerine, Belediye Başkanı İshak Sarı’nın verdiği yanıt hayli dikkat çekiciydi:

"Sizin derdiniz beton değil, siyaset yapmak. Düzen ve disiplin istemiyorsanız benim yapacağım bir şey yok. O beton dediğiniz şey kalıcı bir yapı değil, zemin betonu. İstesek 2 saatte söküp atarız."

Gelin, meclisteki bu diyalogların perde arkasına, Karasu'nun hafızasına ve işin aslına hep birlikte bakalım.

Karadeniz’in Hafızası: Doğanın İntikamını Çabuk Unuttuk!

Başkan İshak Sarı’ya ve meclis üyelerine çok uzak olmayan bir geçmişi hatırlatmak isterim. Zamanında bu sahil şeridinde, kıyının hemen kenarına yapılmış 70-80 adet konut vardı. O dönem o yapılara nasıl izin verilmişti, hangi mantıkla oraya kondurulmuşlardı bilmem ama Karadeniz’in o hırçın, o şakası olmayan dalgaları o evleri gümbür gümbür yıktı, yuttu ve yok etti. O günlerde köşelerimizden, haberlerimizden "Doğanın intikamı" diye haykırmıştık. Karadeniz, kendisine ait olanı eninde sonunda geri alır.

Sayın İshak Sarı; siz bu sahilde gelişigüzel kumsalı işgal eden, gerek ticari gerek farklı amaçlarla yapılmış kaçak ya da yasal yapıları yıkmak için takdir edilesi bir hareket başlattınız. Kısmi yıkımlar yaptınız. Amacımız neydi? Kilometrelerce uzanan o sahilin tertemiz, incecik bir kumsal olarak kendine gelmesi, nefes almasıydı.

Sayın Başkan; sahildeki o çirkin, gelişigüzel işgalleri temizlemek adına attığınız adımlar ne kadar doğruysa, o tertemiz kumsalın üzerine beton dökmek de o kadar yanlıştır!

Kumsalı temizlemek için iş makinelerini sahile sokup yıkım yaptıktan sonra, adına ister karavan parkı deyin, ister adı yabancı olan o yiyecek-içecek büfeleri (beach’ler) deyin; oraya sabit zeminler inşa etmek geçmişte yapılan o büyük yanlışlardan sizi farklı kılar mı? Kumsalın üzerine dökülen betonun "incesi", "kalını" ya da "2 saatte söküleni" olmaz. O beton kışın Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla parçalanıp denize karıştığında ya da kumun altında kalıp sahili kirlettiğinde bunun vebalini kim ödeyecek?

"2 Saatte Sökülür" Denen Beton, Doğadan Kaç Yılda Sökülür?

Başkan Sarı meclis kürsüsünden, "Karavanları kumun üzerine getirdiğiniz zaman yürüyemiyorlar, çekici istiyorlar. Toz duman birbirine karışıyor. Adam karavanına girecek, içi kum oluyor, temiz yer arıyor" diyerek dökülen zemini savunuyor, karavan parkının bir ihtiyaç olduğundan dem vuruyor. Karavan turizmini disipline etme niyetini anlıyoruz ancak yöntem tamamen yanlış.

Dünyanın ve Türkiye’nin 5 yıldızlı, en popüler turizm bölgelerine bir bakın. Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı ve Lara plajlarında, Muğla’nın Bodrum, Marmaris, Fethiye koylarında ya da İzmir’in Çeşme sahillerinde doğrudan kumsalın (kumun) üzerine tek bir metreküp beton döküldüğünü göremezsiniz. Oralarda da karavan parkları var, oralarda da binlerce turiste hizmet veren plaj işletmeleri mevcut.

Peki, Akdeniz ve Ege bu "kumlanma" ve "batma" sorununu sahile beton dökerek mi çözüyor? Asla!

Çünkü oralarda 3621 sayılı Kıyı Kanunu çok katı uygulanıyor. Ege ve Akdeniz’deki nitelikli belediyeler ve işletmeler, karavanların batmasını engellemek ve gelen turiste "temiz zemin" sunmak için hafif ahşap platformlar (deck) kullanıyor. Ya da karavan park alanını kumsalın bittiği toprak, çim veya dolgu alanların hemen arkasına, altyapısını hazırlayarak kuruyor. Sahildeki yiyecek-içecek büfelerini ise sezon başında ahşap ve taşınabilir hasır malzemelerle kurup, yaz sezonu bittiğinde doğaya zarar vermeden söküp kaldırıyorlar.

Karasu’ya 5 Yıldızlı Vizyon Yakışır

Bizim Karasu olarak hedefimiz "yaptım oldu" mantığıyla günü kurtarmak olmamalı. 5 yıldızlı, kaliteli, nitelikli bir deniz tatilinin yapılabildiği, vizyoner bir mekan görünümüne kavuşmalıdır Karasu sahili. Bunun yolu da Akdeniz’deki, Ege'deki profesyonel turizm yatırımlarını incelemekten, o belediyelerin hangi mevzuatlara ve hangi görsel estetiğe göre hizmet verdiğini iyi öğrenmekten geçer.

Muhalefetin eleştirilerini sadece "siyaset yapıyorlar" diyerek kestirip atmak yerine, bu eleştirilerden yapıcı bir sonuç çıkarmak Karasu’nun geleceği adına en doğrusudur. Karasu sahilini karmaşadan ve düzensizlikten kurtarma çabasını sonuna kadar destekliyoruz; ancak bunu yaparken sahile gri betonla değil, doğaya, kuma ve Kıyı Kanunu'na saygılı modern ahşap çözümlerle şekil vermek Karasu'nun marka değerine çok daha yakışacaktır.