Sakarya’nın gözbebeği, doğanın ve suyun adeta bir şaheser gibi buluştuğu Sapanca, tarihi günlerden geçiyor. Son dönemde adından sıkça söz ettiren Sapanca, mülki idare sınıflandırmasında ikinci sınıftan birinci sınıf ilçe statüsüne yükseltilerek adeta bir lig atladı. Bürokratik engellerin aşılmasında bu statü Sapanca’ya adeta çağ atlatacaktır.

İşte tam da bu tarihi statü değişiminin heyecanı ve gururu yaşanırken, Sapanca çok büyük ve anlamlı bir ilke daha ev sahipliği yaptı.

AK Parti, yıllardır adeta bir gelenek haline getirdiği ve Kızılcahamam’da gerçekleştirdiği İstişare ve Değerlendirme Kampı’nı bu yıl ilk kez Sakarya’ya, yani kabuğunu kıran Sapanca’ya taşıdı. 33. İstişare ve Değerlendirme Kampı için ilçede adeta kuş uçurtulmadı; en üst düzey güvenlik önlemleri altında AK Parti’nin A takımı, bakanlar, milletvekilleri ve partinin tüm karar mekanizmaları Sapanca’da buluştu. Kampın sürprizlerinden biri de partililere ilk kez dinletilen ve büyük beğeni toplayan "Yeni Efsane Büyük Başkan" şarkısı oldu.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın helikopterle ilçeye ayak bastığı an, Sakarya’nın Ankara’daki ağırlığını bir kez daha hissettirdi. AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, milletvekilleri ve MYK üyeleri tarafından kusursuz bir koordinasyonla karşılanan Erdoğan, 3 gün boyunca Türkiye’nin yeni yol haritasını bu yeşil coğrafyada çizdi. Yoğun toplantı trafiklerinin arasında bakanlar ve parti kurmayları, Sapanca’nın eşsiz doğasında yürüyüş ve spor yaparak adeta enerji depoladı. Bu dev organizasyonun eksiksiz geçmesi için haftalar öncesinden planlama yapan AK Parti İl Başkanlığı ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehre yakışır bir ev sahipliğiyle tam not aldı.

Gelelim kampın satır aralarına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sapanca’dan tüm Türkiye’ye verdiği o sert, net mesajlara...

Erdoğan, muhalefete ve son dönemde yeniden hortlayan eski Türkiye zihniyetine Sapanca’dan meydan okudu:

"Cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir; belli bir tarikatın, belli bir cemaatin, ideolojinin sembolü hiç değildir!"

CHP içindeki kurultay ve liderlik kavgalarına da değinen Erdoğan, "Biz bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular, bizzat kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler" diyerek net bir çizgi çekti. Kendilerine parmak sallanmasına asla izin vermeyeceklerini belirten Erdoğan, öz yurdumuzda kimsenin mütekebbir bir üslupla ders veremeyeceğinin altını çizdi.

Parti İçi Kaynaşma ve Diyalog Tazelendi

Siyasi mesajların ötesinde, AK Parti’nin 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın teşkilat sosyolojisi açısından da çok önemli bir misyonu yerine getirdiğini vurgulamak gerek. Son dönemdeki yoğun siyasi gündem ve seçim maratonlarının ardından bu kamp; parti içindeki kaynaşmanın, diyalogların yenilenmesinin ve sarsılmaz bir birliğin pekişmesinin önünü açtı. Ankara bürokrasisi ile taşra teşkilatlarını, milletvekilleri ile yerel yönetimleri aynı masada, hatta aynı doğada buluşturan bu 3 günlük süreç, parti içi sinerjiyi zirveye çıkardı. Karşılıklı fikir alışverişleri ve samimi diyaloglar, AK Parti’nin önümüzdeki döneme çok daha kenetlenmiş ve tek ses olarak girmesinde hayati bir rol oynadı.

Sakarya Projeleri Masadaydı: İlçe Başkanları Bakanları Kıskaca Aldı!

Bu kamp, sadece Türkiye siyasetinin konuşulduğu bir yer olmadı; Sakarya’nın ve tüm ilçelerinin geleceği adına tarihi fırsatlara sahne oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a içerisinde kütüphane ve pek çok eğitim faaliyetinin yer alacağı devasa Bilim Merkezi Kampüsü’nün maketi üzerinden sunum yaptı. Projeyi tek tek anlatan Alemdar, bu vizyon merkezin adının "Recep Tayyip Erdoğan Kampüsü" olacağını aktardı.

Kulislere sızan bilgilere göre; Sakarya’nın yıllardır beklediği raylı sistem, Gar ulaşımında rayların yer altına alınması projesi ve Ballıkaya Barajı’nın son durumu gibi hayati yatırımlar da bizzat Erdoğan’a sunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu projeleri yakından takip ettiği, zaten bu sürecin başlaması için daha önce Dolmabahçe Sarayı’nda Yusuf Alemdar ile özel bir görüşme gerçekleştirdiği ve ardından bizzat talimat verdiği biliniyor. Cumhurbaşkanı’ndan bu projelerin sözünü ve talimatını almak büyük başarı; ancak Ankara bürokrasisinde boğulmamaları için hep birlikte takipçisi olacağız.

Kampın en hareketli ve Sakarya adına en verimli kulisleri ise bakanlıkların "Ortak Akıl" oturumlarında yaşandı. Sakarya’nın 7 ilçe belediye başkanı, kamp süresince adeta mekik dokuyarak kabine üyeleriyle birebir görüşme fırsatı yakaladı. Güvenlikten kalkınmaya, ekonomiden şehirciliğe kadar her branştan bakanı karşılarında bulan ilçe belediye başkanlarımız, kendi bölgelerindeki yarım kalan yatırımları, yeni vizyon projelerini ve ihtiyaç duydukları bütçe/koordinasyon desteklerini doğrudan bakanların masasına indirdi. Ankara ayağını Sapanca’da yakalayan başkanların bu yoğun mesaisi, önümüzdeki günlerde Sakarya’nın ilçelerine ciddi yatırımlar olarak dönecektir.

Yerel Basın Nerede?

Tabii bu kadar büyük bir organizasyonun ardından bir özeleştiri de medya ayağına yapmak gerekiyor. Sapanca’daki bu tarihi zirve, tüm ulusal televizyonlar, canlı yayın araçları ve ajanslar tarafından saniye saniye takip edildi. Türkiye’nin kalbi burada attı.

Ancak ne yazık ki, böylesine kusursuz bir organizasyona imza atan AK Parti Genel Merkezi, Sakarya İl Başkanlığı ve Büyükşehir Belediyesi, şehrin kendi öz evladı olan yerel basını ulusal basının gölgesinde bıraktı. Yerel basınımız adeta geri planda kaldı, yok sayıldı. Ankara’dan gelen danışmanların yerel basını unutan tavrına bizim siyasilerimiz müdahale etmeliydi. Sakarya’nın sesini, rengini ve buradaki yerel dinamikleri en iyi bilen şehir basınının, bu kampta çok daha ileri bir rolde yer alması sağlanabilirdi. Umuyoruz ki bundan sonraki büyük organizasyonlarda şehir basınının gücü ve hakkı teslim edilir.

Netice itibariyle; hem mülki idarede birinci sınıfa yükselen hem de iktidar partisinin en kritik zirvesine ev sahipliği yapan Sapanca, bu sınavdan alnının akıyla çıkmıştır. Sapanca artık kabına sığmıyor; doğasıyla, suyuyla ve artık kazandığı yeni siyasi-bürokratik ağırlığıyla Sakarya’nın ve Türkiye’nin parlayan yıldızı olmaya devam ediyor.