Sakarya’da yaşanan sel felaketini izlerken insan üzülmeden edemiyor. Karasu, Ferizli, Sapanca ve Karapürçek’te etkili olan taşkınlar, geride büyük bir hasar ve mağduriyet bıraktı. Özellikle Karasu Darıçayırı bölgesi adeta sular altında kaldı; dere yataklarındaki bazı yapıları sel suları yıkıp geçti. Evler, dükkanlar, iş yerleri zarar gördü; yollar sular altında kaldı. Yaşanan görüntüler, selin gücünü ve vatandaşlarımızın karşı karşıya kaldığı tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Özellikle Ferizli Gölkent’te 24 saatte metrekareye 242,4 kilogram gibi devasa bir yağış kaydedildi. İklim krizinin getirdiği bu sıra dışı yağışlar gösteriyor ki, artık eski altyapı kabulleriyle yarını yönetmek mümkün değil. Ancak bu denli şiddetli bir afet karşısında en büyük tesellimiz, devletin ve şehrin tüm kurumlarıyla eksiksiz bir şekilde sahada olmasıydı.

Şiddetli yağışların başladığı ilk andan itibaren Sakarya Valimiz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar, ilçe belediye başkanlarımız, AFAD, SASKİ ve Tarım İl Müdürlüğü ekipleri sahanın tam merkezindeydi. Jandarma timlerimiz de özellikle Darıçayırıgibi ulaşımın zorlaştığı ve taşkının ağır hissettirdiği kırsal bölgelerde aralıksız güvenlik ve kurtarma çalışmaları yürüterek canla başla mücadele etti. Sadece resmi kurumlar değil; Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (SESOB) Başkanı Muzaffer Kabacan ve esnafımız da afetten etkilenen bölgelerde dayanışma için ilk koşanlar arasında yer aldı.

Başkan Alemdar ve tüm ekipler, adeta sel gölüne dönen her noktada anında aksiyon alarak vatandaşın tam yanında durdu. Kırsalda ve merkezde mahsur kalan insanların kurtarılmasından, zorda kalan hemşehrilemize sıcak aş ulaştırılmasına; iş makineleriyle kapanan yolların açılmasından, DSİ ile koordineli yürütülen müdahalelere kadar süreç müthiş bir dayanışmayla yönetildi. Evini su basan vatandaşın, dükkanı zarar gören esnafın en zor anında çizmeleri giyip yanında durmak, derdine derman olmak kelimenin tam anlamıyla yürekleri ısıtan insani bir duruştur.

Şimdi ise en önemli konu, zarar gören vatandaşlarımızın ve esnafımızın yaralarının sarılması. Hasar tespit çalışmaları titizlikle sürüyor. Dükkanını su basan esnafın, evinde eşyası kullanılmaz hale gelen ailenin mağduriyetlerinin hızlıca giderilmesi, yardımların ve desteklerin gecikmeden ulaştırılması gerekiyor. Çünkü afetin etkisi yalnızca sular çekilince sona ermiyor; geçim kaynakları ve yuvalar zarar gördüğünde mücadele günlerce, bazen aylarca devam ediyor.

Elbette bu kadar şiddetli yağışların önüne tamamen geçemeyiz. Ancak hem sahadaki bu birlik ve beraberlik ruhunu korumak hem de yaşananlardan ders çıkarmak bizim elimizde.

Sakarya’da yıllardır üzerinde durulması gereken konulardan biri de dere yatakları ve yapılaşma. Yıllar önce yapılmış betonarme binalarla son dönemde inşa edilen bungalovları birbirine karıştırmadan, her yapıyı bulunduğu yer ve taşıdığı risk açısından ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Burada amaç suçlu aramak değil; can güvenliğini sağlamak ve aynı acıların tekrar yaşanmasını önlemek olmalı.

Derelerin doğal yatakları korunmalı. Taşkın riski bulunan alanlar bilimsel veriler ışığında incelenmeli. İmar planları hazırlanırken suyun akış yolları ve bölgenin geçmişte yaşadığı taşkınlar dikkate alınmalı. Yağmur suyu altyapısı da artan aşırı yağışlar göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmelidir.

Sel felaketi bize bir kez daha gösterdi ki; doğayı yok sayarak güvenli şehirler kuramayız. Bugün yapılması gereken, vatandaşımızın zararını en hızlı şekilde gidermek kadar, gelecekte yaşanabilecek felaketlere karşı da aynı kararlılıkla hazırlıklı olmaktır.

Sular çekilir, hayat yeniden düzene girmeye başlar. Ancak yaşananlardan ders çıkarılmazsa benzer acılar yeniden yaşanabilir. Bu nedenle hasar tespitinden kalıcı önlemlere kadar her aşamanın titizlikle yürütülmesi büyük önem taşıyor.

Zor günde sahada gece gündüz demeden ter döken Sayın Valimize, Büyükşehir Belediye Başkanımız Yusuf Alemdar’a, ilçe belediye başkanlarımıza, kırsalda güvenliği sağlayan ve kurtarma mücadelesi veren Jandarma timlerimize, AFAD, SASKİ, Tarım İl Müdürlüğü ekiplerimize, SESOB Başkanı Muzaffer Kabacan ve dayanışma gösteren esnafımıza teşekkür ediyor; selden etkilenen tüm Sakaryalı hemşehrilerimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Dereler özgür aksın, doğa korunsun, insanlarımız güven içinde yaşasın.