Yarım asrı aşkın süredir bu şehrin topraklarına can veren, köylünün ekmek kapısı, bacası tüttükçe ovasına bereket yayan bir fabrika düşünün. 1953’ten beri Sakarya’nın ekonomisine yön veren, kaç kuşağın hem iş hem aş sahibi olduğu o çarklar, bu sezon itibarıyla sessizliğe büründü. Şeker üretim hakkının devredilmesiyle birlikte, ocağı tütmeyen fabrikanın arkasında büyük bir enkaz ve tarımın geleceğine dair derin bir endişe kaldı.

Cumartesi günü Sakarya caddelerinde yankılanan traktör korna sesleri, sıradan bir eylemin çok ötesindeydi; o ses, toprağına küsen, emeğinin karşılığını alamayan bir üreticinin çığlığıydı.

Ziraat Odası Başkanı Ateş: "Bir Ay Geçti, 1 TL Dahi Yatmadı"

Eylem alanında çiftçilerin sesi olan Adapazarı ve Serdivan Ziraat Odası Başkanı Ercan Ateş, yaşanan mağduriyeti ve verilmeyen sözleri sert bir basın açıklamasıyla dile getirdi. Sözleşme sürecindeki taahhütlerin hiçe sayıldığını vurgulayan Ateş, tabloyu şu sözlerle özetledi:

"Sözleşme sürecinde yapılan tüm anlaşmalara uyulacağı söylenmişti. Önceki sistemde çiftçimiz pancarını teslim ettikten 15 gün sonra parasının %75'ini alıyordu. Ancak devirden bu yana bir ay geçmesine rağmen Sakarya pancar çiftçisinin hesabına 1 TL dahi ödeme yapılmadı. Ürünlerimiz 15 gün tarlada çürümeye terk edildi. Nakliye sorununu görüşerek çözdük ama bu kez de kesilen nakliye faturaları ödenmiyor."

Başkan Ateş, fabrikanın kendi bölgesindeki çiftçiye avans ödemesi yaparken Sakaryalı üreticiye peşin sözleşme taahhütlerini bile uygulamamasını "çifte standart" olarak nitelendirerek sordu: "Sakarya pancar çiftçisi üvey evlat mıdır? Bu kotanın satılmasına, fabrikanın gitmesine ilimizde kimler imza attı, kimler izin verdi?"

Devlet Yetkililerine ve Tarım Bakanı’na Doğrudan Çağrı

Ziraat Odası Başkanı Ercan Ateş ve mağdur üreticiler, alanlardan Cumhurbaşkanı’na ve Sakarya’yı ziyaret edecek olan Tarım Bakanı’na doğrudan seslendi:

"Buradan Sayın Cumhurbaşkanıma, Sayın Tarım Bakanıma ve yetkililere sesleniyorum: Sakarya pancar çiftçisi sahipsiz değildir! Sayın Bakanım, çiftçimizle yapılan sözleşmelere alıcı yetkilileri uymuyor. Çiftçilerimiz kanuni yollara mı başvursun, yoksa bakanımız olarak çiftçimizin arkasında duracak mısınız? Biz kotalarımızı ve fabrikamızı geri istiyoruz."

"Partimiz Ekmek Partisi"

Eylemin en dikkat çekici noktası ise siyaset üstü duruşu ve yükselen haklı sitemdi. Şehrin sokaklarını inleten üreticiler, yaşadıkları yalnızlığı şu acı ama gerçekçi benzetmeyle dile getirdi:

"Siyasiler cenazeye, açılışa gidiyor; ama bakın burada da bir tarım cenazesi kalkıyor, niye kimse gelip halimizi sormuyor? Bizim siyasetle işimiz yok, bizim partimiz ekmek partisi. Üretmek, kotamızı geri almak ve alın terimizin karşılığını istiyoruz."

Sorun Çözülmezse Çarşamba Günü Traktörler Yine Yollarda!

Bugün yaşanan pancar krizi, sadece anlık bir alacak-verecek meselesi değildir. Eğer bu sorunlar acilen çözülmez, üretici korunmazsa; yarın o tarlaları sürecek genç bulunamayacak. Köydeki çocuklar toprağa küsüp şehre göç etmek zorunda kalacak, Sakarya Ovası tarımsal üretimde telafisi imkânsız bir yara alacak.

Ziraat Odası Başkanı Ercan Ateş’in uyarısı ve çiftçilerin kararlılığı net: Yetkililer biran önce adım atmaz ve çiftçinin karşısına çıkıp açıklama yapmazsa, Çarşamba günü çok daha büyük ve kapsamlı bir katılımla, traktör sayısı artırılarak eylemler büyüyerek devam edecek.

Çiftçilerin eylemi basında geniş yer bulurken, konunun Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya da iletildiği öğrenildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın girişimiyle, Şeker Fabrikası yetkililerine çiftçilerin alacaklarının ödenmesi konusunda gerekli adımların attırılacağı, diğer taleplerin ise Ankara'da değerlendirileceği bilgisi edinildi.

Çiftçiler çarşamba gününe kadar çözüm bekliyor. Talepler karşılık bulmazsa yeni bir eylem planı gündeme gelecek. En azından çözüm için bir kapı aralanmış oldu. Şimdi gözler atılacak adımlarda. Bakalım bu mesele daha fazla uzamadan, çiftçinin alın terinin karşılığı verilerek tatlıya bağlanabilecek mi?

Bu ses, Sakarya’nın vicdanıdır. Geç olmadan gereğinin yapılması dileğiyle...