Nurettin Eryılmaz yazdı...

Siyasette mekân tercihleri kadar, kürsüden yükselen sesler ve altı çizilen mesajlar da o kongrenin ruhunu belirler. MHP Sakarya İl Teşkilatı’nın düğün salonunda gerçekleştirdiği 15. Olağan İl Kongresi; coşkulu atmosferi, kentsel dönüşüme verilen güçlü desteği ve yaklaşan SATSO seçimlerine yönelik sert uyarısıyla şehir gündemine damga vurdu.

Siyasette mekân tercihleri kadar, kürsüden yükselen sesler ve altı çizilen mesajlar da o kongrenin ruhunu belirler. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Sakarya İl Teşkilatı, 15. Olağan İl Kongresi’ni geçmiş yıllardaki spor salonu atmosferinden farklı olarak bir düğün salonunda gerçekleştirdi.

Girişteki mehteran gösterisi, titizlikle hazırlanan sahne düzeni, ülkücü camianın sevdiği ezgiler ve Türkiye’nin 7 bölgesinden esintiler sunan gençlik folklor ekibinin gösterisi salondaki coşkuyu diri tuttu. Cumhur İttifakı paydaşlarının ve teşkilat mensuplarının katılımıyla gerçekleşen kongrede salondaki görselliğin ötesinde, gazeteci gözüyle bakıldığında şehir gündemini belirleyen iki temel konu öne çıktı: Kentsel dönüşüm ve yaklaşan SATSO seçimleri.

1. SATSO Seçimlerine Yaklaşırken Net Mesaj: "Siyaset İş Dünyasından Elini Çeksin!"

Kongrede gündem yaratan ve şehir kulislerini hareketlendiren en sıcak başlık, MHP İl Başkanı Oğuz Alkaş’ın yaklaşan Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) seçimlerine dönük uyarısı oldu.

Alkaş, doğrudan oda seçimlerine işaret ederek "Siyaset iş dünyasına karışmasın, iş dünyası kendi seçimini kendi yapsın" çıkışıyla net bir sınır çizdi. MHP’nin hiçbir grubun veya adayın tarafında olmadığını vurgulayan Alkaş, "Bizler isimlerin değil, Sakarya'nın geleceğini geliştirecek fikirlerin yarışmasını istiyoruz" diyerek ilkesel bir duruş sergiledi.

Mesaj Hangi Adrese Gitti?

Şehir kulislerinde ve iş dünyasında bu sözlerin; oda seçim süreçlerinde dengelere yön vermeye çalışan, liste mühendisliği yapan veya muhtemel müdahale hesapları bulunan siyasi aktörlere doğrudan gönderilmiş bir mesaj olduğu değerlendirildi. Alkaş bu çıkışıyla hem MHP’nin iş dünyasının iç seçimlerine tarafsız kalacağını deklare etti hem de diğer siyasi odaklara "İş dünyasını kendi haline bırakın" uyarısında bulundu.

Şehrin en büyük üretici ve ticaret gücü olan SATSO sandığına gidilerken, siyasetin gölgesini tüccarın ve sanayicinin iradesi üzerinden çekmesi yönündeki bu çıkış, şüphesiz kongrenin en çok su kaldıracak mesajı oldu.

Ancak gazeteci gözüyle bakıldığında asıl merak edilen soru şu: Seçim maratonu kızışırken verilen bu mesaj doğru adrese ulaştı mı? Şehirde siyaset ile ticaretin zaman zaman iç içe geçtiği bilinen bir gerçekken, bu uyarının muhatapları tarafından nasıl okunacağı ve SATSO kulislerine nasıl yansıyacağı şimdiden merak konusu oldu.

2. 27 Yıl Sonra Gelen Kentsel Dönüşüm Hamlesine Güçlü Duruş

Alkaş’ın il başkanlığı döneminin belki de en uzun ve derli toplu konuşmasında öne çıkan bir diğer stratejik yerel başlık, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın kentsel dönüşüm konusundaki kararlılığına verilen açık destekti.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden geçen 27 yılın ardından, Sakarya genelinde kentsel dönüşümün ilk kez bu kadar somut ve kararlı adımlarla gündeme taşınması şehir için hayati bir eşiktir. Sayın Alemdar’ın Tığcılar başta olmak üzere başlattığı bu dönüşüm hamlesine Cumhur İttifakı ortağı MHP’den gelen bu güçlü destek, hem yerel yönetimin elini güçlendirmesi hem de şehrin geleceği açısından kıymetli bir duruştur.

Bülbül’ün Sert Üslubu ve Konuşulmayan Ekonomik Gerçekler

Kongrenin divan başkanlığını üstlenen MHP Sakarya Milletvekili Levent Bülbül ise genel politika ve "Terörsüz Türkiye" vizyonuna odaklandı. Salonun doluluğuna ve sosyal medyadaki algılara atıfla "MHP bitti diyenlere Sakarya’da bu salonun doluluğu cevap olsun" diyerek teşkilata moral verdi.

Ancak terörle mücadele başlığında sarf ettiği "Terörle, teröristle mücadeleyi bırakanın Allah belasını versin" şeklindeki sert ve sitemkâr ifadesi, kongre salonunda en çok yankı uyandıran ve dikkat çeken çıkışlardan biri oldu. Terörle mücadeledeki kararlılık toplumun ortak paydası olsa da, siyasette bu tarz sert çıkışların yapılması kamuoyunda üslup tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Sokağın Derdi Mutfaktayken Pas Geçilen Başlıklar:

Kongrede dikkat çeken bir diğer unsur ise sokağın ve mutfağın asıl derdi olan ekonomik tabloydu. Vatandaşın belini büken artan ev kiraları, hayat pahalılığı, asgari ücretlinin geçim mücadelesi ve emeklilerin durumu gibi hayati konulara konuşmalarda hiç girilmemesi, pas geçilmesi dikkatli gözlerden kaçmadı ve salonda ayrı bir parantez olarak kaldı.