Malum, Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, sözde Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ın şahsı ve ilçeye karşı sergilediği tutum nedeniyle Karasu’nun cezalandırıldığını iddia etti. Zehir zemberek basın açıklaması yaptı. Devlet adabına yakışmayan, kabadayılık kokan, aba altından devletin valisine sopa gösteren, bir belediye başkanının serzenişi yerine, muhalif bir köşe yazarının yazısı gibi basın açıklaması yaptı. Elbette Başkan Sarı’nın o sözlerine bakacağız. AK Parti’nin şımarık çocuğunun haddini aşıp devletin valisine, Cumhurbaşkanı makamını temsil eden makama nasıl hadsize saldırdığına bakacağız…
*
Yeri geldi ve şunu da ekleyeyim. Valiler eleştirilemez değil. Ben de bir çok valiyi ve yaptıklarını eleştirdim. Hatırlayın, Vali Ahmet Hamdi Nayir’ı eleştirdiğim için gözaltına da alındım. Hatırlıyor musunuz o olayı! 29 Ekim 2019 yılındaki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerinde Adapazarı Atatürk Bulvarı’nda yaşandı. Yürüyüş korteji, gaziler, askeri birlikler ve okulların yürüyüş yoluna dönemin Sakarya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, dönemin Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Lütfü Dursun’un makam araçları park etti. Resmi törenlerde asker dümdüz, ip gibi yürür. Vali ile başsavcı araçları yürüyüş yoluna park ettiği için askerler dahil herkes yürüyüş yolunda zikzak yaptı…

Foto: 29 Ekim 2019 tarihli Sakarya Halk Gazetesinin manşeti
*
İşte ben de bu ayıbı haber yaptım. Vali Nayir önce Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı ve o dönem çalıştığım Sakarya Halk Gazetesi sahibi Halil İbrahim Balcı’yı makamına çağırdı. Balcı efendi makamdan çıktı ve beni işten kovdu. Bitti mi! Biter mi! Polis beni gözaltına aldı. Mevcutlu adliyeye gittim. Adliyede benimle top gibi oynadılar. Allah’tan avukatım Özgür Akın sağlam bir hukuk adamıydı. Bunlar yaşanırken Türkiye’de gündem olduk. Sonuç ne! Vali de gitti, başsavcı da gitti. Bana suç bulamadılar. TV 264 ekranlarındaki canlı yayında ‘beni polisle aldırdınız. Bana 1.5 yıldır ne dava açtınız, ne de savcılıktan takipsizlik vermediniz” deyince tam 1.5 yıl sonra bana takipsizlik verdiler…
*
Bunları yaşadım. Devletin gücünü haksız yere kullananlardan baskı gördüm, işten atıldım ama her iki makama hiç saygısızlık yapmadım. Şunu da ekleyeyim. Eski Vali Ahmet Hamdi Nayir ile eski Başsavcı Lütfü Dursun’a hakkımı helal etmiyorum. Eğer onlar da kendilerinde benimle ilgili bir hakları olduğunu düşünüyorsa rica ediyorum, istirham ediyorum. Haklarını bana helal etmesinler. Şimdi gelelim asıl mevzuya, yani AK Parti’nin şımarık çocuğu olan Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’nın o saçma sapan ve kin kokan açıklamalarına…
*
Beni takip edenler bilir. Öyle ben bir kere yazıp bir konuyu bırakmam. Belki 5 gün, belki 10 gün, belki 20 gün yazabilirim. Dolayısıyla benim zamanı var. İsterseniz önce avukat İshak Sarı’nın siyasi geçmişine bakalım. AK Parti resmi internet sitesinde İshak Sarı’nın öz geçmişiyle ilgili şunlar yazıyor. 1978 yılında Karasu’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Karasu’da tamamladı. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Karasu’da 13 yıl boyunca avukatlık mesleğini icra eden Sarı, 2006-2008 yılları arasında AK Parti Karasu İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği ve İlçe Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu…

*
2011-2018 yılları arasında 3 dönem AK Parti Karasu İlçe Başkanı olarak görev yaptı. 2012 yılında Karasu İmam Hatip Mezunları ve Mensupları Derneği’ni kurdu. 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinde Karasu Belediye Başkanı seçilen Soykan, evli ve 2 çocuk babasıdır. AK Parti resmi internet sitesinde Başkan Sarı için böyle yazıyor ama 2 yerde yanlış var. Birinci yanlış Sarı, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerinde bir kez daha Karasu Belediye Başkanı seçildi. İkinci yanlış ise Sarı’nın soyadının Soykan olarak yazılmasıdır. Soykan, yani Bilal Soykan Akyazı Belediye Başkanıdır…
*
Kısaca Sarı’nın siyasi geçmişine baktıktan sonra şimdi devam edelim. Bizi takip eden herkes iyi bilir ki sık sık Başkan İshak Sarı ile ilgili eleştiri, hatta sert eleştiri haberleri yapar, köşe yazısı yazarım. Peki ama neden Başkan Sarı ile ilgili sürekli sert eleştiri haberi yapar ve köşe yazısı yazarım! Neden Sarı başkan hep eleştiri manşetlerinde yer alır! Başkan Sarı’ya sorarsanız ‘Medya benden reklam istiyor. Reklam vermeyince şantaj haberleri yapıyorlar’ diyor. Yıllardır aynı terane gidiyor. Arap yalellisi gibi hep aynı nakarat. Peki gerçek böyle mi! İshak Sari basına para vermeyince eleştiriliyor mu!
*
Ben kendi adıma yazayım. Bir kere ama bir kere Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’dan reklam veya ilan istedim mi! Eğer Başkan Sarı, “Evet, Cumalı şu tarihte, şu yerde ve şu konuyla ilgili ilan istedi desin” ben mesleği bırakacam. Bakın, iyi ya da kötü 1984 yılından bu yana bu kentte hiç aralıksız gazetecilik yapıyorum. 42 yıllık bir meslek yaşantısından bahsediyorum. Başkan Sarı, “’Cumalı reklam istedi vermedim ve beni eleştiriyor’ desin namus sözü size bu mesleği bırakacam. Bir adım öteye gideceğim. Yine Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı, “Cumalı reklam istemedi ama tatlı su kurnazı olan Cumalı onunla bağlantılı şu isimle reklam istedi” desin…
*
Yine 42 yıllık mesleğimi bırakacam. Bırakmazsam size söz mini etek giyecem. Çark Caddesi’nde mini etekle gezecem. Haaaaaa kıllı bacaklarım biraz midenizi bulandırabilir ama o da sizin sorununuz olsun. Ayrıca Taraklı Belediye Başkanı İbrahim Pilavcı, Kaynarca Belediye Başkanı Kadir Yazgan, Kocaali Belediye Başkanı Turan Yüzücü, Söğütlü Belediye Başkanı Selçuk Kurt, Pamukova Belediye Başkanı Fatih Akın basına reklam mı yağdırıyor. Tabii ki hayır, peki neden bunlar sürekli basında gündem değil. Neden bu isimler veya başkaları İshak Sarı kadar eleştiri almıyor. Çünkü malzeme vermiyorlar. Bu kadar, inanın hepsi bu kadar…
*
Dolayısıyla Başkan Sarı ile ilgili sert eleştiri ve köşe yazılarımı reklam alamadığım için değil, para alamadığım için hiç değil, kamu yararı, haber değeri, kamuoyunu yakından ilgilendirdiği konulardan dolayı yaptım ve yapıyorum. Şunu da diyebilirler. “Cumalı tamam da sen de Başkan İshak Sarı’yı çok yazıyorsun, bak halen yazıyorsun.” Bu düşünce düz mantıkla da çok doğru bir düşünce olabilir. Evet sürekli eleştirdiğim doğru ama neden! Neden Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı’yı yıllardır eleştiriyorum!
*
Az önce bazı nedenlerini sıraladım. Ama en önemli nedeni Sarı sürekli skandallara imza atıyor. Basına malzeme veriyor. Hepsi bu kadar, inanın hepsi bu kadar. Kendi adıma başkana ne husumetim var, ne alıp veremediğim var, ne bir dediğim var. Gelsin beraber çay içelim. Ancak Başkan İshak Sarı malzeme verdiği sürece ben de yazarım, Zafer Tokuş da yazar, medya da yazar.
Ve bu süreç bir döngü gibi devam edince de Başkan Sarı, “Basına reklam, ilan yani para vermeyince bana saldırıyorlar” devam eder…
*
Sonuç olarak bugün yine Başkan Sarı’yı eleştiriyorsam kusura bakmayacak veya bakacak, hiç değişmez ama devletin Valisine kahve ağzıyla saldıramaz. Vali beyin hatalı kararları olabilir ama bunu anlatmanın yolu AK Parti’yi arkana alıp Vali Doğan’ın Hatay valiliğinden başlayıp daha atıp atmadığını bilmediğin balıklara uzanan ve kabadayılık, şımarıklık, kahvehane ağzı, külhanbeylik, kin kokan bir basın açıklaması olmaz, olamaz…
*
Ayrıca sen kimsin ki Cumhurbaşkanlığı makamının temsilcisi, Sakarya’da devletin mülki amiri Valiye kafa tutuyorsun! Ayrıca senin arkanda kim, kimler var! Seni kim koşturuyor! Sen veya alayınız unutmayın. Devlet yarına bırakır ama yanına bırakmaz…
*
Devam Edecek...
