YOĞUN KATILIM
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi “Parkinson Hasta Okulu” tarafından Dünya Parkinson Günü etkinlikleri kapsamında SEAH Merkez Kampüsü Konferans Salonu’nda Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yeşim Güzey Aras ile İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Doğan Gülgen’in konuşmacı olarak katıldığı konferans büyük ilgi gördü. Hasta, hasta yakınları ile tıp camiasının katıldığı konferansta parkinson ve tedavi süreçleri ele alındı.

Whatsapp Image 2026 04 14 At 14.47.42

TEK HEKİM ÖNEMLİ
Başarılı tedavileriyle tanınan Prof. Dr. Yeşim Güzey Aras, “Bazen hastalarımız yaptığımız tedaviden memnun kalmıyorlar. Diyorlar ki ‘Başka bir hekime gidelim. Başka bir hekime de görünelim’ ve gidiyorlar. O hekim de bir yerden başlıyor. Tedavinin, takibinin bir yerinden, vücudundan tutuyor. Başka bir hekim de. Ama ne oluyor en sonunda? Tedavi karman çorman oluyor. O yüzden mümkünse aynı hekim tarafından bu konuda kendini geliştirmiş, eğitimlerini almış aynı hekim tarafından tedavinin yürütülmesi, o sorumluluğun alınmasını daha çok öneriyoruz. Yoksa işler çok karışıyor” dedi.

HEKİME ULAŞMAK ÖNEMLİ
Prof. Dr. Aras, “A hekimi B ilacını veriyor, C hekimi D ilacını veriyor. Bunlar birbirlerinden habersiz veriyorlar bu ilaçları. Bazen bu iki ilaç birbiriyle asla kullanılmayacak ilaçlar oluyor. Siz de bilmiyorsunuz hastanın başka bir hekime gidip farklı bir tedavi de aldığını. İşler sarpa sarıyor. İşin içinden çıkmak zorlaşıyor. O yüzden kendinizi doktorunuza emanet edeceksiniz. Bunun başka bir yolu yok maalesef. Tedavi konusunda mutlaka ve mutlaka bir hekiminiz olacak ve bu hekim mümkünse ulaşılabilir olacak. Şimdi ulaşılabilir hekim olma vasfından birazcık bahsetmek istiyorum. Benim şimdi bir tane burada söylemeli miyim bilmiyorum ama bir WhatsApp grubum var. Özellikle hastalarımı dahil ettiğim bir WhatsApp grubum var” diye konuştu.

BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM
Prof. Dr. Aras şunları kaydetti, “İşte çok acil bir durum olduğunda bana ulaşabilmeleri için kurduğum bir WhatsApp grubum var. Bu grupta ev satan, araba satan hastalar var. Ben bu grubu siz bana kolayca ulaşabilirsiniz, çok acil durumlarda destek isteyebilirsiniz, arayabilirsiniz diye kurdum. Lütfen bunun dışında paylaşımlar yapmayalım. Daha önce de uyarmıştım. Hastanın başvurduğu her hekim mutlaka tedavinin bir ucundan tutacaktır Ama bütüncül olarak yaklaşabilecek bir durum da olmayacaktır. Sizi sonradan tanıdığı ve bildiği için. O yüzden dediğim gibi kendinizi bir hekime emanet edeceksiniz ve onun ayarladığı, düzenlediği, uyguladığı tedaviyle yolunuza devam edeceksiniz.”

Whatsapp Image 2026 04 14 At 14.47.436

YENİ TEDAVİLER ÇIKIYOR
Prof. Dr. Aras, “Ha tabii ki yeni tedaviler çıkıyor, yeni ilaçlar çıkıyor, yeni farklı yöntemler çıkıyor. Bunları da hekimimiz takip ediyor olacak tüm gelişmeleri. Bu durumda da yine hekiminizden yeni tedaviler, yeni takipler, yeni ilaçlar, yeni yöntemler konusunda da bilgi sahibi olmak isteyebilirsiniz. Bu sizin en doğal hakkınız. Bu haklarınızı da mutlaka kullanın. Hekiminize sorun. Ben böyle bir tedavi yöntemi duydum. Bu doğru mu? Böyle bir şey var mı? Biz siz uyguluyor musunuz? Benim için uygun mu? Değil mi? Özellikle pil konusu mesela çok merak edilen bir konu. Onunla da ilgili başka bir toplantı yapmıştık. Orada da pil konusunu uzun uzun konuşmuştuk. Kimi olur, kime olmaz” diye konuştu.

YAN ETKİLERE DİKKAT!
Prof. Dr. Aras, “Pil yaptırmış hastalarımızı davet etmiştik. Onlar da gelip burada kendi durumlarını anlatmışlardı falan. Yani her hastaya maalesef her ilaç uygun olmuyor. Onu da biz hasta yakını ve tüm aileyle beraber ortaklaşa bir şekilde karar veriyoruz. Kime, hangi tedavi uygulanacağına. Çünkü bu hekimin tek başına verebileceği bir karar değil. Hastanın mutlaka ve mutlaka aile desteğine ihtiyacı oluyor. Verdiğimiz kararlar sonucu uygulayacağımız tedavilerde hekim hasta ve hasta yakını üçgeninde karar verilmesi gereken tedavi yöntemleri bunlar. Bazı ilaçların da çok ciddi yan etkileri var. Onlardan da birazdan bahsedeceğiz. Yan etki gördüğünüzde mutlaka ilacı kesmenizi ve en kısa sürede hekiminize başvurmanızı öneriyoruz” dedi.

YÜZDE 90 PARKİNSON
Prof. Dr. Aras, “Yerinde duramama, durduğu yerde sallanma gibi istemsiz hareketler ortaya çıkıyorsa artık bu hasta yüzde 90 ileri evre bir parkinson hastasıdır. İleri evrenin kendine özgü cihaz destekli tedavileri var. Bunları başka bir günün konusu olarak anlatmıştık. Talep olursa bir sonraki toplantı konusunda yapabiliriz. Çok önemli. Çünkü özellikle beyin pili çok sorulan konulardan bir tanesi. Şimdi daha farklı bir tedavi yöntemi daha etkilendi buna. Apomorfin parson hastalığında hızlı etkisinden dolayı çok hızlı etkisini gösterdiği için 10-15 dakika gibi çok kısa bir sürede hızlı etkisini gösterdiği için cilt altına enjeksiyon şekilde aynı insülin gibi cilt altına enjeksiyon şekilde yapıldığı için oral almaya hap olarak içmeye gerek yok” dedi.

Tanju Saraylı hayatını kaybetti
Tanju Saraylı hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

EVRELERE GÖRE TEDAVİ
Prof. Dr. Aras, “Oral alamayacak hastalarda diyelim hasta ameliyat olacak. 5 gün boyunca hiçbir şey yiyip içemeyecek. Bu tür hastalarda bu ilacı kullanıyoruz. Kurtarma tedavisi deniyor buna. Ya da hasta levodopayı alıyor bir saat sonra açılıyor, 2 saat sonra kapanıyor ama öbür ilacı içmesi için daha bir saat süre var. İşte bu bir saatlik kötü geçireceği offa gireceği bir saati kurtarmak için burada da bu bir saatlik süreyi açık geçirmesi için bu göbekten iğneyi yapabiliyoruz hastalara. Ama bu ileri evrede dediğim gibi hafif ve orta evrenin tedavilerinde kullanılıyor bu iğne. Hasta bu tedaviden çok memnun” diye konuştu.

İLAÇ SAATLERİ
Prof. Dr. Aras, “İlacı yapıyoruz. 15 dakika sonra açılıyor. 1 saat çok iyi oluyor. O zaman bunun pompası var. Pompanın içine iğneci koyuyoruz. 24 saat, 16 saat hastanın ne kadar ihtiyacı varsa o kadar süre bu ilacı göbekten iğne şeklinde de sürekli infüzyon halinde veriyoruz. Şimdi bu bahsettiğimiz dopamin agonisler evet çok iyi ilaçlar, güzel ilaçlar ama çok ciddi yan etkileri var. Bu ilaçları kullanırken bu yan etkilere çok dikkat etmek lazım. Bulantı kusma en önemli yan etkileri postal hipotansiyon, tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi gibi yan etkileri var. Özellikle bu bahsettiğim apomorfin de bu tür yan etkileri var” dedi.

KALP YETMEZLİĞİ
Prof. Dr. Aras, “O yüzden bu yan etkileri engellemek için donperlilon denil motilyum denen bir ilaçla beraber veriyoruz. Hayaller görme, gündüz gözü açık ve uyanıkken hayaller görme, ses, sesler duyma ya da perdeyi ya da koltuğu başka birine, bir insana, bir hayvana korkutucu bir şeye benzetme gibi. Şüphecilik, sandılar gibi, dürtü kontrol bozuklukları gibi. Bu tür yan etkiler çok sık görülebiliyor. Şimdi dürtü kontrol bozukluğu bizim için dopamin agonisti kullanırken en korktuğumuz yan etkilerden biri. Bakın bulantı, kusma, tansiyon düşüklüğü, bacaklarda ödem, özellikle ayak bileklerinde ödem yapıyor bu ilaçlar. Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği olmayan safa sağlam bir insanda ilaca başladıktan beri kaç ay sonra bacaklarda ayak bileğiyle ödem varsa o büyük ihtimalle ilaçlandırır” dedi.

SÜREKLİ UYUKLAMAK
Prof. Dr. Aras, “Gündüz uykululuk hali. Hastalar diyorlar ki hocam biz gündüz sürekli uyukluyoruz bu ilaçtan sonra durduk yerde uykuya dalıyorum. Sürekli uyukluyorum. Ani uykuya ataklarım. Tamam emekli biri için çok sıkıntı olmayabilir ama çalışan, araba kullanan insanlar için çok büyük sıkıntı. Görsel hastanasyonlar, hayaller görme. Hocam ben bu ilacı kullanmaya başladığımdan beri arada bir evde küçük bir kız çocuğu, kedi, köpek korkutucu olmayan hayaller görüyorum. Yanımdakine soruyorum sen de görüyor musun diyor. Hayır diyorlar. Biz görmüyoruz. Bir tek ben görüyorum bunları diyor” diye konuştu.

KUMAR OYNUYOR MUSUN!
Prof. Dr. Aras, “Dürtü kontrol bozuklukları dedik. Bunlar içerisinde patolojik kumar oynama, alışveriş, sürekli bir şeyler alıyor. Daha çok kadınlarda görülüyor ama erkeklerde de olabiliyor. Patoloji kumar oynama, kumara alışkanlığı. Bu ilacın yine en önemli yan etkilerinden bir tanesi ve bu çok ciddi hukuksal sıkıntılara da neden olabiliyor. Biz ilacı başlamadan önce hastayı ve hasta yakınını evliyse eşini, çoluğu, çocuğu, kim varsa yanında bu kişilere bu dürtü kontrol bozuklukları açısından mutlaka tek soruyorum. Ben hastaya ayrı soruyorum. Amca sen kumar oynuyor musun? İnternette çok fazla vakit geçiriyor mu? Çok fazla para harcıyor mu? Çok fazla dışarılarda dolaşıyor musun? İşte hiperseksüalite var mı?” dedi.

LÜTFEN DİKKATLİ OLUN
Prof. Dr. Aras, “Önce hastaya soruyorsun. Amca dedik çünkü daha çok erkeklerde görülüyor diye. Sonra eşimi çağırıyorum ayrıca ayrı görüşüyorum Eşe de diyorum ki bak bunlar bunlar bunlar var mı? Yok. Bak diyorum bu ilaçtan sonra bunlar olabilir. Eğer olursa lütfen dikkatli ol. Gözün açık olsun. Uyanık ol. Baktım çok fazla internete dadandı. Sürekli internette abuk subuk videolar izliyor, uyumuyor. Sürekli konuşuyor, sürekli para harcıyor. Çok enerjik, çok mutlu, manik bir dönemde para veriyor birilerine borç veriyor. Gereksiz gereksiz şeyler alıyor. Bunlar olabilir bu ilaçla ilgili” diye konuştu.

TEŞEKKÜR BELGESİ
İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Doğan Gülgen ise programa çevrim içi olarak katılarak Parkinson hastalarında beslenmenin önemi ve dikkat edilmesi gereken noktalar üzerine bilgilendirme yaptı. Etkinlikte konuşmacılar hasta ve hasta yakınlarıyla soru-cevap bölümü de yaptı. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Sayın Uzm. Dr. Yaprak Çelik tarafından, Prof. Dr. Yeşim Güzey Aras’a teşekkür belgesi takdim edildi.

Whatsapp Image 2026 04 14 At 14.47.4479Whatsapp Image 2026 04 14 At 14.47.4378