Sakarya, bir milyon 100 bin nüfusu, bereketli toprakları ve kadim esnaf kültürüyle bilinen bir şehirdir. Ancak son dönemde şehrimizin adı, hiç hak etmediği olaylarla ulusal gündeme taşındı. E-5 üzerinde yakalanan bozulmuş etler ve yol kenarlarında bulunan at eti parçaları yetmezmiş gibi, tam da mübarek Ramazan ayının ruhuna ve hijyenine taban tabana zıt olan "ayakla hamur yoğurma" görüntüleri bardağı taşıran son damla oldu.
Sakarya, gıda terörüyle değil, lezzeti ve güveniyle anılmalıdır.
Akreditasyon ve Eğitim Şart
Gıda sektörü, sadece bir tabela asıp kapı açmakla girilecek bir alan olmamalıdır. Mevzuattaki boşluklar acilen kapatılmalı; bu işi yapacak kişilerin yeterlilikleri, teknik bilgileri ve hijyeneğitimleri sıkı bir süzgeçten geçirilmelidir. Ekipman kalitesinden eğitimli personel standartlarına kadar her aşama akredite edilmeli, bu şartları sağlamayanlara işletme ruhsatı verilmemelidir. Halk sağlığıyla oynayan, tağşiş ve hijyen kurallarını hiçe sayanlara ise "sektörden ömür boyu men" gibi en ağır yaptırımlar getirilmelidir.
Sayın Asım Baş ve Denetim Personeli İhtiyacı
Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koltuğuna kısa süre önce oturan Sayın Asım Baş, göreve geldiği günden bu yana son derece atılgan ve koordineli bir çalışma sergiliyor. Kendisinin iletişime açık, egodan uzak ve 7/24 esasına dayalı çalışma azmi, kurumdaki atıllığı kırmak adına umut verici.
Ancak Sayın Baş’ın bu samimi gayreti, sahadaki denetim personeli sayısı ile desteklenmelidir. Sakarya gibi devasa bir sanayi ve gıda ağının olduğu şehirde, denetimlerin sadece "ihbar" odaklı kalması mümkün değildir. Bakanlığın, Sakarya’daki saha personeli sayısını acilen artırması, rutin ve ani fiziki denetimleri sıklaştırması hayati önem taşımaktadır.
El Birliğiyle İmajımızı Koruyalım
Biz gazeteciler olarak bu olumsuzlukları yazıyoruz; çünkü bu şehrin bir evladı olarak durumun düzelmesini, kamu sağlığının korunmasını istiyoruz. STK’lar, odalar ve ilgili tüm kurumlar elini taşın altına koymalıdır. Sakarya'nın adının "ayakla hamur yoğurma" gibi utanç verici sahnelerle değil; temizliği, dürüstlüğü ve kalitesiyle anılması için hepimize görev düşüyor.