Günümüzde herkesin bir şeyler söylemeye, düşüncelerini paylaşmaya hevesli olduğu bir çağda yaşıyoruz. Sosyal medya, haber kanalları ve sokak konuşmalarıyla gürültü kirliliği içinde boğuluyoruz. İşte tam da bu noktada, "susmak hikmettir" sözü yeniden anlam kazanıyor.
Susmak, sadece konuşmamak değil, aynı zamanda düşünmek, dinlemek ve anlamaktır. Hızlı tüketilen bilgiler ve yüzeysel ilişkiler çağında, derinlemesine düşünmeye ve iç sesimizi dinlemeye vakit ayırmak, bize büyük bir zenginlik katacaktır. Susarak, hem kendimizi hem de çevremizdekileri daha iyi anlayabiliriz.
Söz, bir kez söylenince geri alınamaz. Yanlış bir söz, kalplerde derin yaralar açabilir ve ilişkileri zedeleyebilir. Bu nedenle, konuşmadan önce düşünmek ve sözlerimizin sonuçlarını öngörmek büyük önem taşır. Susmak, bazen en doğru cevap olabilir.
Hızla konuşmak yerine, düşünerek ve dikkatlice seçilmiş kelimelerle konuşmak, daha etkili iletişim kurmamızı sağlar. Susarak, hem kendimizi hem de karşı tarafı saygı göstermiş oluruz.
Tarihin büyük filozofları ve düşünürleri, susmanın önemini vurgulamışlardır. Onlara göre, susmak, bilgeliğe ulaşmanın en önemli yollarından biridir. Çünkü susarak, dış dünyadaki gürültüden uzaklaşır ve içsel sesimize kulak verebiliriz.
Susmak, aynı zamanda öğrenmek ve gelişmek için de bir fırsattır. Başkalarını dinleyerek, onlardan yeni şeyler öğrenebilir ve kendi bakış açımızı genişletebiliriz.
Esen Kalın,