Hüseyin CUMALI yazdı...

diken-7

Sakarya Milletvekilleri…
Gitsin mi!
Kalsın mı!
AK Partililer için “gitsin” dedik…
Dün MHP’ye geldik…
MHP’ye gelmiş iken biraz maziye gittik…
Hatta dün şöyle dedik…
MHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili M. Levent Bülbül’e bakalım. Ama önce şöyle bir geçmişe gidelim, dimi! Hani Levent Bülbül’ün il başkanlığı dönemine bir gidelim. Şimdi kimse “Ne alaka” demesin…

*

Sonuçta siyaset günlük, aylık, yıllık yapılmıyor. Siyaset uzun vadeli bir ömür yapılıyor. Dolayısıyla mahalle temsilcisi iken yaptığın iş veya konuşma milletvekili olduğun zaman önüne çıkar. Çıkar mı! Merak etmeyin, kesin çıkar…
Dün böyle yazınca dostlar aradı…
“Bunlar mazide kaldı” dedi…
Doğru…
Zaten bende “yeni” demedim…
Yazarken 2013 yılı diye tarih bile verdim…

*

Hani Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in meşhur bir sözü var...
Dün dündür, bugün bugündür…
İşte bizi arayanlar bu söze atıfta bulunuyor…
2013 nire, 2022 nire…
Kusura bakmayın…
Yok öyle bir dünya…
Ne demek “dün dündür, bugün bugündür”
Onu bir geçecekler…
Demirel o dönem herkese bu sözü yedirmiş…
Ama bitti…
Demirel’in o sözü söylediği günler bitti…
O günler eski Türkiye’de kaldı…
Reis ne diyor!
Artık eski Türkiye yok yeni Türkiye var…
Aynen Reis…
Yeni Türkiye var…
Mahalle temsilcisi iken konuştuğunu bugün önüne koyarlar…

*

Mesela dün…
Ne dedik!
AK Parti iktidardı…
MHP Sakarya İl Başkanı M. Levent Bülbül idi…
Yıl 2013…
İl Başkanı Levent Bülbül her hafta basın toplantısı düzenlerdi…
O toplantılardan birisinde AKP’li belediyelerin soruşturma geçirmesi gerektiğini kaydeden Bülbül, ‘O belediyeleri MHP alınca, millete hesap verecek yüzleri kalmayacak’ diye konuştu dedik…

*

Dün bunu yazınca çok telefon aldık…
Bazıları “Mazi” dedi…
Bazıları “Yok canım” dedi…
Bazıları “Vuuu, çok sert” dedi…
Bende “Bu ne ki” dedim…
2013 yılında “Millete hesap verecek yüzleri kalmayacak” ne ki dedim…
Aynen…
Bu ne ki!
Bırak 2013’ü…
Gel 2014 yılına…
MHP Sakarya İl Başkanı kim!
Yine Levent Bülbül…
2013 yılındaki gibi yine fena ateş ediyor…

*

2014 yılında Diken isimli köşemde “Siyasetin çirkin yüzü” başlıklı yazı dizisine başladım. 
5 Mart 2014 tarihinde yazdığım ilk yazıda dönemin MHP Sakarya İl Başkanı M. Levent Bülbül’e “yapma, etme, bu kadar çirkin siyaset yapılmaz. Bu siyaset değil, bu hakaret” dedim. Daha neler yazdım. Peki beni dinledi mi! Sakalımda var ama dinlemedi. Neler dedi, neler!
Bakın 5 Mart 2014 yılındaki seri köşe yazımın ilkinde ne yazmışım!

*

Siyasetin çirkin yüzü…


MHP Sakarya İl Başkanı Levent Bülbül haftalık basın toplantısında bir çıkış yaptı...
Bu çıkış sonrasında "Sessiz kalıp tepkilere bakayım" dedim...
Kimseden tık yok...
Ne AK Parti'de...
Ne basında...
Kimse de bir tepki yok...
Herkes gayet rahat...
Oysa bu çıkış, hoş bir çıkış değildi...
Adı 'Siyaset' bile olsa, böyle çirkin bir çıkışa bu kadar sessiz kalınmamalıydı...

*

Evet, siyaset olacak...
Sağlam muhalefette yapılacak...
İktidar, yapamadıkları işleri için, beceremediği işler için, yerden yere de vurulacak... 
Ama bunları yaparken insanlara hakaret edilmeyecek...
“Siyaset” adı altında da olsa, kimse kimseye hareket etmeyecek...
Gelelim mevzuya...
Başkan Bülbül o çıkışında 'Ne' dedi !

*

17 Aralık fırtınası, internete düşen ses kayıtları ve son olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği ileri sürülen ses kaydını baz alan MHP Sakarya İl Başkanı Levent Bülbül "Yüzleri köseleye dönmüş" dedi...

*

Yok böyle bir şey..
Yok böyle bir ayıp...
Bu sözleri sayın Bülbül'ün ne şahsiyetine...
Sayın Bülbül'ün ne hukukçu kimliğine...
Sayın Bülbül'ün ne siyasi bakışına...
Kısacası bu açıklamayı Başkan Bülbül'e yakıştıramadım...

*

Gazetelerin manşetleri ile internet sitelerinde halen bulunan o açıklama da AKP yöneticileri için Bülbül "Yüzleri köseleye dönmüş. Bu kadardan olaydan sonra, hala hizmet teraneleriyle insanların karşısına çıkabiliyorlarsa, yazıklar olsun" dedi...

*

Burada bir es verelim...
Levent Bülbül bir avukat...
Yani !
Bir hukuk adamı...
Ama bir hukuk adamı olan Bülbül, kendince kurduğu mahkeme de kararı vermiş bile...
"Gereği düşünüldü" demiş ve Başbakanın hırsız olduğuna karar vermiş...
Haftalık basın toplantısına şöyle devam etmiş sayın Bülbül...
"Bu ses kayıtları neticesinde bu hırsızlığın başının Başbakan ve ailesi olduğu ortaya çıkmıştır"

*

Yapma bee Bülbül...
Bari sen yapma...
Sen hukuk adamısın...
Bu kadar basit mi !
İnternete düşen ve daha doğruluğu kesinleşmeyen bir ses kaydını baz alıp, bir ülkenin Başbakanı için hırsız deme...

*

Yargısız infaz yapma...
Ortada ses kayıtlarının gerçek olduğuna dair bir kayıt ve kanıt yok...
Ortada bir mahkeme de yok...
Ortada sadece bir iddia var...
Hal böyle iken sen nasıl bir ülkenin Başbakanı için hırsız dersin !
Ailesi için nasıl hırsız dersin !
Hukukçu kimliğin nerede !
İnternette bir ses  kaydı ve Başbakan hırsız...

*

Yazık...
Vallahi yazık...
Bu kadar da çirkin siyaset olmaz...
Başbakan ve ailesine hırsız demek, ne demek yaa !
İddia bile demeden, direk 'Hırsız'
Hani Başbakan 'Diktatör'dü ! 
Başbakan 'Diktatör' olsa sen bir ses kaydını baz alıp ailesi ve kendisi için hırsız diyebilir misin!

*

Bence bu ülke fazla demokratik !
Ayrıca hani hukuk !
Şimdi 'Ne hukuku bee kardeşim. Görmüyor musun neler yapıyorlar' diyecekler...
Ölçü bu mu !
Başbakana hırsız, ailesine hırsız, kalan kesime yüzleri kösele kaplı...
Madem ülkede hukuk yok. Biz de herkese hakaret ederiz...
Bu mu siyaset anlayışı...

*

Sonra !
Çıkın ortaya ve 'Biz ilkeli siyaset yapıyoruz' deyin...
Böyle siyaset, olmaz olsun...
Bunun adı siyaset olamaz...
Bakın...
Ne AK Partiliyim, ne CHP'liyim, ne MHP'liyim, ne de bir parti üyesiyim...
Elbette sandığa gittiğimiz zaman bizim de bir oyumuz var. 

*

Ama bu kadar basit, sığ, çirkin ve hakaret dolu siyaseti gördükçe bir vatandaş olarak utanıyorum...
Üzülüyorum...
Bunu MHP lideri yapsa da üzülüyorum, CHP lideri yapsa da üzülüyorum, AK Parti lideri yapsa da üzülüyorum...
Mevzu siyaset mi!
Kim olursa olsun...
Hangi parti olursa olsun...
Bu işi çirkinleştirmeden yapın...

*

Hadi çirkinleştirmeden yapamıyorsunuz...
Bari insanların onur ve haysiyetine dil uzatmadan yapın...
Bırakın hakaret edebiyatını da, halka projelerinizi anlatın...
Çünkü bu halk artık 'Hakaretin' dozuna göre değil, proje ve projenin ne kadar yapılabilirliğine göre oy veriyor...

*

Aynen böyle…
Aynen böyle yazdım…
05 Mart 2014’te…
-- Yapma bee Bülbül...
-- Bari sen yapma...
-- Sen hukuk adamısın...
-- Bu kadar basit mi !
-- İnternete düşen ve daha doğruluğu kesinleşmeyen bir ses kaydını baz alıp, bir ülkenin Başbakanı için hırsız deme...
Bunları dedik…
Dedikte ne oldu!
Hiç…

*

Şimdi yıl kaç!
2022…
Peki zaman kimi haklı çıkarttı!
Soruyorum!
Öyle kızmaca darılmaca yok…
Ayrıca…
2013 ve 2014 yıllarında ‘böyle siyaset yapılmaz. Çok çirkin” dedim zaman çok kızdınız…
Sinirlendiniz…
Bize reklam vermediniz…
Kii halen vermiyorsunuz…
Vermeyin de…

*

Ama…
Kusura bakmayın veya bakın…
Biz sizi zamanında uyardık…
Bizi adam yerine koymadınız…
Tıpkı bugün AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever’in yaptığı gibi, bizi adam yerine koymadınız…
Peki bu çok mu önemli !
Yoooo…
Bizim han hep açık…

*

Devam Edecek…