Hüseyin Cumalı yazdı

diken-7

Tarih:  Nisan 2021…

Yer:     İstanbul’da bir tekke…

Mevzu ne!

Anlatalım…

Dönemin Sakarya Gençlik Spor İl Müdürü Arif Özsoy…

Dönemin Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş…

Halen Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık…

Halen Sakarya İl Müftüsü Hasan Başiş…

Irak kökenli Şeyh Muhammed Hüseyni'nin huzuruna çıktı…

seyh 03

İstanbul’daki tekkede yediler…

İstanbul’daki tekkede içtiler…

İstanbul’daki tekkede sohbet ettiler…

İstanbul’daki tekkede fotoğraf çekildiler…

İstanbul’daki tekkede hediyeleştiler…

Irak kökenli şeyh “21 tarikatın lideri” yaaa…

Bizim Sakarya protokolü hürmette, saygıda kusur etmedi…

seyh 02

Bu yaşananlar ortaya çıktı…

O günlerde bende dahil herkes kendine göre olayı kaleme aldı…

Derken İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş gitti…

Konu kapandı derken…

Bu kez Cübbeli Ahmet bu şeyhe sardı…

Cübbeli Ahmet olarak Ahmet Ünlü şeyhle ilgili fena konuştu…

Bizde bu konuşmayı haberleştirdik…

Yine konu kapandı derken…

Bu kez İl Gençlik ve Spor Müdürü Arif Özsoy gitti…


seyh 01

Bu şeyh ziyareti kapandı ama benim kafamın bir köşesine bu konuyu yazdım…

Neden!

Türkiye Cumhuriyeti’nin rektörü, müftüsü, daire müdürlerinin Irak’tan gelen bir tahrikat şeyhinin tekkesine gitmesi, hediyeleşmesi bana tuhaf geldi. Halende tuhaf geliyor. 15 Temmuz hain “Darbe Girişimi” gibi bir olayı yaşayan bir ülkede Irak’tan gelen şeyhlere prim vermek, bırakın Irak’ı ülkemizde bile olsa bu kişilere prim vermek, bana mantıklı gelmiyor…

Efendim şehrimize “öğrenci getirecek, bilmem ne katkısı sağlayacak”

Bırakın bu masalları…

Yerim onların katkısını…


fetö 838533 (22)

Müslüman mısın!

Elhamdülillah mı!

Namaz mı kılacan!

Kur-an mı okuyacan!

İbadet mi yapacan!

İslamiyet’i mi yaşacan!

Rabbine mi yönelecen!

Yap kardeşim bunları…

Sana kim ne der!

Seni kim engeller!

Namaz kıldın da başının altından seccadeyi alan mı oldu!

Camiye gittin de sana yan bakan mı oldu!

fetö 838533 (23)

Ama birileri bu ülkede böyle yapmıyor…

Takılıyorlar bir şeyhin peşine…

Takılıyorlar bir tahrikatın peşine…

Takılıyorlar bir sözde liderin peşine…

Sonuç!

Gücü bulan devleti ele geçirmeye çalışıyor…

Yalan mı!

Yalansa yalan deyin…

Bu Fetullah Gülen böyle olmadı mı!

Bu herifin peşinde alayı dört dönmedi mi!

Bu haini herkes ‘poh poh’ yapmadı mı!

Herif öyle bir hale geldi ki…

Devleti yönetmeye kalktı…

fetö 838533 (17)

Yahu 2001 yılında bu Fettullah Gülen’e ‘Fetöş’ dedim diye beni tutuklayacaklardı…

Kendim yaşadım…

Bu ülkede neler yaşandı…

Ne hayatlar söndü…

Kimler parayı buldu!

Kimler mezara kondu!

Hatırlayın…

İnternette goy goy yapacağınıza, iki çıplak görmek için gezineceğinize biraz da bunları hatırlayın…

Bu ülkede 15 Temmuz akşamı 251 vatan evladını Şehit verdik...

Bunları hatırlayın…

Unutmayın…

fetö 838533 (27)

2013 yılını hatırlayın…

Hani bunlar ciddi anlamda ilk baş kaldırdığı o günler…

Hani ilk dershane olayları vardı…

Devlet “kapatacam” dedi…

Paralel Devlet Yapılanması ‘kapatamazsın’ dedi…

Neden!

Herifler öyle güçlendi ki devleti yönetmeye kalktıkları için…

Düşünün…

Bir yanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti var…

Diğer yanda ise dış güçlerin desteklediği ve bu destekle beraber ekonomi başta olmak üzere her anlamda güçlenen, ve on binlerce kişinin ‘hocam, hocam’ diye adeta taptığı bir herif var. Fetullah Gülen var…


fetö 838533 (36)

Don lastiğini bilir misiniz!

Çektikçe uzar…

Herkes neyin ne olduğunu biliyor…

Onun için sonuca gelelim…

Şeyhmiş…

Tahrikat lideri imiş…

Bilmem ne imiş…

Bırakın bu işleri…

Türkiye Cumhuriyeti var…

Hepimiz bu çatı altında ülkemize, vatanımıza, toprağımıza, ezanımıza, dinimize, ailemize, namusumuza sahip çıkacağız…

Bitti…

Nokta…

Bu mudur!

Budur…

Peki ama bunları neden yazıyorum!

Anlatmaya devam edelim…

 

Bu bizim Sakarya protokolü geçen yıl Nisan ayında tahrikat şeyhine ziyarete gitti yaaa…

Biz halen yukarıda saydığım ve sayamadığım nedenlerden dolayı o olayı unutmaz iken, geçen Cuma günü Adapazarı’na bir şeyh daha geldi. Bu kez bizim protokol şeyh efendinin ayağına gitmedi de şeyh efendi bizim şehrimize geldi…

***

Şimdi burada şuna da dikkat çekmek istiyorum…

Çünkü buradan bana saldıracaklar…

Diyelim ki “Bu insanlar ‘Allah’ diyor. Namaz kılıyor. İslamiyet adına hizmet ediyor”

Örnekler çoğaltılabilinir…

Kabul ettim…

Peki bu Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) başı Fetullah Gülen yıllarca bu ülkede İncil’e mi gezdi!

Soruyorum!

Bu Fetöşler kiliseye mi gidiyordu!

Söyleyin…

***

Haaaaaaaaa…

İslamiyet adına güzel hizmetler yapanlar var mı!

Var…

Ama bizim dilimiz öyle yandı ki…

Artık bize şeyhler, şıhlar lazım değil…

Bize ne Iraklı şeyh lazım…

Ne de geçen gün Adapazarı Tozlu Cami’ne gelen Kuveytli şeyh lazım…

Biliyorsunuz dimi…

Geçen gün Tozlu Cami’ye Şeyh Osman El-Hamis'in adında bir şeyh geldi…

Önce ikindi namazını kıldırdı…

Sonra “Alay edenlere karşı biz sana yeteriz” konulu konferans verdi…

Gelişinde de gidişinde de mültecilerin izdihamı ülke gündeminde olay oldu…

Şimdi buradan Sakarya İl Müftüsü Hasan Başiş’e sormak istiyorum...

Hocam…

Sakarya’da camilerin sorumluluğu kimin!

Tozlu Cami’nin bu şehirdeki bağlı olduğu resmi daire neresi!

Sakarya Müftülüğü mü!

Peki bu ilin müftüsü kim!

Sakarya İl müftüsü kim!

Sakarya İl Müftüsü Hasan Başiş, yani siz değil misiniz!

Siz, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir müftüsü değil misiniz!

Siz, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir idarecisi değil misiniz!

Siz, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir devlet adamı değil misiniz!

Hal böyle iken neden sürekli şeyhlerle gündeme geliyorsunuz!

Bir Iraklı…

Bir Kuveytli…

Yarın bilmem nereli!

Anlamak için soruyorum…

Nedir bu sizdeki Şeyh aşkı…

Siz, bizim müftümüzsünüz…

Siz, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir din adamısınız…

Siz devlet adamısınız…

Ne gereği var!

Ne gereği var sürekli bu şeyhleri gözümüze sokuyorsunuz!

Neden şahsınız ve bizim imamlarımızla gençlerimizin önüne, kamuoyunun önüne çıkmak var iken sürekli şeyhlerle gündeme geliyorsunuz!

Nedir bu şeyh aşkı hocam!

Bize de söyleyin de bizde bu şeyhleri sevelim…