Sakarya, üretimin ve emeğin güçlü şehirlerinden biri… Organize sanayi bölgelerinde, fabrikalarda, otomotiv sektöründe, küçük sanayi sitelerinde ve inşaatlarda binlerce insan her sabah evinden çıkıp helal ekmek mücadelesi veriyor. Sabahın erken saatlerinde servis araçlarına binen işçilerin tek isteği, akşam evlerine sağ salim dönebilmek.
Ancak ne yazık ki son yıllarda ve özellikle son dönemlerde iş kazalarında yaşanan artış toplumun dikkatini çekiyor. Daha birkaç gün içerisinde Hendek’te 3, Söğütlü’de ise 1 işçinin hayatını kaybetmesi, iş güvenliği konusunun ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sadece 8 gün içerisinde yaşanan 4 işçi ölümü, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken ciddi bir tablo ortaya koyuyor.
Elbette çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliği konusunda uygulanması gereken birçok yasal düzenleme ve zorunlu kural bulunuyor. İş güvenliği eğitimleri, koruyucu ekipmankullanımı, denetimler ve iş yerlerinin yükümlülükleri mevzuatlarla açık şekilde belirlenmiş durumda. Ancak bütün bu kurallara rağmen yaşanan acı olaylar, iş güvenliği kültürünün daha da güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Çünkü mesele yalnızca iş kazalarında yaşanan ölümler değil… Birçok çalışan ağır yaralanmalar, sakat kalmalar ve uzuv kayıplarıyla yaşamını sürdürmek zorunda kalıyor. Bunun yanında çalışma ortamlarına bağlı olarak deri hastalıkları, görme bozuklukları, işitme kayıpları ve meslek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalan çalışanlar da bulunuyor. Yıllarca alın teri döken insanların sağlıklarını kaybetmesi, üzerinde daha fazla durulması gereken önemli bir sosyal mesele haline geliyor.
İş güvenliği bu nedenle sadece resmi prosedürlerden ibaret görülmemelidir. Çünkü her kaskın, her koruyucu gözlüğün, her çelik burunlu ayakkabının arkasında bir insan hayatı vardır. Bir anlık ihmal ya da dikkatsizlik, bir çalışanın hayatını tamamen değiştirebilir.
Bu noktada işverenlerin gerekli güvenlik ekipmanlarını eksiksiz şekilde sağlaması büyük önem taşımaktadır. Baret, koruyucu gözlük, emniyet kemeri, eldiven ve iş güvenliği ekipmanlarının kullanımının titizlikle takip edilmesi gerekir. Aynı zamanda çalışanların da verilen eğitimleri önemsemesi ve güvenlik kurallarına hassasiyetle uyması şarttır.
İş güvenliği uzmanlarının sahadaki etkinliğinin artırılması, eğitimlerin düzenli şekilde yenilenmesi ve denetimlerin daha sık yapılması da önem taşımaktadır. İlgili kurumların kontrollerinin yanında iş yerlerinde güvenlik kültürünün sürekli canlı tutulması gerekir. Çünkü iş güvenliği yalnızca evrak üzerinde değil, uygulamada anlam kazanır.
Burada sadece işverenlere değil; çalışanlara, sendikalara, meslek kuruluşlarına ve ilgili tüm kurumlara ortak sorumluluk düşmektedir. İş güvenliği konusu ihmale gelmeyecek kadar önemli bir meseledir. Kuralların uygulanması kadar, kurallara uyma alışkanlığının toplum genelinde yerleşmesi de büyük önem taşımaktadır.
Sakarya büyüyen, gelişen ve üreten bir şehir. Ancak gerçek kalkınma; insan hayatını koruyan, emeğe değer veren ve çalışanını yaşatan anlayışla mümkündür. Temennimiz; hiçbir işçinin iş kazasında hayatını kaybetmediği, sakat kalmadığı ve hiçbir ailenin gözyaşı dökmediği güvenli çalışma ortamlarının yaygınlaşmasıdır.
Çünkü üretimin temelinde insan vardır. İnsanı korumayan hiçbir üretim anlayışı sürdürülebilir değildir.