Artık hepimiz üniversite okuyoruz, ne de hoş. Üniversiteler ağzına kadar dolu, yolda kolunu çarptığın üniversite mezunu.
4 yıl boyunca deli gibi vize, final çalışıyoruz (çünkü sadece sınav haftalarını önemsiyoruz) sınavdan çıkıyor, diplomayı alıyor bir şekilde mezun oluyoruz.
Sonra da mezun olunca “iş yok” diye yakınmaya başlıyoruz.
Yazılarımın ortalamasının üstü muhalif yazılar ve ben bu yazımda ilk defa sistemi eleştirmeyeceğim.
Kusura bakmayın ama işsizliğin tek nedeni sistem değil; bir kısmı da sorumluluk almaktan kaçan, elini taşın altına koymayan gençlerin kendisi. Ta kendisi...
Geldik, yaza girdik. Hepimiz plan yaptık, hayal kurduk... Eee kaç kişi gerçekten bölümüne dair bir iş yapıyor? Kaç kişi yazı tatil değil de fırsat olarak görüyor?
Dinlenmek? Dinlenmek ne demek?
Üç ay boyunca uyumak, telefonda salaklanmak, “bir ara bakarım” diyerek geçirmek mi?
Bu süre içinde bir beceri kazanan, kursa giden, staj yapan çok az kişi var. Çoğu öğrenci zaman öldürüyor, sonra da hayattan şikayet ediyor.
Çoğu yaşıtım bunu yapıyor ve bu yüzden yaşımdan utanıyorum.
Çalışmadan, emek vermeden iş kurmak; bir yerde tutunmak, kendini göstermek... Bunlar mümkün mü?
Mümkünse bana da söyleyin bile demeyeceğim, çünkü 'amcan, dayın varsa mümkün' diyeceksiniz. Benim yok, ama bahanem de yok.
Bu zihniyetten dolayı yaşıtlarımdan utanıyorum.
Maruz kaldığım 'İyisin hheee...' , 'Sahilde çalışmakta ne var?' , 'Tuzun kuru' gibi ifadeler beni gururlandırıyor. Bu yüzden teşekkür ederim :)
Bu kısmı tekrar okuyun ama olur mu? Çünkü bunları diyenlerin hiçbiriyle rakip bile değilim. Sizlerle aynı fikirde de...
Çünkü bu devirde iş değil, emek veren insan eksik. Ben o eksiklik notasındayım.
Ben üniversiteyi hala bitirmedim, daha da bitirmeyeceğim çünkü 4 yılını (akademik olarak) başarıyla tamamlayıp mezun olanlar arkadaşlarımdı.
Bir kere eline mikrafon almamış kişiler... Kameranın kadrajından bir haber olan Radyo Televizyoncular... Diyalog kurmaktan aciz iletişim mezunları...
O yüzden mezun olmakla övünmeyin artık.
Hangi alanda ne kadar eksik olduğunuzu hepimiz görüyoruz.
Diplomanızı değil, emeğinizi konuşalım biraz.
Çünkü bu devrin asıl ayrıcalığı, dayı değil çaba.
Ve bilesiniz:
İçimizden birkaçı gerçekten uğraşırken, büyük çoğunluğunuz sadece bekliyor.
O yüzden iş yok değil.
Hazır insan yok.